Gibik News
Piyasalar
Piyasa verileri yukleniyor...
Piyasa verileri yukleniyor...
Veriler saat basi guncellenmektedir.
Global Ekonomi
Bloomberg HT Haberler Avrupa Obezite Kongresi bu yıl Türkiye'de düzenleniyor Avrupa Obezite Kongresi bu yıl Türkiye'de düzenleniyor Avrupa Obezite Kongresi bu yıl Türkiye'de düzenlenirken, Türkiye'de yetişkinlerin yüzde 36'sının obeziteyle yaşadığı ve Avrupa'nın en kilolu olduğu belirtildi. 11 Mayıs 2026, 17:40 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 17:40 Obezite alanındaki en önemli bilimsel organizasyonlardan biri kabul edilen Avrupa Obezite Kongresi (ECO), bu yıl 12-15 Mayıs tarihleri arasında Türkiye'de düzenleniyor. Günümüzde dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen obezite, salgın boyutuna ulaşmış bir hastalık olarak öne çıkıyor. Türkiye nüfusunun yüzde 36'sı obezite ile yaşarken, fazla kilolu bireyler de eklendiğinde Türkiye'nin Avrupa'nın en kilolu ülkesi olduğu görülüyor. Avrupa Obezite Kongresi'nin sponsorları arasında bulunan Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, "Araştırmalar Türkiye'de obezitenin görülme sıklığının yetişkinlerde yüzde 36 olduğunu ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi gösteriyor. Bu nedenle kongrenin bu yıl ülkemizde yapılması daha da büyük anlam taşıyor" dedi. Lilly Türkiye, obeziteye ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla uluslararası kongreyle eş zamanlı olarak 11-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Hope Alkazar'da "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanını ziyaretçilere açtı. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan alanda ziyaretçiler, obezite hastalığına ilişkin bilimsel gerçekleri keşfetme fırsatı bulacak. Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Feray Akbaş, "Obezite vücutta yağ dokusunun artışıyla ilişkili, kronik, tekrarlayıcı ve tedavi edilebilir bir hastalık olsa da bugün dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen bir salgın boyutuna ulaşmış durumda. Ülkemizde de yaklaşık 18 milyon kişinin obezite ile yaşadığı biliniyor. Öyle ki obezite diyabet, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser türleri dahil olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Bu hastalıklar yaşam kalitesini düşürüyor ve erken ölüm riskini artırıyor. Buna karşın toplumda bu hastalığın kişisel bir tercih olduğuna dair yanlış bir algı bulunuyor" ifadelerini kullandı. Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır ise "Tüm dünya genelinde obezitenin ekonomik yükünün 2035'te 4,32 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye'ye baktığımızda, 2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu biliniyor. 2060 yılında ise ekonomik yükünün 132,5 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor ki bu da GSYH'nin yüzde 3,2'sine karşılık geliyor" dedi. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Global Ekonomi
Suudi petrol devinin CEO'su: Her hafta 100 milyon varil kayıp yaşanıyor
Bloomberg HT Haberler Suudi petrol devinin CEO'su: Her hafta 100 milyon varil kayıp yaşanıyor Suudi petrol devinin CEO'su: Her hafta 100 milyon varil kayıp yaşanıyor Suudi Arabistan'ın devlet petrol şirketi Suudi Aramco'nun CEO'suna göre, Hürmüz Boğazı kapalı olduğu her hafta küresel petrol piyasaları 100 milyon varil kaybediyor ve bu durum, Orta Doğu savaşını şimdiye kadarki en önemli arz kesintisi haline getiren arz kıtlığını daha da kötüleştiriyor. 11 Mayıs 2026, 17:31 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 17:40 Suudi Aramco CEO'su Amin Nasser, Hürmüz Boğazı kapalı olduğu sürece küresel piyasaların her hafta 100 milyon varil petrol kaybı yaşadığını söyledi. Nasser, analistlerle yaptığı bir telekonferansta, arz açığının şirketler ve hükümetler tarafından depolardan karşılandığını ve küresel stokların tehlikeli derecede azaldığını söyledi. Dünyanın yedek petrol üretim kapasitesinin büyük kısmının Basra Körfezi'nde bulunduğunu ve bu nedenle açığı gidermeye yardımcı olamayacağını belirten Nasser, bu durumun arz açığını gidermeye yardımcı olamayacağını da sözlerine ekledi. Açıklamalar, yükselen enerji fiyatlarının küresel büyümeyi aşağı çekebileceği riskinin derinleştiğini vurguluyor. Orta Doğu'daki çatışma üçüncü ayına girmiş durumda. ABD ve İran, Hürmüz üzerinden akışları açmayı amaçlayan müzakereleri yeniden başlatma yönündeki son girişimlerini karşılıklı olarak reddetti. İran veya ABD'nin boğaz çevresindeki ablukalarının çözümüne dair herhangi bir işaret görünmediği için petrol fiyatları yükseldi ve Pazartesi günü varil başına 100 doların üzerinde işlem gördü. Bu, savaşın başlarında görülen en yüksek seviyelerin hala altında. Nasser, stokları azaltma yeteneğinin küresel piyasanın aslında ne kadar sıkı olduğunu gizlediğini belirterek, vadeli işlem piyasalarında işlem gören petrol fiyatları ile fiziksel varil fiyatları arasında bir kopukluk gördüğünü sözlerine ekledi. "Mayıs - Haziran'da daha belirgin hale gelecek" Nasser, Orta Doğu dışındaki üretime yapılan yatırım eksikliğinin piyasaları böyle bir arz şokuna hazırlıksız bıraktığını söyledi. Yetkili, arz açığının Mayıs ve Haziran aylarında daha da belirgin hale geleceğini ve krizin devam etmesi halinde petrol piyasalarının yeniden dengelenmesinin gelecek yıla kadar süreceğini uyardı. Net kârında yüzde 25 artış Saudi Aramco'nun yılın ilk çeyreğinde net kârı, yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 6,5 milyar dolar artarak yüzde 25 yükseldi. Şirketin net kârı Ocak-Mart döneminde 32,5 milyar dolara çıktı. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 26 milyar dolar net kâr açıklamıştı. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Global Ekonomi
ABD ikinci el konut satışlarında 9 ayın dibinden sınırlı yükseliş
Bloomberg HT Haberler ABD ikinci el konut satışlarında 9 ayın dibinden sınırlı yükseliş ABD ikinci el konut satışlarında 9 ayın dibinden sınırlı yükseliş ABD'de ikinci el konut satışları Nisan'da hafif biçimde yükseldi. Bu durum, bahar sezonunun başlangıcında konut piyasasının durgun olduğunu gösteriyor. Ortalama satış fiyatı geçen ay yüzde 0,9 artarak 417 bin 700 dolara yükseldi ve bu, en yüksek Nisan ayı rakamı oldu. 11 Mayıs 2026, 17:16 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 17:16 Ulusal Emlakçılar Birliği'nin (NAR) verilerine göre satışlar Nisan'da aylık yüzde 0,2 artarak yıllıklandırılmış bazda 4,02 milyon adet oldu. Bloomberg'in anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini yüzde 2 artıştı. Önceki ay satışlar yüzde 3,6 düşerek 9 ayın en düşük seviyesine gerilemişti. Nisan ayındaki mütevazı iyileşmeye rağmen, konut piyasası yüksek mortgage faiz oranları ve fiyatlar nedeniyle zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Konut fiyatlarındaki artışlar geçen yıl boyunca yavaşlamış olsa da, bu çok sayıda potansiyel alıcıyı cezbetmeye yetmedi. Dahası, İran savaşıyla bağlantılı yüksek enerji maliyetleri hane halkı bütçelerini zorlamaya başlıyor. NAR raporu, ortalama satış fiyatının geçen ay bir önceki yıla göre yüzde 0,9 artarak 417 bin 700 dolara yükseldiğini gösterdi. Bu, şimdiye kadarki herhangi bir Nisan ayı için kaydedilen en yüksek rakam. NAR Başekonomisti Lawrence Yun "Rekor yüksek seviyede seyreden borsa ve tarihsel olarak düşük tüketici güveni de dahil olmak üzere karışık makroekonomik sinyallere rağmen, konut satışları, konut edinebilirliğindeki sürekli iyileşme sayesinde mütevazı bir şekilde arttı" değerlendirmesini yaptı. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Global Ekonomi
Çin'den petrol fiyatları kaynaklı enflasyon uyarısı
Bloomberg HT Haberler Çin'den petrol fiyatları kaynaklı enflasyon uyarısı Çin'den petrol fiyatları kaynaklı enflasyon uyarısı Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. 11 Mayıs 2026, 16:36 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 16:39 Çin, ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Çin Merkez Bankası, Pazartesi günü yayınladığı çeyreklik para politikası raporunda, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini belirtti. (PBOC), temel fiyat göstergelerinin son dönemde ılımlı bir toparlanma gösterdiğini ve tüketici fiyatlarının ilk çeyrekte bir önceki yıla göre yüzde 0,9 arttığını belirtti. Merkez bankası, ekonominin bu dönemde beklentilerin üzerinde yüzde 5 oranında büyümesine rağmen, iç yapısal zorlukların devam ettiğini ve toparlanmanın sağlamlaştırılması gerektiğini vurguladı. Çin, 2022 sonlarından bu yana imalat sektöründeki arz fazlası ve durgun iç talep nedeniyle yoğun fiyat savaşlarına yol açan bir deflasyon sarmalına hapsolmuştu. Ancak bugün açıklanan verilere göre İran savaşı maliyetleri artırdığı için, üretici fiyatları Nisan ayında bir önceki yıla göre yüzde 2,8 arttı. Ulusal İstatistik Bürosu'nun verilerine göre, tüketici enflasyonu da yüzde 1,2'ye yükseldi. HABERLER Çin'de üretici fiyatlarında savaşın etkisiyle görülen artış sürüyor PBOC "ılımlı gevşek" para politikasını sürdürme ve büyümeyi desteklemek için yeterli likiditeyi koruma taahhüdünü yineledi. Ayrıca yuanın genel olarak istikrarlı kalmasını ve finansal riskleri kontrol altına alma çabalarına devam edilmesini taahhüt etti. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın barış teklifine verdiği yanıtı reddetmesinin ardından Brent petrol vadeli işlemleri Pazartesi günü yüzde 4,6'ya varan artışla varil başına 106 dolara yaklaştı. Hürmüz Boğazı'ndaki trafik sıkışıklığı, ham petrol, doğal gaz ve yakıt sevkiyatlarını durdururken, Uluslararası Enerji Ajansı savaşın tarihteki en büyük arz şokuna neden olduğunu söylüyor. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Yerel Gundem
TunceliOvacık kara yolu 23 gün ulaşıma kapatılacak
Tunceli Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Tunceli-Ovacık kara yolunda genişletme çalışmaları devam ediyor.
Yolun 32. kilometresinde çalışmaların yürütüldüğü aktarılan açıklamada, "Genişletme çalışmaları kapsamında üçüncü kontrollü patlatma 12 Mayıs günü saat 08.00'de gerçekleştirilecektir. Çalışmalar nedeniyle söz konusu yolun yapılacak temizlik çalışması nedeniyle 2 ila 3 gün kapalı kalacağı öngörülmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, sürücülerin alternatif güzergah olarak Çiçekli-Demirkapı-Hozat istikametini kullanmaları istendi.
Yolun 32. kilometresinde çalışmaların yürütüldüğü aktarılan açıklamada, "Genişletme çalışmaları kapsamında üçüncü kontrollü patlatma 12 Mayıs günü saat 08.00'de gerçekleştirilecektir. Çalışmalar nedeniyle söz konusu yolun yapılacak temizlik çalışması nedeniyle 2 ila 3 gün kapalı kalacağı öngörülmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, sürücülerin alternatif güzergah olarak Çiçekli-Demirkapı-Hozat istikametini kullanmaları istendi.
Global Gundem
AB, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırım konusunda anlaşma sağladı
Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı sırasında ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.
AB dışişleri bakanlarının, ayrıca Hamas’ın önde gelen isimlerine yönelik yeni yaptırımlar konusunda da anlaşmaya vardığını kaydeden Kallas, "Bakanlar, Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına onay verdi." ifadesini kullandı.
Kallas, "tıkanıklık döneminden somut adım dönemine geçilmesinin zamanının geldiğinin", aşırıcılık ve şiddetin sonuçlarının olduğunun altını çizdi.
AB dışişleri bakanlarının, ayrıca Hamas’ın önde gelen isimlerine yönelik yeni yaptırımlar konusunda da anlaşmaya vardığını kaydeden Kallas, "Bakanlar, Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına onay verdi." ifadesini kullandı.
Kallas, "tıkanıklık döneminden somut adım dönemine geçilmesinin zamanının geldiğinin", aşırıcılık ve şiddetin sonuçlarının olduğunun altını çizdi.
Yerel Gundem
Muş lalesi bilim insanlarının takibinde
Şehirleşme, tarıma açılan yeni araziler ve çayır-meraların kontrolsüz otlatılması nedeniyle endemik Muş lalesinin doğal yayılış alanları her geçen yıl daralıyor.
Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi de lalelerin korunması, çoğaltılması ve görsel özelliklerinin geliştirilmesi amacıyla çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda merkezde görevli akademisyenlerce yapılan bilimsel çalışma sonucu yılda bir soğan veren Muş lalelerinde 3-4 soğan veren yeni genotipler geliştiriliyor.
Yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığının artması konusunda başarılı sonuçlar elde eden akademisyenler, şimdi de lalelerin alımlı ve güzel görüntüsü ile çiçekte kalma gün sayısının artırılmasına yönelik çalışmalara ağırlık veriyor.
Kırmızı tonlarıyla Muş Ovası'nı adeta doğal bir stüdyoya dönüştüren laleler, bugünlerde oluşturduğu eşsiz manzarayla fotoğraf tutkunları, doğaseverler ve belgesel ekiplerinin ilgisini çekiyor.
Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yenikalaycı, Muş lalesinin endemik bir doğal soğanlı çiçek olduğunu söyledi.
Bu bitkilerden kültür alma, yetiştirme tekniği ve bunun yanında ıslahına yönelik 8 yıldır çalışma yürüttüklerini anlatan Yenikalaycı, şunları kaydetti:
"Bu aşamada önemli başarılar kaydettik. Muş lalesinde tescil aşamasına gelmiş iki farklı çeşit adayımız var. Tohumluk Tescil Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğümüze de müracaatımızı yaptık. 2 yıldır tescil denemelerini yürütüyoruz. 1-2 yıla kadar yeni çeşitler geliştirmiş olacağımızı umuyorum. Muş lalesinin diğer kültürü yapılan lale türlerinden farklı olarak en önemli özelliği, bir soğanın bir sonraki yıl yalnızca bir soğan vermesidir.
Bu durum, kültüre alınmasını zorlaştırıyor. Bu yönde yaptığımız ıslah çalışmalarıyla Muş lalesinde 3-4 yavru soğan veren genotipler geliştirdik. Islah çalışmalarında genelde soğan ağırlığı, yavru soğan sayısı ve çiçek görünümü yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
Lalede tohumla üretimin genel olarak çok zor olduğunu kaydeden Yenikalaycı, "Tohumla üretimin 4-6 yıl gibi bir uzun zaman alması nedeniyle lale türlerinde üretim genelde soğanlarla yapılmaktadır. Muş lalesinde olumsuz bir durum olan, diğer kültür lalelerinden farklı olarak her soğandan yalnızca bir yavru soğan alınabilmesi durumuyla karşılaşıyoruz. Doğadaki türlerde genellikle bir soğandan yüzde 95 oranında yine tek soğan elde ediliyor. Biz bu çalışmalarımız ile bunun kültüre alınmasını kolaylaştırma açısından 3-4 yavru soğan veren tipleri seleksiyon ıslahıyla geliştirdik ve bu yönde olumlu sonuçlar elde ettik." diye konuştu.
Son yıllarda Muş lalesinin yayılış alanlarının giderek azaldığının altını çizen Yenikalaycı, "Şehirleşme, tarıma açılan yeni araziler ile çayır ve meraların kontrolsüz otlatılması nedeniyle lalenin popülasyonu her yıl düşüyor. Bu nedenle koruma altına alınması gereken lale için kültüre alma ve ıslah çalışmalarına önem veriyoruz. Islah çalışmalarında yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığı, bunun yanında çiçeğin alımlı ve güzel görüntüsü ile çiçekte kalma gün sayısı üzerinde duruyoruz. Ektiğimiz lalelerimiz alımlı, büyük ve güzel görünüyor." dedi.
Yenikalaycı, yurt içinden ve yurt dışından turistlerin gelerek Muş lalelerini görüntülemeye çalıştığını, bunun da kentin tanıtımına katkı sunduğunu ifade etti.
Şırnak'ta doktor olarak görev yapan ve lalelerin açtığı arazilere gelerek oluşan görsel şöleni görüntülemeye çalışan Elif Demir ise bölgenin doğasını çok beğendiğini belirtti.
Boş zamanlarında bölgeyi gezip güzelliklerini fotoğrafladığını anlatan Demir, şöyle konuştu:
"Bunları sosyal medyadan paylaşıyorum. Bölgeyi çok beğeniyorum. Bu nedenle bu işi şevkle yapıyorum. Çekimlere çok emek veriyorum ve yoruluyorum. Bölgenin doğal güzelliği bu yorgunluğun önüne geçiyor. Muş laleleri açmış ve inanılmaz güzel bir ortam var. Arkadaşım burada lalelerin açtığını söyleyince çok uzun yollardan buraya geldim. Ortam çok güzel. Burayı fotoğraflıyoruz, yaşıyoruz ve hissediyoruz. Bölgenin daha iyi tanıtılması için özellikle sosyal medya hesaplarımda bu güzellikleri anlatmaya çalışıyorum."
Bitlisli fotoğraf sanatçısı İskender Selçuk de arkadaşlarıyla lale fotoğrafı çekmeye geldiklerini belirterek, "Önceki yıllarda da lalelerin fotoğraflarını çekmiştim. Lalelerin çıkmasıyla tarlalar kırmızıya bürünmüş. Çok güzeldi." dedi.
Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi de lalelerin korunması, çoğaltılması ve görsel özelliklerinin geliştirilmesi amacıyla çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda merkezde görevli akademisyenlerce yapılan bilimsel çalışma sonucu yılda bir soğan veren Muş lalelerinde 3-4 soğan veren yeni genotipler geliştiriliyor.
Yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığının artması konusunda başarılı sonuçlar elde eden akademisyenler, şimdi de lalelerin alımlı ve güzel görüntüsü ile çiçekte kalma gün sayısının artırılmasına yönelik çalışmalara ağırlık veriyor.
Kırmızı tonlarıyla Muş Ovası'nı adeta doğal bir stüdyoya dönüştüren laleler, bugünlerde oluşturduğu eşsiz manzarayla fotoğraf tutkunları, doğaseverler ve belgesel ekiplerinin ilgisini çekiyor.
Muş Lalesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yenikalaycı, Muş lalesinin endemik bir doğal soğanlı çiçek olduğunu söyledi.
Bu bitkilerden kültür alma, yetiştirme tekniği ve bunun yanında ıslahına yönelik 8 yıldır çalışma yürüttüklerini anlatan Yenikalaycı, şunları kaydetti:
"Bu aşamada önemli başarılar kaydettik. Muş lalesinde tescil aşamasına gelmiş iki farklı çeşit adayımız var. Tohumluk Tescil Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğümüze de müracaatımızı yaptık. 2 yıldır tescil denemelerini yürütüyoruz. 1-2 yıla kadar yeni çeşitler geliştirmiş olacağımızı umuyorum. Muş lalesinin diğer kültürü yapılan lale türlerinden farklı olarak en önemli özelliği, bir soğanın bir sonraki yıl yalnızca bir soğan vermesidir.
Bu durum, kültüre alınmasını zorlaştırıyor. Bu yönde yaptığımız ıslah çalışmalarıyla Muş lalesinde 3-4 yavru soğan veren genotipler geliştirdik. Islah çalışmalarında genelde soğan ağırlığı, yavru soğan sayısı ve çiçek görünümü yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
Lalede tohumla üretimin genel olarak çok zor olduğunu kaydeden Yenikalaycı, "Tohumla üretimin 4-6 yıl gibi bir uzun zaman alması nedeniyle lale türlerinde üretim genelde soğanlarla yapılmaktadır. Muş lalesinde olumsuz bir durum olan, diğer kültür lalelerinden farklı olarak her soğandan yalnızca bir yavru soğan alınabilmesi durumuyla karşılaşıyoruz. Doğadaki türlerde genellikle bir soğandan yüzde 95 oranında yine tek soğan elde ediliyor. Biz bu çalışmalarımız ile bunun kültüre alınmasını kolaylaştırma açısından 3-4 yavru soğan veren tipleri seleksiyon ıslahıyla geliştirdik ve bu yönde olumlu sonuçlar elde ettik." diye konuştu.
Son yıllarda Muş lalesinin yayılış alanlarının giderek azaldığının altını çizen Yenikalaycı, "Şehirleşme, tarıma açılan yeni araziler ile çayır ve meraların kontrolsüz otlatılması nedeniyle lalenin popülasyonu her yıl düşüyor. Bu nedenle koruma altına alınması gereken lale için kültüre alma ve ıslah çalışmalarına önem veriyoruz. Islah çalışmalarında yavru soğan sayısı ve soğan ağırlığı, bunun yanında çiçeğin alımlı ve güzel görüntüsü ile çiçekte kalma gün sayısı üzerinde duruyoruz. Ektiğimiz lalelerimiz alımlı, büyük ve güzel görünüyor." dedi.
Yenikalaycı, yurt içinden ve yurt dışından turistlerin gelerek Muş lalelerini görüntülemeye çalıştığını, bunun da kentin tanıtımına katkı sunduğunu ifade etti.
Şırnak'ta doktor olarak görev yapan ve lalelerin açtığı arazilere gelerek oluşan görsel şöleni görüntülemeye çalışan Elif Demir ise bölgenin doğasını çok beğendiğini belirtti.
Boş zamanlarında bölgeyi gezip güzelliklerini fotoğrafladığını anlatan Demir, şöyle konuştu:
"Bunları sosyal medyadan paylaşıyorum. Bölgeyi çok beğeniyorum. Bu nedenle bu işi şevkle yapıyorum. Çekimlere çok emek veriyorum ve yoruluyorum. Bölgenin doğal güzelliği bu yorgunluğun önüne geçiyor. Muş laleleri açmış ve inanılmaz güzel bir ortam var. Arkadaşım burada lalelerin açtığını söyleyince çok uzun yollardan buraya geldim. Ortam çok güzel. Burayı fotoğraflıyoruz, yaşıyoruz ve hissediyoruz. Bölgenin daha iyi tanıtılması için özellikle sosyal medya hesaplarımda bu güzellikleri anlatmaya çalışıyorum."
Bitlisli fotoğraf sanatçısı İskender Selçuk de arkadaşlarıyla lale fotoğrafı çekmeye geldiklerini belirterek, "Önceki yıllarda da lalelerin fotoğraflarını çekmiştim. Lalelerin çıkmasıyla tarlalar kırmızıya bürünmüş. Çok güzeldi." dedi.
Global Gundem
Pakistan, 15 polisin öldüğü terör saldırısının ardından Afganistan'a diplomatik nota verdi
Bakanlıktan yapılan açıklamada, 9 Mayıs'ta Bannu bölgesindeki polis karakoluna yönelik saldırı sonrası Afganistan Maslahatgüzarı'nın Bakanlığa çağrıldığı bildirildi.
Açıklamada, saldırıyla ilgili detaylı soruşturma, toplanan deliller ve teknik istihbaratın, "eylemin Afganistan'da bulunan teröristlerce planlandığını" gösterdiği ifade edilerek, Kabil yönetimine olay nedeniyle diplomatik nota verildiği belirtildi.
İslamabad yönetiminin, Afgan topraklarının Pakistan'a yönelik terör saldırılarında kullanılmasından endişe duyduğu, saldırının faillerine karşı "kararlı şekilde karşılık verme" hakkının saklı tutulduğu vurgulandı.
Açıklamada, Afganistan'daki terör örgütlerinin varlığı ile faaliyet göstermelerine imkan sağlayan ortamın, Birleşmiş Milletler (BM) 1988 Afganistan Yaptırım Komitesini destekleyen izleme ekibi ve diğer uluslararası kuruluşların raporlarında belgelendiği savunuldu.
Terörle mücadelenin ortak mesele olduğu vurgulanan açıklamada, Afganistan'ın, topraklarının diğer ülkelere yönelik terör faaliyetlerinde kullanılmasına izin vermeme taahhüdünü yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.
Öte yandan, Afganistan yönetiminden henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde polis noktasına 9 Mayıs'ta düzenlenen intihar saldırısında 15 polisin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
Pakistan'daki silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.
Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılar düzenliyor.
İslamabad, Pakistan Talibanı'nın (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken Afganistan yönetimi ise bu iddiaları reddediyor.
Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.
Açıklamada, saldırıyla ilgili detaylı soruşturma, toplanan deliller ve teknik istihbaratın, "eylemin Afganistan'da bulunan teröristlerce planlandığını" gösterdiği ifade edilerek, Kabil yönetimine olay nedeniyle diplomatik nota verildiği belirtildi.
İslamabad yönetiminin, Afgan topraklarının Pakistan'a yönelik terör saldırılarında kullanılmasından endişe duyduğu, saldırının faillerine karşı "kararlı şekilde karşılık verme" hakkının saklı tutulduğu vurgulandı.
Açıklamada, Afganistan'daki terör örgütlerinin varlığı ile faaliyet göstermelerine imkan sağlayan ortamın, Birleşmiş Milletler (BM) 1988 Afganistan Yaptırım Komitesini destekleyen izleme ekibi ve diğer uluslararası kuruluşların raporlarında belgelendiği savunuldu.
Terörle mücadelenin ortak mesele olduğu vurgulanan açıklamada, Afganistan'ın, topraklarının diğer ülkelere yönelik terör faaliyetlerinde kullanılmasına izin vermeme taahhüdünü yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.
Öte yandan, Afganistan yönetiminden henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde polis noktasına 9 Mayıs'ta düzenlenen intihar saldırısında 15 polisin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
Pakistan'daki silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.
Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılar düzenliyor.
İslamabad, Pakistan Talibanı'nın (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken Afganistan yönetimi ise bu iddiaları reddediyor.
Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.
Global Gundem
İsrail Sivil Havacılık Otoritesi Direktörü: Ben Gurion Havalimanı bir Amerikan askeri üssüne dönüştü
İsrail'in Calcalist haber sitesine göre, Zakai, İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev ve Bakanlık Genel Müdürü Moshe Ben Zaken ile temasa geçerek, Amerikan askeri uçaklarının yoğun varlığının İsrailli havayollarının faaliyetlerine ve yerel havacılık sektörüne ciddi zarar verdiğini söyledi.
"Ben Gurion Havalimanı bir Amerikan askeri üssüne dönüştü." diyen Zakai, bunun yerel havayolu şirketlerini çökertip yabancı havayolu şirketlerini ise kaçırdığını, uçakların askeri üslere tahliye edilmemesi durumunda büyük zarara uğrayacakları uyarısında bulundu.
Zakai, yabancı havayolu şirketlerinin dönüşünü engelleyen bu durumun uçak bilet fiyatlarında büyük artışa yol açacağını belirtti.
Ben Gurion'un İsrail'in tek uluslararası havalimanı olduğunu hatırlatan Zakai, buna karşın burada çok sayıda Amerikan askeri uçağının bulunduğuna ve bir askeri üsse dönüşen havalimanında sivil faaliyetlerin sınırlandığını kaydetti.
ABD'nin bir yandan İran ile kırılgan ateşkes ve müzakereleri sürdürürken diğer yandan bölgeye askeri yığınak yapmaya devam ettiği biliniyor.
Tahran yönetimi, saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını 10 Mayıs'ta arabuluculara iletmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın taslağa verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu öne sürerken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor." ifadesini kullanmıştı.
"Ben Gurion Havalimanı bir Amerikan askeri üssüne dönüştü." diyen Zakai, bunun yerel havayolu şirketlerini çökertip yabancı havayolu şirketlerini ise kaçırdığını, uçakların askeri üslere tahliye edilmemesi durumunda büyük zarara uğrayacakları uyarısında bulundu.
Zakai, yabancı havayolu şirketlerinin dönüşünü engelleyen bu durumun uçak bilet fiyatlarında büyük artışa yol açacağını belirtti.
Ben Gurion'un İsrail'in tek uluslararası havalimanı olduğunu hatırlatan Zakai, buna karşın burada çok sayıda Amerikan askeri uçağının bulunduğuna ve bir askeri üsse dönüşen havalimanında sivil faaliyetlerin sınırlandığını kaydetti.
ABD'nin bir yandan İran ile kırılgan ateşkes ve müzakereleri sürdürürken diğer yandan bölgeye askeri yığınak yapmaya devam ettiği biliniyor.
Tahran yönetimi, saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını 10 Mayıs'ta arabuluculara iletmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın taslağa verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu öne sürerken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor." ifadesini kullanmıştı.
Global Gundem
Katil İsrail'in 2 Mart'tan beri Lübnan'a düzenlediği saldırılarda can kaybı 2 bin 869'a çıktı
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda kaydedilen ölü ve yaralı sayısını paylaştı.
Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 869'a, yaralı sayısı 8 bin 730'a ulaştı.
Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 2 bin 846 kişinin öldüğünü bildirmişti.
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürerken, Hizbullah da karşılık vermeye devam ediyor.
Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 869'a, yaralı sayısı 8 bin 730'a ulaştı.
Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 2 bin 846 kişinin öldüğünü bildirmişti.
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürerken, Hizbullah da karşılık vermeye devam ediyor.
Global Gundem
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan savaşta kazanılan zaferin diplomasiyle tamamlanması gerektiğini söyledi
İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, başkent Tahran'da bir grup emniyet yetkilisiyle bir araya geldi.
Burada yaptığı açıklamada Pezeşkiyan, mevcut durumda "İran halkının onuru ve ulusal çıkarlarla müzakerelere girmek, ne savaş ne barış konumunda kalmak veya çatışma yolunda devam etmek" konusunda seçenekler olduğunu belirtti.
ABD ve İsrail'e karşı elde edilen "zaferin" halkın çıkarlarını koruyacak diplomatik adımlarla tamamlanması gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, bunun rasyonel bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.
İran'ın düşmana karşı güven duymadığını ancak ulusal çıkarlar ve ülke onurunun korunması temelinde müzakerelere açık olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, İran halkının yararına olacak bir anlaşmaya bağlı kalacaklarını dile getirdi.
Pezeşkiyan savaş sırasında zarar gören emniyet binaları hakkında da açıklamalarda bulundu.
Savaşta hasar gören emniyet merkezlerinin yenilenmesi ve yeni ekipmanların tedarik edilmesi hususunda hükümetin elinden gelen çabayı göstereceğini söyleyen Pezeşkiyan, emniyet teşkilatının yeniden yapılandırılması ve konusunda uzman heyetlerin çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.
Pezeşkiyan ayrıca savaş sırasında göstermiş olduğu başarıdan dolayı emniyet güçlerini tebrik etti.
Burada yaptığı açıklamada Pezeşkiyan, mevcut durumda "İran halkının onuru ve ulusal çıkarlarla müzakerelere girmek, ne savaş ne barış konumunda kalmak veya çatışma yolunda devam etmek" konusunda seçenekler olduğunu belirtti.
ABD ve İsrail'e karşı elde edilen "zaferin" halkın çıkarlarını koruyacak diplomatik adımlarla tamamlanması gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, bunun rasyonel bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.
İran'ın düşmana karşı güven duymadığını ancak ulusal çıkarlar ve ülke onurunun korunması temelinde müzakerelere açık olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, İran halkının yararına olacak bir anlaşmaya bağlı kalacaklarını dile getirdi.
Pezeşkiyan savaş sırasında zarar gören emniyet binaları hakkında da açıklamalarda bulundu.
Savaşta hasar gören emniyet merkezlerinin yenilenmesi ve yeni ekipmanların tedarik edilmesi hususunda hükümetin elinden gelen çabayı göstereceğini söyleyen Pezeşkiyan, emniyet teşkilatının yeniden yapılandırılması ve konusunda uzman heyetlerin çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.
Pezeşkiyan ayrıca savaş sırasında göstermiş olduğu başarıdan dolayı emniyet güçlerini tebrik etti.
Global Gundem
Rusya: Ukrayna ordusu, 8 Mayıs'tan bu yana 23 bin 802 kez ateşkesi ihlal etti
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'daki eylemlerine dair bilgi paylaşıldı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararı doğrultusunda, eski Sovyetler Birliği'nin 2. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin kutlandığı 9 Mayıs Zafer Günü vesilesiyle ilan edilen geçici ateşkesin 8 Mayıs saat 00.00'da başladığı hatırlatılan açıklamada, Rus ordusunun ateşkese uyduğu ve bulundukları pozisyonlarda kaldıkları ifade edildi.
"Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin insansız hava araçları (İHA) ve topçuları ateşkese rağmen Rus birliklerinin pozisyonlarına saldırılar düzenledi." denilen açıklamada, "Son 24 saatte Ukrayna ordusu, 12 kez saldırı girişiminde bulunarak birliklerimizin mevzilerine çok namlulu roketatar, topçu ve havan toplarıyla 767 kez ateş açtı, 6 bin 905 kez de İHA saldırısı düzenledi. Ateşkes süresince özel askeri operasyon bölgesinde toplam 23 bin 802 ateşkes ihlali kaydedildi." ifadeleri kullanıldı.
Ukrayna güçlerinin ayrıca Rus toprağı Belgorod bölgesindeki sivil unsurlara 18 İHA ile saldırı düzenlediği aktarılan açıklamada, bu saldırı sonucu 2 kişinin yaralandığı, birçok bina ve 2 evin hasar gördüğü bildirildi.
Rus birliklerinin ateşkes ihlallerine karşılık verdiği aktarılan açıklamada, bu saldırılar esnasında İHA yönetim ve kullanma merkezlerinin vurulduğu belirtildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce 9 Mayıs Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etme kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump da Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs'ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve ateşkesin tüm askeri faaliyetlerin askıya alınmasını ve her iki ülkeden 1000 esir askeri değişiminin yapılmasını içerdiğini açıklamıştı.
Rusya ile Ukrayna da Trump'ın söz konusu inisiyatifini kabul ettiklerini açıklamıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararı doğrultusunda, eski Sovyetler Birliği'nin 2. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin kutlandığı 9 Mayıs Zafer Günü vesilesiyle ilan edilen geçici ateşkesin 8 Mayıs saat 00.00'da başladığı hatırlatılan açıklamada, Rus ordusunun ateşkese uyduğu ve bulundukları pozisyonlarda kaldıkları ifade edildi.
"Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin insansız hava araçları (İHA) ve topçuları ateşkese rağmen Rus birliklerinin pozisyonlarına saldırılar düzenledi." denilen açıklamada, "Son 24 saatte Ukrayna ordusu, 12 kez saldırı girişiminde bulunarak birliklerimizin mevzilerine çok namlulu roketatar, topçu ve havan toplarıyla 767 kez ateş açtı, 6 bin 905 kez de İHA saldırısı düzenledi. Ateşkes süresince özel askeri operasyon bölgesinde toplam 23 bin 802 ateşkes ihlali kaydedildi." ifadeleri kullanıldı.
Ukrayna güçlerinin ayrıca Rus toprağı Belgorod bölgesindeki sivil unsurlara 18 İHA ile saldırı düzenlediği aktarılan açıklamada, bu saldırı sonucu 2 kişinin yaralandığı, birçok bina ve 2 evin hasar gördüğü bildirildi.
Rus birliklerinin ateşkes ihlallerine karşılık verdiği aktarılan açıklamada, bu saldırılar esnasında İHA yönetim ve kullanma merkezlerinin vurulduğu belirtildi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce 9 Mayıs Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etme kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump da Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs'ı kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini ve ateşkesin tüm askeri faaliyetlerin askıya alınmasını ve her iki ülkeden 1000 esir askeri değişiminin yapılmasını içerdiğini açıklamıştı.
Rusya ile Ukrayna da Trump'ın söz konusu inisiyatifini kabul ettiklerini açıklamıştı.
Yerel Gundem
Rehine alınan taksicinin saldırganı engellediği anlar kamerada
Olay, Araban ilçesinde Semih Çalışkan isimli şahsın bir kadını da yanına alarak taksi sürücüsünü silah zoruyla rehin almasıyla başladı.
Şüphelinin yakalanması için operasyon başlatan polis ekipleri, aracı takibe aldı. İlçede başlayan ve Gaziantep kent merkezine kadar devam eden onlarca kilometrelik kovalamaca sırasında şüpheli, polis araçlarına defalarca ateş açtı.
Kovalamaca sırasında Yavuzeli ilçesindeki polis uygulama noktasına gelindiğinde, şüphelinin polise ateş açmak üzere olduğunu fark eden taksi sürücüsü, canını hiçe sayarak müdahalede bulundu. Silahlı şüpheliyi engellemek için hamle yapan sürücü, zanlının elindeki silahı alarak araçtan dışarı attı. Bu sırada aracın kapısının açılmasını fırsat bilen güvenlik güçleri, Semih Çalışkan'ı etkisiz hale getirerek gözaltına aldı.
Olayın ardından yaşadığı dehşet anlarını anlatan taksi sürücüsü, şüphelinin yol boyunca polise ateş ettiğini ve kendisini de tehdit ettiğini belirtti.
Yavuzeli'ndeki uygulama noktasına geldiklerinde zanlının silahını polise doğrulttuğunu ifade eden sürücü, "Yakın mesafeden polise ateş etmek üzereydi. Hemen müdahale ederek silahı camdan aşağı attırdım. Son gücümle elindeki silahı aldım ve dışarı fırlattım." dedi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli Semih Çalışkan, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelinin yakalanması için operasyon başlatan polis ekipleri, aracı takibe aldı. İlçede başlayan ve Gaziantep kent merkezine kadar devam eden onlarca kilometrelik kovalamaca sırasında şüpheli, polis araçlarına defalarca ateş açtı.
Kovalamaca sırasında Yavuzeli ilçesindeki polis uygulama noktasına gelindiğinde, şüphelinin polise ateş açmak üzere olduğunu fark eden taksi sürücüsü, canını hiçe sayarak müdahalede bulundu. Silahlı şüpheliyi engellemek için hamle yapan sürücü, zanlının elindeki silahı alarak araçtan dışarı attı. Bu sırada aracın kapısının açılmasını fırsat bilen güvenlik güçleri, Semih Çalışkan'ı etkisiz hale getirerek gözaltına aldı.
Olayın ardından yaşadığı dehşet anlarını anlatan taksi sürücüsü, şüphelinin yol boyunca polise ateş ettiğini ve kendisini de tehdit ettiğini belirtti.
Yavuzeli'ndeki uygulama noktasına geldiklerinde zanlının silahını polise doğrulttuğunu ifade eden sürücü, "Yakın mesafeden polise ateş etmek üzereydi. Hemen müdahale ederek silahı camdan aşağı attırdım. Son gücümle elindeki silahı aldım ve dışarı fırlattım." dedi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli Semih Çalışkan, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Global Gundem
AB, hantavirüs vakalarının görüldüğü gemideki vatandaşların ülkelerine dönüşü için 4 uçuş organize etti
Hrncirova, Brüksel'deki günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) son değerlendirmesine göre, Avrupa genelinde hantavirüs riskinin "düşük" olduğunu söyledi.
Halk sağlığının korunmasının öncelikleri olduğunu vurgulayan Hrncirova, üye ülkeler, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), DSÖ ve G7 ortaklarıyla birlikte hantavirüse karşı "uyumlu ve bilime dayalı" yanıt geliştirmek için çalıştıklarını belirtti.
Hrncirova, "MV Hondius" gemisindeki vatandaşların üye ülkelere dönüşü için AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında gerekli sağlık protokolleri uygulanarak dün 4 uçuş gerçekleştirildiği bilgisini paylaştı.
İspanya tarafından yürütülen gemi tahliye çalışmalarını da desteklediklerini vurgulayan Hrncirova, ihtiyaç duyulması halinde ek kapasitelerin devreye alınması konusunda hazır olduklarını dile getirdi.
Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.
Halk sağlığının korunmasının öncelikleri olduğunu vurgulayan Hrncirova, üye ülkeler, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), DSÖ ve G7 ortaklarıyla birlikte hantavirüse karşı "uyumlu ve bilime dayalı" yanıt geliştirmek için çalıştıklarını belirtti.
Hrncirova, "MV Hondius" gemisindeki vatandaşların üye ülkelere dönüşü için AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında gerekli sağlık protokolleri uygulanarak dün 4 uçuş gerçekleştirildiği bilgisini paylaştı.
İspanya tarafından yürütülen gemi tahliye çalışmalarını da desteklediklerini vurgulayan Hrncirova, ihtiyaç duyulması halinde ek kapasitelerin devreye alınması konusunda hazır olduklarını dile getirdi.
Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.
Yerel Gundem
İzmir'de belediye şirketi İzdoğa'ya operasyon: 5 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca İzdoğa A.Ş.'de nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla başlatılan soruşturmada 5 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
Bu kapsamda Tunç Soyer'in danışmanlarından İzdoğa Eski Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken ile eski genel müdür Özkan Baturu gözaltına alındı.
Kooperatif yolsuzluğu soruşturmasından halen tutuklu bulunan İzbeton Eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve 2 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı uygulandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İzdoğa'da geçmiş döneme ait bazı işlemlerde hata ve usulsüzlüğe dair tespitler Sayıştay raporlarına da yansımıştı. Şirketin bazı proje ve makine alımlarında zarara uğratıldığı belirtilmişti.
Soruşturmanın İzdoğa'da geçmiş dönemde gerçekleştirilen bu işlemlere yönelik olduğu öğrenildi.
Bu kapsamda Tunç Soyer'in danışmanlarından İzdoğa Eski Yönetim Kurulu Başkanı Güven Eken ile eski genel müdür Özkan Baturu gözaltına alındı.
Kooperatif yolsuzluğu soruşturmasından halen tutuklu bulunan İzbeton Eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve 2 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı uygulandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İzdoğa'da geçmiş döneme ait bazı işlemlerde hata ve usulsüzlüğe dair tespitler Sayıştay raporlarına da yansımıştı. Şirketin bazı proje ve makine alımlarında zarara uğratıldığı belirtilmişti.
Soruşturmanın İzdoğa'da geçmiş dönemde gerçekleştirilen bu işlemlere yönelik olduğu öğrenildi.
Yerel Ekonomi
Bakan Bayraktar: Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 125 bin megavatı aştı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Babaeski ilçesinde ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında yaptığı konuşmada, enerjide kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti.
Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:
"Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık."
Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti.
Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu.
Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti.
Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz."
Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı.
Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:
"Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek."
Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti.
Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı.
Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi.
Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti.
Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti.
Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız."
Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti.
2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum."
Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti.
Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:
"Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık."
Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti.
Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu.
Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti.
Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz."
Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı.
Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:
"Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek."
Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti.
Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı.
Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi.
Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti.
Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti.
Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız."
Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti.
2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum."
Yerel Ekonomi
Beş yıldızlı ücretsiz halk plajları sezona hazır
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un hayata geçirdiği ücretsiz girişli halk plajı projeleri, hem yerel halkın turizm imkanlarından yararlanmasını sağlamak hem de sahil bölgelerinde nitelikli kamu hizmeti sunmak amacıyla sürdürülüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2019'da başlatılan 20 ücretsiz girişli halk plajı, Antalya, Muğla ve İzmir başta olmak üzere farklı turizm merkezlerinde hizmet sunuyor.
Bu kapsamda başlatılan Bitlis Adilcevaz Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Sinop İnceburun Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Samsun Yakakent Ücretsiz Girişli Halk Plajı projelerinin 2026 yılı itibarıyla çalışmaları devam ediyor.
Bu projelerle mevcut halk plajı ağı genişletilerek farklı bölgelerde yaşayan vatandaşların da plajlara erişiminin artırılması hedefleniyor.
Girişler ve temel ihtiyaçlar tamamen ücretsiz olarak sunulurken, tuvalet, duş, soyunma kabinleri, çocuk oyun alanları gibi hizmetlerin yanı sıra bebek bakım odası, mescit, spor alanları ve etkinlik alanları da plajlarda yer alıyor.
Projelerde engelli vatandaşların erişimine özel önem verilirken, tüm alanlar erişilebilirlik kriterlerine uygun şekilde planlanıyor.
Plajlarda yeme-içme ve otopark gibi hizmetler de vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sunuluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2019'da başlatılan 20 ücretsiz girişli halk plajı, Antalya, Muğla ve İzmir başta olmak üzere farklı turizm merkezlerinde hizmet sunuyor.
Bu kapsamda başlatılan Bitlis Adilcevaz Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Sinop İnceburun Ücretsiz Girişli Halk Plajı, Samsun Yakakent Ücretsiz Girişli Halk Plajı projelerinin 2026 yılı itibarıyla çalışmaları devam ediyor.
Bu projelerle mevcut halk plajı ağı genişletilerek farklı bölgelerde yaşayan vatandaşların da plajlara erişiminin artırılması hedefleniyor.
Girişler ve temel ihtiyaçlar tamamen ücretsiz olarak sunulurken, tuvalet, duş, soyunma kabinleri, çocuk oyun alanları gibi hizmetlerin yanı sıra bebek bakım odası, mescit, spor alanları ve etkinlik alanları da plajlarda yer alıyor.
Projelerde engelli vatandaşların erişimine özel önem verilirken, tüm alanlar erişilebilirlik kriterlerine uygun şekilde planlanıyor.
Plajlarda yeme-içme ve otopark gibi hizmetler de vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde sunuluyor.
Global Gundem
Belçika Savunma Bakanı Francken'dan ziyaret ettiği Baykar'a övgü
Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde İstanbul'da bulunan Francken, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, İstanbul'un "girişimcilik ruhu ve dinamizmle" kaynadığını belirtti.
Francken, İstanbul'da aynı zamanda savunmanın geleceğinin şekillendiğine işaret ederek, "Dün Kraliçe ve girişimcilerimizle Baykar’ı ziyaret ettim. Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip çünkü sürekli inovasyonu temel prensip haline getirmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.
1980’lerde çok küçük başlayan şirketin bugün milyar avroluk ciroya sahip bir dev haline geldiğine işaret eden Francken, şu ifadelere yer verdi:
"İki kardeş onu sıfırdan kurdu. Nasıl mı? Her zaman bir adım önde kalarak. Adeta geleceği okuyarak. Şirket, yapay zeka entegre silahlı insansız hava araçlarının öncüsü oldu. Bu sistemler giderek daha iyi hale geliyor, daha yükseğe ve daha uzağa uçuyor. Şimdi Baykar kaçınılmaz bir sonraki adıma geçiyor: insansız savaş uçağı. 'Kızılelma' halihazırda seri üretimde ve ihracatı da yapılıyor."
Francken, temasları kapsamında Belçikalı ve Türk yatırımcılar için karşılıklı imkanlara dikkati çekeceğini, bu akşam 32 Belçika-Türkiye iş anlaşmasının imzalanacağını kaydetti.
Türkiye'nin Avrupa ile aynı Gümrük Birliği’nin parçası olduğunun altını çizen Belçika Savunma Bakanı, "Bu yapının kapsamlı biçimde güncellenmesi halinde aramızdaki ticaret çok daha hızlı büyüyebilir. Belçika da bu çağrıyı destekliyor. Şirketlerimiz bu fırsatı kaçırmamalı." ifadelerini kullandı.
Francken, herkese İstanbul'u ziyaret etmeleri tavsiyesinde de bulundu.
Francken, İstanbul'da aynı zamanda savunmanın geleceğinin şekillendiğine işaret ederek, "Dün Kraliçe ve girişimcilerimizle Baykar’ı ziyaret ettim. Bu savunma şirketi NATO içinde benzersiz bir yere sahip çünkü sürekli inovasyonu temel prensip haline getirmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.
1980’lerde çok küçük başlayan şirketin bugün milyar avroluk ciroya sahip bir dev haline geldiğine işaret eden Francken, şu ifadelere yer verdi:
"İki kardeş onu sıfırdan kurdu. Nasıl mı? Her zaman bir adım önde kalarak. Adeta geleceği okuyarak. Şirket, yapay zeka entegre silahlı insansız hava araçlarının öncüsü oldu. Bu sistemler giderek daha iyi hale geliyor, daha yükseğe ve daha uzağa uçuyor. Şimdi Baykar kaçınılmaz bir sonraki adıma geçiyor: insansız savaş uçağı. 'Kızılelma' halihazırda seri üretimde ve ihracatı da yapılıyor."
Francken, temasları kapsamında Belçikalı ve Türk yatırımcılar için karşılıklı imkanlara dikkati çekeceğini, bu akşam 32 Belçika-Türkiye iş anlaşmasının imzalanacağını kaydetti.
Türkiye'nin Avrupa ile aynı Gümrük Birliği’nin parçası olduğunun altını çizen Belçika Savunma Bakanı, "Bu yapının kapsamlı biçimde güncellenmesi halinde aramızdaki ticaret çok daha hızlı büyüyebilir. Belçika da bu çağrıyı destekliyor. Şirketlerimiz bu fırsatı kaçırmamalı." ifadelerini kullandı.
Francken, herkese İstanbul'u ziyaret etmeleri tavsiyesinde de bulundu.
Global Ekonomi
Alman enerji şirketi E.ON, İngiltere'de rakibi Ovo'yu satın alıyor
Bloomberg HT Haberler Alman enerji şirketi E.ON, İngiltere'de rakibi Ovo'yu satın alıyor Alman enerji şirketi E.ON, İngiltere'de rakibi Ovo'yu satın alıyor Almanya merkezli enerji şirketi E.ON, İngiltere'de rakibi Ovo'yu satın alacağını duyurdu. 11 Mayıs 2026, 13:11 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 13:11 Şirketin açıklamasına göre, satın alma işleminin bu yılın ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor. Almanya merkezli enerji şirketi E.ON, Ovo'yu satın almasıyla ülkedeki en büyük enerji tedarikçilerinden biri haline gelecek. Söz konusu birleşme sonrasında şirketin yaklaşık 9,6 milyon müşteriye hizmet vermesi öngörülüyor. Şirketler anlaşmanın detayına ilişkin açıklama yapmazken, satın almanın 600 milyon sterlin değerinde olduğu tahmin ediliyor. E.ON İngiltere Üst Yöneticisi Chris Norbury, satın almaya ilişkin açıklamasında, İngiltere enerji sistemini değiştirmek için bir fırsat bulunduğunu belirterek, "Bu anlaşmanın özü, güneş enerjisi, piller, elektrikli araçlar ve tüm bunları uyumlu bir şekilde bir araya getirmek üzere tasarlanmış bir perakendeci ve kontrolün müşterilerde olduğu bir sistem ortaya çıkarmak." ifadesini kullandı. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Global Ekonomi
AB ile Suriye arasında normalleşme adımı: 15 yıllık engel kalktı
Bloomberg HT Haberler AB ile Suriye arasında normalleşme adımı: 15 yıllık engel kalktı AB ile Suriye arasında normalleşme adımı: 15 yıllık engel kalktı Avrupa Konseyi, aldığı kararla Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Suriye arasındaki İş Birliği Anlaşması'nın kısmi askıya alınma durumunu resmen sonlandırdı. 11 Mayıs 2026, 12:56 Güncelleme : 11 Mayıs 2026, 12:56 Suriye’de 2024 sonunda yaşanan yönetim değişikliği ve ardından kurulan geçiş hükümetinin istikrar çabaları, Avrupa Birliği nezdinde karşılık buldu. Brüksel, 2011’deki halk ayaklanmasına yönelik baskılar nedeniyle dondurduğu 1978 tarihli İş Birliği Anlaşması’nı tam kapasiteyle yeniden yürürlüğe koydu. Avrupa Konseyi tarafından yapılan resmi açıklamada, bu kararın ikili ilişkileri güçlendirmek adına atılmış kritik bir adım olduğu vurgulandı. Askıya alma kararının iptaliyle birlikte, Suriye menşeli endüstriyel ürünlerin AB pazarına gümrüksüz girişi ve miktar kısıtlamalarının (kontenjan) kaldırılması gibi 1978 anlaşmasının sağladığı avantajlar yeniden aktif hale geldi. Esad sonrası yeni dönem Bu karar, Ocak 2026’da Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Şam’a yaptığı tarihi ziyaretin ve ardından önerdiği "Üç Sütunlu Strateji"nin bir devamı niteliğinde. Bu stratejide, geçiş hükümetiyle doğrudan diyalog mekanizmalarının kurulması, Suriye’nin bölgesel altyapı projelerine (IMEC gibi) entegre edilmesi, 2026-2027 yıllarını kapsayan 620 milyon avroluk destek fonunun serbest bırakılması yer alıyordu. Hürmüz Boğazı'nın İran savaşı nedeniyle kapalı kalması, Suriye’nin stratejik önemini bir kez daha ön plana çıkardı. Irak petrolünün karayolu ve boru hatlarıyla Baniyas Limanı üzerinden Akdeniz'e ulaştırılması, Avrupa'nın enerji arz güvenliği için kritik bir alternatif haline geldi. İlgili Haberler Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı Hürmüz'de ablukayı delen ilk petrol tankeri AMB, İran savaşı ve enerji şokuyla Haziran'da faiz artırabilir Petrolde düşüş: Trump’tan İran ateşkesi için iyimser mesajlar İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi Demokratlardan Fed adayı Warsh için "süreci durdurun" talebi İran: ABD'nin abluka girişimi hukuka aykırı saldırganlık eylemidir Trump İran'la hafta sonu yeniden görüşebileceklerini söyledi Tüketici kredi büyümesi yavaşladı Trump'ın "savaş yetkileri" tasarısına çifte ret IMF, MENA bölgesinin büyüme tahminini düşürdü ABD: Ablukada 72 saatte 14 gemi geri döndü Avustralya vatandaşlarına vize muafiyeti kararı
Global Gundem
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: Şu aşamada odak noktamız savaşın sonlandırılması
Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
ABD'nin İran'a sunduğu taslağa ilişkin Bekayi, şunları kaydetti:
"Şu aşamada odak noktamız savaşın sonlandırılmasıdır. Nükleer meseleler ve zenginleştirme konusu daha sonra alacağımız kararlar ve seçeneklerle birlikte tartışılacak hususlardır. ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor ve tek taraflı bakış açısını dayatmaya devam ediyor."
Bekayi, ABD'ye sundukları öneriye ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Sadece İran'ın güvenliği ile değil tüm bölgenin güvenliği ile ilgili öneride bulunduk. İmtiyaz talep etmedik; isteğimiz şey İran'ın haklarıdır. Biz sadece ülkemizin savaşı sona erdirme hakkını talep ediyoruz. Lübnan başta olmak üzere savaşın tümüyle sonlandırılması, Hürmüz Boğazı ile Fars (Basra) Körfezi'nde deniz ulaşımı konusunda güvenliğin sağlanması, ABD'nin deniz haydutluğunun sona erdirilmesi ve ABD baskısı ile haksız yere bankalarda tutulan İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gündemdedir ve meşru taleplerimizdir."
Tahran'ın Washington'a sorumlu öneriler sunduğunu söyleyen Bekayi, "İran bölgede sorumluluk sahibi bir güçtür. ABD'ye sunduğu teklif sorumluluk bilinci ile hazırlanmıştır." dedi.
ABD'nin tek taraflı ve aşırı tutumunda ısrarcı olduğunu dile getiren Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin ziyaretine ilişkin ise "Çinli dostlarımızın, yasa dışı Amerikan eylemlerinin sonuçlarına karşı uyarıda bulunma fırsatını değerlendireceklerini umuyoruz." temennisinde bulundu.
Bekayi ayrıca, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması veya İran'a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline dair, "Savaşmak zorunda kaldığımız her an savaşacağız." ifadesini kullandı.
- "Hürmüz Boğazı'na müdahale meseleyi daha karmaşık hale getirir"
Hürmüz Boğazı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bekayi, şunları kaydetti:
"Hürmüz Boğazı'na dair konulara müdahale meseleyi daha karmaşık hale getirir. Sorun ABD ve Siyonist rejimin saldırganlığından kaynaklanmaktadır. ABD'nin gerçekleştirdiği düşmanca eylemler bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenidir. Hürmüz Boğazı 28 Şubattan önce açıktı."
Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin "İran’daki uranyumun savaşla yok edilemediği" yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.
Bekayi, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı'nın açıklamaları uzun süredir asıl görevinden uzaklaştığını göstermektedir. Ajansın itibarını kazandıracak şey, ABD-İsrail’in İran’ın tesislerine yönelik saldırılarını kınaması ve bu saldırıların tekrarlanmaması için önlem almasıdır." diye konuştu.
Fransa ve İngiltere'nin bölgeye savaş gemisi gönderme isteğiyle ilgili haberler hakkında da konuşan Bekayi, "Avrupalı ülkelere çok açık bir şekilde, ABD ve Siyonist rejimin bölgesel konulardaki kışkırtmalarının fayda sağlamayacak bir krize dönüşmesine müsaade etmemeleri gerektiğini ilettik." diye konuştu.
Bekayi son olarak, İsrail’in Irak’ta gizli askeri üs kurduğu yönündeki iddialara değindi.
İranlı sözcü, "Bu konu oldukça önemli ve Iraklı yetkililerle görüşmelerde bu ele alınacak. Ayrıca bu mesele Siyonist rejimin bölge ülkelerinin topraklarını kötü niyetlerle kullandığına dair bize ulaşan raporlarla birlikte ele alınacaktır." ifadelerini kullandı
ABD'nin İran'a sunduğu taslağa ilişkin Bekayi, şunları kaydetti:
"Şu aşamada odak noktamız savaşın sonlandırılmasıdır. Nükleer meseleler ve zenginleştirme konusu daha sonra alacağımız kararlar ve seçeneklerle birlikte tartışılacak hususlardır. ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor ve tek taraflı bakış açısını dayatmaya devam ediyor."
Bekayi, ABD'ye sundukları öneriye ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Sadece İran'ın güvenliği ile değil tüm bölgenin güvenliği ile ilgili öneride bulunduk. İmtiyaz talep etmedik; isteğimiz şey İran'ın haklarıdır. Biz sadece ülkemizin savaşı sona erdirme hakkını talep ediyoruz. Lübnan başta olmak üzere savaşın tümüyle sonlandırılması, Hürmüz Boğazı ile Fars (Basra) Körfezi'nde deniz ulaşımı konusunda güvenliğin sağlanması, ABD'nin deniz haydutluğunun sona erdirilmesi ve ABD baskısı ile haksız yere bankalarda tutulan İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gündemdedir ve meşru taleplerimizdir."
Tahran'ın Washington'a sorumlu öneriler sunduğunu söyleyen Bekayi, "İran bölgede sorumluluk sahibi bir güçtür. ABD'ye sunduğu teklif sorumluluk bilinci ile hazırlanmıştır." dedi.
ABD'nin tek taraflı ve aşırı tutumunda ısrarcı olduğunu dile getiren Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin ziyaretine ilişkin ise "Çinli dostlarımızın, yasa dışı Amerikan eylemlerinin sonuçlarına karşı uyarıda bulunma fırsatını değerlendireceklerini umuyoruz." temennisinde bulundu.
Bekayi ayrıca, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması veya İran'a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline dair, "Savaşmak zorunda kaldığımız her an savaşacağız." ifadesini kullandı.
- "Hürmüz Boğazı'na müdahale meseleyi daha karmaşık hale getirir"
Hürmüz Boğazı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bekayi, şunları kaydetti:
"Hürmüz Boğazı'na dair konulara müdahale meseleyi daha karmaşık hale getirir. Sorun ABD ve Siyonist rejimin saldırganlığından kaynaklanmaktadır. ABD'nin gerçekleştirdiği düşmanca eylemler bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenidir. Hürmüz Boğazı 28 Şubattan önce açıktı."
Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin "İran’daki uranyumun savaşla yok edilemediği" yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.
Bekayi, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı'nın açıklamaları uzun süredir asıl görevinden uzaklaştığını göstermektedir. Ajansın itibarını kazandıracak şey, ABD-İsrail’in İran’ın tesislerine yönelik saldırılarını kınaması ve bu saldırıların tekrarlanmaması için önlem almasıdır." diye konuştu.
Fransa ve İngiltere'nin bölgeye savaş gemisi gönderme isteğiyle ilgili haberler hakkında da konuşan Bekayi, "Avrupalı ülkelere çok açık bir şekilde, ABD ve Siyonist rejimin bölgesel konulardaki kışkırtmalarının fayda sağlamayacak bir krize dönüşmesine müsaade etmemeleri gerektiğini ilettik." diye konuştu.
Bekayi son olarak, İsrail’in Irak’ta gizli askeri üs kurduğu yönündeki iddialara değindi.
İranlı sözcü, "Bu konu oldukça önemli ve Iraklı yetkililerle görüşmelerde bu ele alınacak. Ayrıca bu mesele Siyonist rejimin bölge ülkelerinin topraklarını kötü niyetlerle kullandığına dair bize ulaşan raporlarla birlikte ele alınacaktır." ifadelerini kullandı
Global Spor
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, yarın AA Spor Masası'nın canlı yayınına katılacak
Anadolu Ajansının İstanbul'daki Uluslararası Haber Merkezi'nde Spor Masası programının saat 14.00'te canlı yayın konuğu olacak İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, gündemdeki konu başlıklarına ilişkin değerlendirmede bulunacak.
Hacıosmanoğlu'nun açıklamaları, AA'nın internet sitesinden (www.aa.com.tr) yayımlanacak, NSosyal (@aa__spor) ve X hesaplarından da (@aa_spor), (@AACanli) anlık takip edilebilecek.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Hacıosmanoğlu'nun açıklamaları, AA'nın internet sitesinden (www.aa.com.tr) yayımlanacak, NSosyal (@aa__spor) ve X hesaplarından da (@aa_spor), (@AACanli) anlık takip edilebilecek.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yerel Gundem
Orman yangınlarıyla mücadelede yeni araçlar görev yerlerine uğurlandı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen "Yangın Söndürme Araçlarının Görev Yerlerine Uğurlanması Töreni"nde yaptığı konuşmada, göreve uğurlayacakları her aracın, ormanları koruma iradelerinin, devletin gücünün ve orman teşkilatının birer nişanesi olacağını söyledi.
İklim krizinin artık bir senaryo olmaktan öteye geçtiğine işaret eden Yumaklı, değişen iklim koşullarının dünyanın her ülkesi gibi Türkiye'yi de yoğun bir şekilde etkilemeye devam ettiğini anlattı.
Meteorolojik verilerin, tablonun ciddiyetini açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Yumaklı, 2025'te sıcaklık ortalamalarının neredeyse bütün aylarda mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini, geçen yılın son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Geçen yıl çok ciddi bir kuraklık yaşandığını anımsatan Yumaklı, "Bu yıl mart ve nisan aylarında, ciddi yağışlar aldık. Bu, su varlıklarımız açısından son derece önemli ancak doğanın canlanmasının avantajları kadar dezavantajları da olmaya başladı. Seller ve diğer hususları bir kenara bırakacak olursak, sadece orman yangınları açısından baktığımızda ot ve çalı formundaki bitki örtüsünün yoğun bir şekilde büyümesi ve yaz aylarında kuruyacak olması sebebiyle ince yanıcı madde miktarında artış söz konusu olacak." diye konuştu.
Yumaklı, bu durumun yangınların daha kolay başlamasına ve daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olabileceğinin altını çizerek, sıcaklıkların artmaya başladığı anlardan itibaren açık alanda herhangi bir ateş yakılmaması gerektiğini vurguladı. Orman yangınlarına karşı hazırlıkları, iklim değişikliğinin getirdiği tüm tehditlere göre yaptıklarını aktaran Yumaklı, bu durumun yıl boyunca sürmesi gerektiğini bildirdi.
Bu mücadelenin en büyük gücünün, Orman Genel Müdürlüğü ve orman teşkilatı olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
"Aylar öncesinden, arkadaşlarımız sahaya indi. Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak bilgilendirme, eğitim ve farkındalık çalışmalarını tamamladı. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere valilerimizle ve tüm kurumlarımızla toplantılar yaparak, hem geçmiş yılın değerlendirmesini gerçekleştirdik hem de bu yıl neler yapmamız gerekiyor konuştuk. Her geçen yıl da kabiliyetimizi artırıyoruz. Orman Genel Müdürlüğünün envanterindeki ve mücadelede kullandıkları hava ve kara gücü, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesini ifade etmektedir. 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturmuş durumdayız. Geçen yıla göre, hava aracı sayımızı artırarak 161'e ulaştık. Su atma kapasitemiz de 462 ton oldu. Hava araçlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 4 bin 852 gölet ve havuz oluşturduk."
Yumaklı, görev yerlerine uğurlayacakları araçlarla birlikte 1953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, ormanların içinde yollar ve farklı tesislerin oluşturulmasıyla müdahale süresinin aşağı çekileceğine işaret etti.
Geçen yıl verilerine göre, orman yangınlarının yüzde 91'inin insan kaynaklı çıktığını anımsatan Yumaklı, ormanlarda ve orman yakınlarında ateş yakılmaması gerektiğini bildirdi.
Yumaklı, en küçük ihmalkarlığın bile büyük felaketlere yol açabileceğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle, ülkemizin dört bir yanında 'yeşil vatan' savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Bu vesileyle, 'yeşil vatan' uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum. Orman teşkilatımıza, her zaman çok ciddi bir şekilde destek veren, bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu büyük mücadelede yalnız değiliz, bunu biliyoruz."
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de yangın anında zamanla yarıştıklarını belirterek, yangınları haber alma sürelerinin 2 dakika, yangına ilk müdahaleyi yapma sürelerinin ise 11 dakika olduğunu söyledi.
Görev yerlerine uğurlayacakları araçların, orman yangınlarıyla mücadelenin önemli bir parçası olacağına işaret eden Karacabey, "Bu araçlar, ekiplerimizin sahadaki hareket kabiliyetini artıracak, yangınlara daha etkin bir müdahale imkanı sağlayacak ve 'yeşil vatan'ın korunması yolunda büyük güç sağlayacak" dedi.
Programın ardından Yumaklı, görev yerlerine gönderilecek araçları inceleyerek bilgi aldı.
İklim krizinin artık bir senaryo olmaktan öteye geçtiğine işaret eden Yumaklı, değişen iklim koşullarının dünyanın her ülkesi gibi Türkiye'yi de yoğun bir şekilde etkilemeye devam ettiğini anlattı.
Meteorolojik verilerin, tablonun ciddiyetini açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Yumaklı, 2025'te sıcaklık ortalamalarının neredeyse bütün aylarda mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini, geçen yılın son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Geçen yıl çok ciddi bir kuraklık yaşandığını anımsatan Yumaklı, "Bu yıl mart ve nisan aylarında, ciddi yağışlar aldık. Bu, su varlıklarımız açısından son derece önemli ancak doğanın canlanmasının avantajları kadar dezavantajları da olmaya başladı. Seller ve diğer hususları bir kenara bırakacak olursak, sadece orman yangınları açısından baktığımızda ot ve çalı formundaki bitki örtüsünün yoğun bir şekilde büyümesi ve yaz aylarında kuruyacak olması sebebiyle ince yanıcı madde miktarında artış söz konusu olacak." diye konuştu.
Yumaklı, bu durumun yangınların daha kolay başlamasına ve daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olabileceğinin altını çizerek, sıcaklıkların artmaya başladığı anlardan itibaren açık alanda herhangi bir ateş yakılmaması gerektiğini vurguladı. Orman yangınlarına karşı hazırlıkları, iklim değişikliğinin getirdiği tüm tehditlere göre yaptıklarını aktaran Yumaklı, bu durumun yıl boyunca sürmesi gerektiğini bildirdi.
Bu mücadelenin en büyük gücünün, Orman Genel Müdürlüğü ve orman teşkilatı olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
"Aylar öncesinden, arkadaşlarımız sahaya indi. Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak bilgilendirme, eğitim ve farkındalık çalışmalarını tamamladı. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere valilerimizle ve tüm kurumlarımızla toplantılar yaparak, hem geçmiş yılın değerlendirmesini gerçekleştirdik hem de bu yıl neler yapmamız gerekiyor konuştuk. Her geçen yıl da kabiliyetimizi artırıyoruz. Orman Genel Müdürlüğünün envanterindeki ve mücadelede kullandıkları hava ve kara gücü, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesini ifade etmektedir. 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturmuş durumdayız. Geçen yıla göre, hava aracı sayımızı artırarak 161'e ulaştık. Su atma kapasitemiz de 462 ton oldu. Hava araçlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 4 bin 852 gölet ve havuz oluşturduk."
Yumaklı, görev yerlerine uğurlayacakları araçlarla birlikte 1953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, ormanların içinde yollar ve farklı tesislerin oluşturulmasıyla müdahale süresinin aşağı çekileceğine işaret etti.
Geçen yıl verilerine göre, orman yangınlarının yüzde 91'inin insan kaynaklı çıktığını anımsatan Yumaklı, ormanlarda ve orman yakınlarında ateş yakılmaması gerektiğini bildirdi.
Yumaklı, en küçük ihmalkarlığın bile büyük felaketlere yol açabileceğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle, ülkemizin dört bir yanında 'yeşil vatan' savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Bu vesileyle, 'yeşil vatan' uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum. Orman teşkilatımıza, her zaman çok ciddi bir şekilde destek veren, bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu büyük mücadelede yalnız değiliz, bunu biliyoruz."
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de yangın anında zamanla yarıştıklarını belirterek, yangınları haber alma sürelerinin 2 dakika, yangına ilk müdahaleyi yapma sürelerinin ise 11 dakika olduğunu söyledi.
Görev yerlerine uğurlayacakları araçların, orman yangınlarıyla mücadelenin önemli bir parçası olacağına işaret eden Karacabey, "Bu araçlar, ekiplerimizin sahadaki hareket kabiliyetini artıracak, yangınlara daha etkin bir müdahale imkanı sağlayacak ve 'yeşil vatan'ın korunması yolunda büyük güç sağlayacak" dedi.
Programın ardından Yumaklı, görev yerlerine gönderilecek araçları inceleyerek bilgi aldı.
Global Spor
"Wings For Life World Run Türkiye"de kazananlar belli oldu
Elde edilen gelirin omurilik felcinin tedavisiyle ilgili araştırmalara aktarmak amacıyla tüm dünyada eş zamanlı olarak düzenlenen organizasyonun Türkiye ayağına İstanbul ve İzmir ev sahipliği yaptı.
Bu yıl 13. kez düzenlenen Wings for Life World Run'a, 6 bini aşkın kişi katıldı. Koşular, İstanbul'da Kuruçeşme-Arnavutköy sahil şeridinde ve İzmir'de ise İnciraltı Kent Ormanı'nda yapıldı. İstanbul etabında 38.70 kilometre koşan Nuray Bulut Göktepe, kadınlarda en iyi dereceyi elde etti. Erkekler kategorisinde ise Canpolat Akbay, İstanbul'da 59.95 kilometrelik kat ederek Türkiye genelinde en uzun mesafeyi kat eden isim oldu. Akbay aynı zamanda, Wings For Life World Run'ı globalde 17. sırada noktaladı.
Dünyanın dört bir yanında düzenlenen koşunun Türkiye ayağında Red Bull sporcuları ile paralimpik milli sporcular da yer aldı.
İstanbul Kuruçeşme'de 3 bine yakın kişinin katılımıyla gerçekleşen koşuya Red Bull sporcuları Bahattin Sofuoğlu, Bora Altıntaş, Kübra Dağlı, Yunus Emre Gültekin, Red Bull oyuncuları İsmail Can Yerinde (Isopowerr) ile Ege Arseven de katıldı. Paralimpik milli sporcular Öznur Cüre Girdi, Nil Mısır, Yiğit Can Aydın ve Merve Nur Eroğlu da omurilik felçlileri için koşuya katıldı.
Milli voleybolcu Dilay Özdemir de omurilik felçlileri için koşanlar arasında yerini aldı.
Organizasyon kapsamında bu yıl tüm dünyada 10 milyon avroya yakın bağış toplandı.
Tüm dünyada toplam 346 bin 527 kişinin iyilik için koştuğu Wings for Life World Run'a Türkiye'den 6 bin 833 kişi kayıt oldu. Dünya çapında toplanan bağış miktarı 9.2 milyon avro oldu.
Toplanan bağışlar, merkezi Avusturya'nın Salzburg şehrinde olan Wings for Life Omurilik Araştırma Vakfı'na aktarılacak ve omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara fon sağlanacak.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Bu yıl 13. kez düzenlenen Wings for Life World Run'a, 6 bini aşkın kişi katıldı. Koşular, İstanbul'da Kuruçeşme-Arnavutköy sahil şeridinde ve İzmir'de ise İnciraltı Kent Ormanı'nda yapıldı. İstanbul etabında 38.70 kilometre koşan Nuray Bulut Göktepe, kadınlarda en iyi dereceyi elde etti. Erkekler kategorisinde ise Canpolat Akbay, İstanbul'da 59.95 kilometrelik kat ederek Türkiye genelinde en uzun mesafeyi kat eden isim oldu. Akbay aynı zamanda, Wings For Life World Run'ı globalde 17. sırada noktaladı.
Dünyanın dört bir yanında düzenlenen koşunun Türkiye ayağında Red Bull sporcuları ile paralimpik milli sporcular da yer aldı.
İstanbul Kuruçeşme'de 3 bine yakın kişinin katılımıyla gerçekleşen koşuya Red Bull sporcuları Bahattin Sofuoğlu, Bora Altıntaş, Kübra Dağlı, Yunus Emre Gültekin, Red Bull oyuncuları İsmail Can Yerinde (Isopowerr) ile Ege Arseven de katıldı. Paralimpik milli sporcular Öznur Cüre Girdi, Nil Mısır, Yiğit Can Aydın ve Merve Nur Eroğlu da omurilik felçlileri için koşuya katıldı.
Milli voleybolcu Dilay Özdemir de omurilik felçlileri için koşanlar arasında yerini aldı.
Organizasyon kapsamında bu yıl tüm dünyada 10 milyon avroya yakın bağış toplandı.
Tüm dünyada toplam 346 bin 527 kişinin iyilik için koştuğu Wings for Life World Run'a Türkiye'den 6 bin 833 kişi kayıt oldu. Dünya çapında toplanan bağış miktarı 9.2 milyon avro oldu.
Toplanan bağışlar, merkezi Avusturya'nın Salzburg şehrinde olan Wings for Life Omurilik Araştırma Vakfı'na aktarılacak ve omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara fon sağlanacak.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Gundem
MV Hondius gemisinden tahliye edilen iki kişinin hantavirüs testleri pozitif çıktı
Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, yaptığı açıklamada, gemiden tahliye edilen 5 Fransa vatandaşından birisinin hantavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu.
Kadın yolcunun tahliyesinden kısa süre sonra iyi hissetmediğini belirten Rist, diğer 4 yolcunun testinin ise negatif çıktığı bilgisini paylaştı.
Rist, 5 Fransa vatandaşının başkent Paris'te karantina altına alınacağını söyledi.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığının (HHS) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, gemiden tahliye edilen 17 ABD vatandaşının durumuna ilişkin, "Yolculardan ikisi aşırı dikkat gerektirdiği için koruma altına alınmıştır. Bir yolcuda hantavirüs testi hafif pozitif çıkarken diğer yolcuda hafif semptomlar gözlemlendi." ifadelerine yer verildi.
ABD'li yolcuların Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi'ne yerleştirilecekleri, detaylı klinik değerlendirmelerden geçirilecekleri bildirildi.
Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.
Kadın yolcunun tahliyesinden kısa süre sonra iyi hissetmediğini belirten Rist, diğer 4 yolcunun testinin ise negatif çıktığı bilgisini paylaştı.
Rist, 5 Fransa vatandaşının başkent Paris'te karantina altına alınacağını söyledi.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığının (HHS) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, gemiden tahliye edilen 17 ABD vatandaşının durumuna ilişkin, "Yolculardan ikisi aşırı dikkat gerektirdiği için koruma altına alınmıştır. Bir yolcuda hantavirüs testi hafif pozitif çıkarken diğer yolcuda hafif semptomlar gözlemlendi." ifadelerine yer verildi.
ABD'li yolcuların Nebraska Üniversitesi Tıp Merkezi'ne yerleştirilecekleri, detaylı klinik değerlendirmelerden geçirilecekleri bildirildi.
Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.
Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.
Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.
Yerel Ekonomi
Bilişim sektörü Türkiye'de buluşacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) edinilen bilgiye göre, Birleşmiş Milletlerin (BM) ihtisas kuruluşu konumundaki ve Türkiye'nin üyesi olduğu Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin (ITU) en kapsamlı etkinliklerinden biri olarak kabul edilen GSR, BTK ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.
2000 yılından bu yana düzenlenen GSR, başta ulusal telekomünikasyon, bilgi ve iletişim teknolojileri düzenleyici kurumları olmak üzere, politika yapıcıları ve ilgili tüm paydaşların üst düzey temsilcilerini bir araya getirerek, sektörün karşı karşıya olduğu güncel zorlukların, olası çözüm yollarının ve stratejik yaklaşımların ele alınmasına imkan sunacak.
Bu yönüyle GSR, düzenleyici kurumlar, politika yapıcılar, sektör liderleri ve diğer paydaşlar arasında etkileşimli ve çok paydaşlı diyalog platformu işlevi görüyor.
Yarın başlayacak ve 15 Mayıs'a kadar devam edecek sempozyum kapsamında belirlenen tema çerçevesinde güncel politika ve düzenleme alanlarına ilişkin tartışmalar yürütülerek, iyi uygulama örnekleri paylaşılacak.
GSR'ye BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu başkanlık yapacak. Etkinlik sonunda, düzenleyici otoritelere referans niteliği taşıyan ve iyi uygulama örneklerini içeren "GSR Best Practice Guidelines-En İyi Uygulama Örnekleri Rehberi", oturumların ana tartışma başlıklarını, üzerinde uzlaşılan hususları ve düzenleyicilere yönelik politika önerilerini özetleyen "Başkanın Raporu", "Sonuç Raporu" ve "Sonuç Beyanı" gibi temel dokümanlar yayımlanacak.
Daha önce ITU'nun en önemli etkinliklerinden Dünya Radyokomünikasyon Konferansı'na 2000 yılında, Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı'na 2002 yılında İstanbul'da ev sahipliği yapan ve Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nı da 2006'da Antalya'da düzenleyen Türkiye, başkent Ankara'da ilk kez böyle yüksek düzeyli bir ITU etkinliğini gerçekleştirmiş olacak.
"Dijital Sınırları Keşfetmek" temasıyla gerçekleştirilecek GSR'ye ITU üyesi birçok ülkeden bilgi ve iletişim teknolojileri ile telekomünikasyon alanında görevli bakanlıklar, düzenleyici kurumlar ve sektör paydaşlarından katılım bekleniyor.
GSR ile eş zamanlı olarak BTK yerleşkesinde ayrıca Avrasya Teknoloji Haftası Teknoloji Fuarı düzenlenecek.
2000 yılından bu yana düzenlenen GSR, başta ulusal telekomünikasyon, bilgi ve iletişim teknolojileri düzenleyici kurumları olmak üzere, politika yapıcıları ve ilgili tüm paydaşların üst düzey temsilcilerini bir araya getirerek, sektörün karşı karşıya olduğu güncel zorlukların, olası çözüm yollarının ve stratejik yaklaşımların ele alınmasına imkan sunacak.
Bu yönüyle GSR, düzenleyici kurumlar, politika yapıcılar, sektör liderleri ve diğer paydaşlar arasında etkileşimli ve çok paydaşlı diyalog platformu işlevi görüyor.
Yarın başlayacak ve 15 Mayıs'a kadar devam edecek sempozyum kapsamında belirlenen tema çerçevesinde güncel politika ve düzenleme alanlarına ilişkin tartışmalar yürütülerek, iyi uygulama örnekleri paylaşılacak.
GSR'ye BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu başkanlık yapacak. Etkinlik sonunda, düzenleyici otoritelere referans niteliği taşıyan ve iyi uygulama örneklerini içeren "GSR Best Practice Guidelines-En İyi Uygulama Örnekleri Rehberi", oturumların ana tartışma başlıklarını, üzerinde uzlaşılan hususları ve düzenleyicilere yönelik politika önerilerini özetleyen "Başkanın Raporu", "Sonuç Raporu" ve "Sonuç Beyanı" gibi temel dokümanlar yayımlanacak.
Daha önce ITU'nun en önemli etkinliklerinden Dünya Radyokomünikasyon Konferansı'na 2000 yılında, Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı'na 2002 yılında İstanbul'da ev sahipliği yapan ve Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nı da 2006'da Antalya'da düzenleyen Türkiye, başkent Ankara'da ilk kez böyle yüksek düzeyli bir ITU etkinliğini gerçekleştirmiş olacak.
"Dijital Sınırları Keşfetmek" temasıyla gerçekleştirilecek GSR'ye ITU üyesi birçok ülkeden bilgi ve iletişim teknolojileri ile telekomünikasyon alanında görevli bakanlıklar, düzenleyici kurumlar ve sektör paydaşlarından katılım bekleniyor.
GSR ile eş zamanlı olarak BTK yerleşkesinde ayrıca Avrasya Teknoloji Haftası Teknoloji Fuarı düzenlenecek.
Yerel Gundem
Batman'da feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı
Batman'da kamyon ile otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Yerel Gundem
Kayseri'nin denizi Yamula Barajı'nda balıkçının yüzü gülüyor
"Kayseri'nin denizi" olarak nitelendirilen Yamula Barajı'nda bu yılki yağışların etkisiyle doluluk oranının yüzde 72'ye ulaşması balık üreticilerini sevindirdi.
Kızılırmak Nehri üzerine kurulu, 2003 yılında su tutulmaya başlanan, kente 25 kilometre uzaklıktaki baraj, 3 milyar 476 milyon metreküplük su kapasitesine sahip.
Kuraklık nedeniyle geçen yıl doluluk oranı yüzde 21 seviyesine kadar gerileyen barajda, bu yıl yağışların etkisiyle su seviyesi yüzde 72'ye kadar yükselerek 2 milyar 903 milyon 796 bin metreküplük su hacmine ulaştı.
Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed, bu yıl yağışlardaki verimin kendilerine olumlu yansıdığını söyledi.
Barajın önemli bir balık üretim merkezi olduğunu belirten Sermed, "Burası mevsimlik bir baraj. 12 ay üretim yapamayan, su ısısı açısından sadece 7-8 ay üretim yapılan bir baraj. Burada 22 civarında firmamız var. Bu firmalar burada ya somon adayı üretir ya da somon üretir. Bizim burada kendi grubumuz, 5 firmamız da Türk somonu üretmektedir. Yamula Barajı'nın en son kayıtlara göre 27 bin ton civarında kapasitesi vardır ama daha henüz oraya ulaşmadı. Yamula genelinde 1000'e yakın kafes var. Üretim olarak 12 bin, 13 bin ton civarlarındayız ama burada çok rahat 25 bin ton Türk somonu üretilebilir." diye konuştu.
Bu yıl yağışların oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Sermed, şöyle devam etti:
"Bu yılın sevindirici haberi, Yamula Barajı'nda su seviyesini ilk defa bu kadar yüksek görüyoruz. Bu balık refahı, sağlığı ve üretim kapasiteleri açısından çok sevindirici. Bu sadece Kayseri Yamula Barajı için değil, Türkiye'nin aşağı yukarı bütün barajları için geçerli. Çok yağış demek çok su demek, çok su demek de çok balık demek. Yani çok balık dememin anlamı şu, balık sağlığı, refahı, kalitesi, lezzeti açısından yüksek oksijenli soğuk sulara ihtiyaç vardır. Şu anda Yamula tam bunu sağlıyor. Yağışların üretime çok önemli ve olumlu bir katkısı var. Geçen sene bu aylarda yüzde 20 civarında doluluk vardı. Bu seviye yüzde 17'lere kadar düşmüştü. Bu sene şu anda kayıtlarda yüzde 70 civarında görünüyor ama burada yüzde 80-85 doluluk var. Bu baraj dikeyde 30 metre kot kazandı."
Sermed, kaliteli balık üretiminde kaliteli su ile beraber kaliteli işçilik ve yem gibi faktörlerin de etkili olduğunu dile getirdi.
Burada ortak hareket etmelere gerektiğine dikkati çeken Sermed, "Balıkçılık öyle öyle bir mesele ki sadece burada balık üretmek yetmiyor. Bunu en iyi bir şekilde tüketiciye ulaştırmak lazım. Bir kere bu, soğuk su balığı. Soğuk su balığı bol oksijene ve bol suya ihtiyaç duyar. Yağışlar çok olduğu zaman, baraj seviyeleri yüksek olduğu zaman balığın rengi, tadı, büyümesi, verimi güzel olur. Yağışların, su seviyelerinin yüksek olması, barajların dolu olması da bu balığın her şeyidir. Kalitesi için her şeydir. Biz, 'Bol balıklı sofralar, çok akıllı çocuklar.' diyoruz." ifadelerini kullandı.
Yamula Barajı'nda balık üretimi yapan Emre Ergin de burada 5 işletmede 4 bin 750 ton kapasiteyle Türk somonu ürettiklerini söyledi.
Şu anda suyun ve ihracat durumuna göre kapasitelerini ayarladıklarını ifade eden Ergin, şunları kaydetti:
"Bu sene yaklaşık 2 bin-2 bin 500 ton civarı bir rakam yapmayı düşünüyoruz. Yapacağız gibi de görünüyor ama 4 bin 750 ton kapasitelere kadar çıkmamız da mümkün. Su seviyesinin artması üretim açısından olumlu. Verimli bir sezona ilerliyoruz. Su seviyesinin yüksek olması balık refahına olumlu yönde etki sağlıyor. Sürekli yüksek seviyelerde su olması üretim kapasitelerinin artmasına da neden olacaktır. Yaklaşık 8 yıl önce bu seviyelerdeydi. 8 yıl boyunca şu anki su seviyesinin yaklaşık 20 ila 30 metre daha altındaydı. Bu sene bu seviyelere tekrar çıktı. Tahmini 5-6 metre daha yükselme gibi bir durumu var."
Kızılırmak Nehri üzerine kurulu, 2003 yılında su tutulmaya başlanan, kente 25 kilometre uzaklıktaki baraj, 3 milyar 476 milyon metreküplük su kapasitesine sahip.
Kuraklık nedeniyle geçen yıl doluluk oranı yüzde 21 seviyesine kadar gerileyen barajda, bu yıl yağışların etkisiyle su seviyesi yüzde 72'ye kadar yükselerek 2 milyar 903 milyon 796 bin metreküplük su hacmine ulaştı.
Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed, bu yıl yağışlardaki verimin kendilerine olumlu yansıdığını söyledi.
Barajın önemli bir balık üretim merkezi olduğunu belirten Sermed, "Burası mevsimlik bir baraj. 12 ay üretim yapamayan, su ısısı açısından sadece 7-8 ay üretim yapılan bir baraj. Burada 22 civarında firmamız var. Bu firmalar burada ya somon adayı üretir ya da somon üretir. Bizim burada kendi grubumuz, 5 firmamız da Türk somonu üretmektedir. Yamula Barajı'nın en son kayıtlara göre 27 bin ton civarında kapasitesi vardır ama daha henüz oraya ulaşmadı. Yamula genelinde 1000'e yakın kafes var. Üretim olarak 12 bin, 13 bin ton civarlarındayız ama burada çok rahat 25 bin ton Türk somonu üretilebilir." diye konuştu.
Bu yıl yağışların oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Sermed, şöyle devam etti:
"Bu yılın sevindirici haberi, Yamula Barajı'nda su seviyesini ilk defa bu kadar yüksek görüyoruz. Bu balık refahı, sağlığı ve üretim kapasiteleri açısından çok sevindirici. Bu sadece Kayseri Yamula Barajı için değil, Türkiye'nin aşağı yukarı bütün barajları için geçerli. Çok yağış demek çok su demek, çok su demek de çok balık demek. Yani çok balık dememin anlamı şu, balık sağlığı, refahı, kalitesi, lezzeti açısından yüksek oksijenli soğuk sulara ihtiyaç vardır. Şu anda Yamula tam bunu sağlıyor. Yağışların üretime çok önemli ve olumlu bir katkısı var. Geçen sene bu aylarda yüzde 20 civarında doluluk vardı. Bu seviye yüzde 17'lere kadar düşmüştü. Bu sene şu anda kayıtlarda yüzde 70 civarında görünüyor ama burada yüzde 80-85 doluluk var. Bu baraj dikeyde 30 metre kot kazandı."
Sermed, kaliteli balık üretiminde kaliteli su ile beraber kaliteli işçilik ve yem gibi faktörlerin de etkili olduğunu dile getirdi.
Burada ortak hareket etmelere gerektiğine dikkati çeken Sermed, "Balıkçılık öyle öyle bir mesele ki sadece burada balık üretmek yetmiyor. Bunu en iyi bir şekilde tüketiciye ulaştırmak lazım. Bir kere bu, soğuk su balığı. Soğuk su balığı bol oksijene ve bol suya ihtiyaç duyar. Yağışlar çok olduğu zaman, baraj seviyeleri yüksek olduğu zaman balığın rengi, tadı, büyümesi, verimi güzel olur. Yağışların, su seviyelerinin yüksek olması, barajların dolu olması da bu balığın her şeyidir. Kalitesi için her şeydir. Biz, 'Bol balıklı sofralar, çok akıllı çocuklar.' diyoruz." ifadelerini kullandı.
Yamula Barajı'nda balık üretimi yapan Emre Ergin de burada 5 işletmede 4 bin 750 ton kapasiteyle Türk somonu ürettiklerini söyledi.
Şu anda suyun ve ihracat durumuna göre kapasitelerini ayarladıklarını ifade eden Ergin, şunları kaydetti:
"Bu sene yaklaşık 2 bin-2 bin 500 ton civarı bir rakam yapmayı düşünüyoruz. Yapacağız gibi de görünüyor ama 4 bin 750 ton kapasitelere kadar çıkmamız da mümkün. Su seviyesinin artması üretim açısından olumlu. Verimli bir sezona ilerliyoruz. Su seviyesinin yüksek olması balık refahına olumlu yönde etki sağlıyor. Sürekli yüksek seviyelerde su olması üretim kapasitelerinin artmasına da neden olacaktır. Yaklaşık 8 yıl önce bu seviyelerdeydi. 8 yıl boyunca şu anki su seviyesinin yaklaşık 20 ila 30 metre daha altındaydı. Bu sene bu seviyelere tekrar çıktı. Tahmini 5-6 metre daha yükselme gibi bir durumu var."
Yerel Gundem
Keban Barajı'nın tahliye kapakları 7 yıl aradan sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.
Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.
Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.
İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.
Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.
Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.
Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.
Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.
Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.
Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.
Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.
İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.
Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.
Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.
Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.
Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.
Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.
Yerel Gundem
Hayvancılık merkezlerinde bayram hareketliliği arttı
Yüz ölçümünün büyük bölümünde tarım ve hayvancılık yapılan kent, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığıyla ülkenin önde gelen illeri arasında yer alıyor.
Yılın 4 mevsimi hayvan ticaretinin yapıldığı Ağrı Hayvan Borsası'nda Kurban Bayramı öncesi hareketlilik arttı.
Köylerde çiftçilik yapan besiciler, zorlu koşullarda besledikleri büyükbaş hayvanlarını sabah erken saatlerinde kamyonetlerle hayvan pazarına getiriyor.
Besiciler ile alıcılar arasında zaman zaman sıkı pazarlıkların yaşandığı hayvan pazarındaki yoğunluk dronla görüntülendi.
Yılın 4 mevsimi hayvan ticaretinin yapıldığı Ağrı Hayvan Borsası'nda Kurban Bayramı öncesi hareketlilik arttı.
Köylerde çiftçilik yapan besiciler, zorlu koşullarda besledikleri büyükbaş hayvanlarını sabah erken saatlerinde kamyonetlerle hayvan pazarına getiriyor.
Besiciler ile alıcılar arasında zaman zaman sıkı pazarlıkların yaşandığı hayvan pazarındaki yoğunluk dronla görüntülendi.
Yerel Gundem
8 il için sarı uyarı: Yerel kuvvetli yağışlara dikkat
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan tahmine göre, öğle saatlerinden itibaren Çorum, Amasya, Tokat ve Yozgat çevreleri ile Sivas'ın kuzey, Samsun'un ve Ordu'nun iç kesimlerinde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.
Kuvvetli yağışların akşam saatlerine kadar sürmesi öngörüldüğünden, ani sel, su baskını, yıldırım ve yerel dolu yağışı gibi hava olaylarının hayatı olumsuz etkileyebileceği bildirildi. Ayrıca yağış anında oluşabilecek kuvvetli rüzgar ve kısa süreli hortum riski ile ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekildi.
Ayrıca, kuvvetli yağış beklenen, Amasya, Çankırı, Çorum, Ordu, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat için "sarı" kodlu uyarıda bulunuldu.
Yetkililer, bölge genelinde beklenen sağanak nedeniyle oluşabilecek tüm olumsuzluklara karşı bölgedeki vatandaşların ve ilgili birimlerin dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı.
Kuvvetli yağışların akşam saatlerine kadar sürmesi öngörüldüğünden, ani sel, su baskını, yıldırım ve yerel dolu yağışı gibi hava olaylarının hayatı olumsuz etkileyebileceği bildirildi. Ayrıca yağış anında oluşabilecek kuvvetli rüzgar ve kısa süreli hortum riski ile ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekildi.
Ayrıca, kuvvetli yağış beklenen, Amasya, Çankırı, Çorum, Ordu, Samsun, Sivas, Tokat ve Yozgat için "sarı" kodlu uyarıda bulunuldu.
Yetkililer, bölge genelinde beklenen sağanak nedeniyle oluşabilecek tüm olumsuzluklara karşı bölgedeki vatandaşların ve ilgili birimlerin dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı.
Global Spor
Avrupa'nın 5 büyük liginde şampiyonluğunu ilan eden üçüncü takım Barcelona oldu
İngiltere'de (Premier Lig) Arsenal, Fransa'da (Ligue 1) Paris Saint-Germain (PSG), puan tablosunun zirvesinde yer aldı. Almanya'da (Bundesliga) Bayern Münih üç hafta önce, İtalya'da (Serie A) ise Inter geçen hafta şampiyonluğunu ilan etmişti.
LaLiga'da lider Barcelona, sahasında ağırladığı Real Madrid'i 2-0 yenerek üst üste ikinci şampiyonluğunu kazandı.
Camp Nou Stadı'ndaki karşılaşmada Barcelona'ya tarihinin 29. şampiyonluğunu getiren golleri Marcus Rashford ve Ferran Torres attı.
Real Madrid'de sakatlığı bulunan milli futbolcu Arda Güler, forma giymedi.
Villarreal'in deplasmanda Mallorca ile 1-1 berabere kaldığı haftada, Atletico Madrid ise sahasında Celta Vigo'ya 1-0 yenildi.
Ligin 35. haftasında Barcelona, 91 puanla zirvede yer alırken, Real Madrid 77 puanla ikinci, Villarreal 69 puanla üçüncü, Atletico Madrid 63 puanla dördüncü sırada yer alıyor.
İngiltere Premier Lig'de büyük heyecana sahne olan şampiyonluk yarışında lider Arsenal ve en yakın takipçisi Manchester City, haftayı galibiyetle kapadı.
Londra derbisinde West Ham United'a konuk olan Arsenal, 83. dakikada Leandro Trossard'ın attığı golle sahadan 1-0 galip ayrıldı.
Ev sahibi ekip, 90+5. dakikada ceza alanında oluşan karambolde Callum Wilson ile berberliği yakaladı ancak VAR incelemesinin ardından hakem Chris Kavanagh, Pablo'nun Arsenal kalecisi David Raya'ya faul yaptığı gerekçesiyle golü iptal etti.
Manchester City, sahasında ağırladığı Brentford'u, Jeremy Doku, Erling Haaland ve Omar Marmoush'un golleriyle 3-0 mağlup etti.
Deplasmanda Liverpool ile 1-1 berabere kalan Chelsea, ligde 6 hafta sonra puan alırken, Manchester United ise Sunderland ise 0-0 beraber kaldı.
Ligde 36. haftanın ardından Arsenal, 79 puanla liderlik koltuğunda oturuyor. Bir maçı eksik Manchester City 74, Manchester United 65, Liverpool ve Aston Villa ise 59'ar puan topladı.
Ligue 1'de lider PSG, sahasında ağırladığı Brest'i, Desire Doue'nin golüyle 1-0 mağlup etti.
Başkent temsilcisi, 13 Mayıs Çarşamba günü Lens deplasmanında 1 puan alması halinde şampiyonluğunu ilan edecek.
Liderin en yakın takipçisi Lens, sahasında Nantes'ı Mezian Soares'in golüyle geçerken, kalesini Berke Özer'in koruduğu Lille, deplasmanda Monaco'yu 1-0 mağlup etti.
Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılmak için mücadele eden Lyon ise deplasmanda Toulouse'a 2-1 yenildi.
Ligin 33. haftasında PSG, 73 puanla zirvedeki yerini korudu. Lens 67, Lille 61 ve Lyon 60 puan elde etti.
Serie A'da geçen hafta şampiyonluğunu ilan eden Inter, deplasmanda Lazio'yu 3-0 yendi. Inter'e galibiyeti getiren golleri Lautaro Martinez, Petar Sucic ve Henrikh Mkhitaryan attı.
Milli futbolcu Kenan Yıldız'ın 83 dakika sahada kaldığı maçta Juventus, Dusan Vlahovic'in golüyle deplasmanda Lecce'yi 1-0 mağlup etti.
Zirveyi takip eden takımlardan Milan, 5 gollü karşılaşmada Atalanta'ya 3-2 mağlup olurken, Roma deplasmanda Parma'yı 3-2 yendi.
Torino, evinde Sassuolo'yu 2-1'lik skorla geçti. Ev sahibi ekipte Emirhan İlkhan, 67. dakikada oyuna girdi.
Inter, 36. haftada 85 puana ulaştı. Bir maçı eksik Napoli'nin 70, Juventus'un 68, Milan ve Roma'nın 67'şer puanı bulunuyor.
Bundesliga'da şampiyon Bayern Münih, deplasmanda karşılaştığı Wolfsburg'u Michael Olise'nin golüyle 1-0 yendi.
Haftanın açılış maçında Borussia Dortmund, sahasında Eintracht Frankfurt'u 3-2 mağlup etti. Ev sahibi ekipte forma giyen Salih Özcan, 78. dakikada oyuna girdi.
Leipzig, son sıradaki St. Pauli'yi 2-1, Stuttgart ise Bayer Leverkusen'i 3-1'lik skorlarla geçti.
Hoffenheim, Ozan Kabak'ın 90 dakika forma giydiği maçta Werder Bremen'i tek golle mağlup etti.
Heidenheim'ın deplasmanda Köln'ü 3-1 yendiği maçta, konuk takımda Eren Dinkçi 83, ev sahibi ekipte ise Cenk Özkacar 89 dakika görev yaptı.
Bayern Münih, 33 haftası geride kalan ligde 86 puana ulaştı. Borussia Dortmund 70, Leipzig 65, Stuttgart ve Hoffenheim 61'er puan topladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
LaLiga'da lider Barcelona, sahasında ağırladığı Real Madrid'i 2-0 yenerek üst üste ikinci şampiyonluğunu kazandı.
Camp Nou Stadı'ndaki karşılaşmada Barcelona'ya tarihinin 29. şampiyonluğunu getiren golleri Marcus Rashford ve Ferran Torres attı.
Real Madrid'de sakatlığı bulunan milli futbolcu Arda Güler, forma giymedi.
Villarreal'in deplasmanda Mallorca ile 1-1 berabere kaldığı haftada, Atletico Madrid ise sahasında Celta Vigo'ya 1-0 yenildi.
Ligin 35. haftasında Barcelona, 91 puanla zirvede yer alırken, Real Madrid 77 puanla ikinci, Villarreal 69 puanla üçüncü, Atletico Madrid 63 puanla dördüncü sırada yer alıyor.
İngiltere Premier Lig'de büyük heyecana sahne olan şampiyonluk yarışında lider Arsenal ve en yakın takipçisi Manchester City, haftayı galibiyetle kapadı.
Londra derbisinde West Ham United'a konuk olan Arsenal, 83. dakikada Leandro Trossard'ın attığı golle sahadan 1-0 galip ayrıldı.
Ev sahibi ekip, 90+5. dakikada ceza alanında oluşan karambolde Callum Wilson ile berberliği yakaladı ancak VAR incelemesinin ardından hakem Chris Kavanagh, Pablo'nun Arsenal kalecisi David Raya'ya faul yaptığı gerekçesiyle golü iptal etti.
Manchester City, sahasında ağırladığı Brentford'u, Jeremy Doku, Erling Haaland ve Omar Marmoush'un golleriyle 3-0 mağlup etti.
Deplasmanda Liverpool ile 1-1 berabere kalan Chelsea, ligde 6 hafta sonra puan alırken, Manchester United ise Sunderland ise 0-0 beraber kaldı.
Ligde 36. haftanın ardından Arsenal, 79 puanla liderlik koltuğunda oturuyor. Bir maçı eksik Manchester City 74, Manchester United 65, Liverpool ve Aston Villa ise 59'ar puan topladı.
Ligue 1'de lider PSG, sahasında ağırladığı Brest'i, Desire Doue'nin golüyle 1-0 mağlup etti.
Başkent temsilcisi, 13 Mayıs Çarşamba günü Lens deplasmanında 1 puan alması halinde şampiyonluğunu ilan edecek.
Liderin en yakın takipçisi Lens, sahasında Nantes'ı Mezian Soares'in golüyle geçerken, kalesini Berke Özer'in koruduğu Lille, deplasmanda Monaco'yu 1-0 mağlup etti.
Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılmak için mücadele eden Lyon ise deplasmanda Toulouse'a 2-1 yenildi.
Ligin 33. haftasında PSG, 73 puanla zirvedeki yerini korudu. Lens 67, Lille 61 ve Lyon 60 puan elde etti.
Serie A'da geçen hafta şampiyonluğunu ilan eden Inter, deplasmanda Lazio'yu 3-0 yendi. Inter'e galibiyeti getiren golleri Lautaro Martinez, Petar Sucic ve Henrikh Mkhitaryan attı.
Milli futbolcu Kenan Yıldız'ın 83 dakika sahada kaldığı maçta Juventus, Dusan Vlahovic'in golüyle deplasmanda Lecce'yi 1-0 mağlup etti.
Zirveyi takip eden takımlardan Milan, 5 gollü karşılaşmada Atalanta'ya 3-2 mağlup olurken, Roma deplasmanda Parma'yı 3-2 yendi.
Torino, evinde Sassuolo'yu 2-1'lik skorla geçti. Ev sahibi ekipte Emirhan İlkhan, 67. dakikada oyuna girdi.
Inter, 36. haftada 85 puana ulaştı. Bir maçı eksik Napoli'nin 70, Juventus'un 68, Milan ve Roma'nın 67'şer puanı bulunuyor.
Bundesliga'da şampiyon Bayern Münih, deplasmanda karşılaştığı Wolfsburg'u Michael Olise'nin golüyle 1-0 yendi.
Haftanın açılış maçında Borussia Dortmund, sahasında Eintracht Frankfurt'u 3-2 mağlup etti. Ev sahibi ekipte forma giyen Salih Özcan, 78. dakikada oyuna girdi.
Leipzig, son sıradaki St. Pauli'yi 2-1, Stuttgart ise Bayer Leverkusen'i 3-1'lik skorlarla geçti.
Hoffenheim, Ozan Kabak'ın 90 dakika forma giydiği maçta Werder Bremen'i tek golle mağlup etti.
Heidenheim'ın deplasmanda Köln'ü 3-1 yendiği maçta, konuk takımda Eren Dinkçi 83, ev sahibi ekipte ise Cenk Özkacar 89 dakika görev yaptı.
Bayern Münih, 33 haftası geride kalan ligde 86 puana ulaştı. Borussia Dortmund 70, Leipzig 65, Stuttgart ve Hoffenheim 61'er puan topladı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Spor
Beşiktaş'ta sezon istikrarsız ve kupasız geçti
Siyah-beyazlılar, 2020-2021 sezonunda elde edilen şampiyonluğun ardından yönetim, teknik heyet ve kadroda bir türlü istikrarı sağlayamadı.
Söz konusu istikrarsızlık, bu süreçte Süper Lig'de sahadaki sonuçlara yansıdı. Beşiktaş, ligde son şampiyonluğun ardından zirve yarışının uzağında kaldı ve son 5 sezonda ilk 2 sıraya giremedi.
Ligde bir haftası kalan sezonu 4. sırada bitirmesi kesinleşen siyah-beyazlı ekip, söz konusu zaman diliminde 2 kez TFF Süper Kupa'yı, 1 kez de Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.
Beşiktaş'ta istikrarsız yapı yönetimde de kendini gösterdi.
Son şampiyonlukta başkanlık koltuğunda oturan Ahmet Nur Çebi, Ekim 2019'dan başladığı görevini 3 Aralık 2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul ile bıraktı.
Aynı gün yapılan olağanüstü genel kurulu kazanarak başkan seçilen Hasan Arat'ın dönemi ise uzun sürmedi. Üst üste alınan olumsuz saha sonuçlarının ardından toplamda 363 gün yaptığı başkanlık görevinden ayrılan Arat'ın yerine ikinci başkan Hüseyin Yücel başkanlık koltuğuna oturdu.
Hüseyin Yücel, yaklaşık 1 ay görev yaparken bir kez daha yapılan olağanüstü genel kurulla bu kez Serdal Adalı görevi devraldı.
Bu kısa dönemde 4 başkanın görev yapması, teknik heyet ve oyuncu kadrolarında da istikrarı önledi.
Beşiktaş'ta son 5 sezonda 9 teknik adam görev yaptı.
Siyah-beyazlılarda 2020-2021'de şampiyonluğun mimarı teknik direktör Sergen Yalçın, bir sonraki sezon alınan kötü sonuçların ardından Aralık 2021'de görevinden istifa etti.
2021-2022 sezonundan bu yana teknik direktör konusunda istikrar sağlayamayan Beşiktaş'ta sırasıyla Önder Karaveli, Valerien Ismael, Burak Yılmaz, Rıza Çalımbay, Serdar Topraktepe, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer görev yaptı.
Siyah-beyazlılar, bu sezon başında Avrupa kupalarına play-off turunda veda edince Ole Gunnar Solskjaer ile yollarını ayırdı. Norveçli teknik adamın yerine Sergen Yalçın göreve geldi.
Siyah-beyazlılarda kupasız geçen sezonun ardından teknik direktör Sergen Yalçın'ın geleceği de tartışma konusu.
Beşiktaş'ta son 5 sezonda kaleci Ersin Destanoğlu, istikrarıyla ön plana çıkıyor.
Siyah-beyazlı formayı ilk olarak 2019-2020 sezonunda giyen 25 yaşındaki eldiven, mevcut takımda aktif olarak görev yapan en eski oyuncu konumunda.
Beşiktaş'ta aralıksız 7. sezonunu geride bırakmaya hazırlanan Ersin, tüm kulvarlarda 150 maçta siyah-beyazlıların kalesini korudu.
Sergen Yalçın'ın ilk döneminde de vazgeçmediği Ersin Destanoğlu, bu sezon 31 maçta görev yaptı.
Kadro istikrarını son yıllarda yakalayamayan Beşiktaş'ta bu sezon Necip Uysal konusunda da önemli bir karar alındı.
Siyah-beyazlı forma altında 22. yılını geçiren Necip Uysal, takımın en eski oyuncusu konumundayken alınan kararla kadro dışı kaldı.
Oyuncu kadrosunun sürekli değiştiği Beşiktaş'ta takımın "bayrak" isimlerinden olan 35 yaşındaki eski kaptan, bu kararın ardından sezon sonunda futbolu bırakacağını açıkladı.
Üç sezon Rangers formasını terlettikten sonra Ağustos 2025'te Beşiktaş'a dönen Rıdvan Yılmaz ile Salih Uçan ve Kartal Kayra Yılmaz da siyah-beyazlı ekibin en eski isimlerinden.
Son dönemde Beşiktaş formasını en uzun süre giyen yabancı futbolcu Milot Rashica oldu.
Siyah-beyazlı takımdaki 3. sezonunu geride bırakmaya hazırlanan Kosovalı futbolcu, Beşiktaş formasını tüm kulvarlarda 115 karşılaşmada giydi.
Milot Rashica'yı 2 sezondur takımda yer alan Alman stoper Felix Uduokhai takip etti. Uduokhai, iki sezonda 58 maçta görev yaptı.
Diğer yabancı oyuncular ise siyah-beyazlı takımdaki ilk sezonlarını yaşadı.
Yönetim ve teknik adam konusundaki istikrarsızlık, oyuncu transferlerine yansıdı.
Siyah-beyazlı ekip, son şampiyonluğun yaşandığı 2020-2021 sezonu da dahil edildiğinde transfer dönemlerini hareketli geçirdi.
İlk olarak 2020-2021'de 13 oyuncuyu renklerine bağlayan Beşiktaş, 27 oyuncuyu ise farklı ekiplere yolladı.
Siyah-beyazlılardaki oyuncu hareketliliği diğer sezonlarda da sürdü.
Beşiktaş'ta sırasıyla 2021-2022'de 12 oyuncu takıma katılırken, 18 futbolcu ise bonservisiyle ya da kiralık olarak gönderildi. Sonraki sezon ise siyah-beyazlılar 18 isimle kadrosunu güçlendirirken, 32 oyuncu takımdan ayrıldı. 2023-2024 sezonunda Beşiktaş'ta 15 futbolcuyla sözleşme imzalanırken, 26 oyuncuya veda edildi.
Siyah-beyazlıların en az takviye yaptığı transfer dönemi ise Serdal Adalı'nın göreve geldiği ilk günlerde yaşandı. Hasan Arat yönetimi sezon başında 8 transfer gerçekleştirirken Adalı, devre arasında 2 takviye yaptı. Beşiktaş, geçen sezon toplamda 10 futbolcu transfer ederken, 32 oyuncuyla vedalaştı.
Beşiktaş'ta bu sezon 19 oyuncu takıma katılırken, 34 futbolcuyla yol ayrımına gidildi.
Siyah-beyazlılarda sezon öncesi Avusturya kampına katılan 35 oyuncudan ise 25'i takımdan gönderildi.
Beşiktaş, Avusturya'daki yaz kampında yer alan Mert Günok, Göktuğ Baytekin, Jonas Svensson, Tayyip Talha Sanuç, Gabriel Paulista, Serkan Emrecan Terzi, Mustafa Azem Yortaç, David Jurasek, Tayfur Bingöl, Emrecan Uzunhan, Rafa Silva, Ernest Muçi, Gedson Fernandes, Joao Mario, Elan Ricardo, Keny Arroyo, Amir Hadziahmetovic, Fahri Kerem Ay, Al Musrati, Jean Onana, Demir Ege Tıknaz, Can Keleş, Bakhtiyor Zainutdinov, Tammy Abraham ve Semih Kılıçsoy ile vedalaştı.
Beşiktaş'ta kampta bulunan oyunculardan Ersin Destanoğlu, Emir Yaşar, Emre Bilgin, Felix Uduokhai, Emirhan Topçu, Salih Uçan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz ve Mustafa Erhan Hekimoğlu kadroda yer alan oyuncular olarak göze çarptı.
Siyah-beyazlıların bu sezonki transfer hareketliliği şöyle:
Gelenler: David Jurasek (Benfica-kiralık), Tammy Abraham (Roma-kiralık), Orkun Kökçü (Benfica-kiralık), Wilfred Ndidi (Leicester City), Taylan Bulut (Schalke 04), Rıdvan Yılmaz (Rangers), El Bilal Toure (Atalanta-kiralık), Tiago Djalo (Juventus), Vaclav Cerny (Wolfsburg), Cengiz Ünder (Fenerbahçe-kiralık), Gökhan Sazdağı (Kayserispor), Jota Silva (Nottingham Forest-kiralık), Yasin Özcan (Aston Villa-kiralık), Kristjan Asllani (Inter-kiralık), Junior Olaitan (Göztepe), Hyeon-gyu Oh (Genk), Emmanuel Agbadou (Wolverhampton), Amir Murillo (Marsilya), Devis Vasquez (Roma-kiralık)
Gidenler: Gedson Fernandes (Spartak Moskova), Keny Arroyo (Cruzeiro), Bakhtiyor Zaynutdinov (Dinamo Moskova), Moatasem Al-Musrati (Verona-kiralık), Jackson Muleka (Al Kholood), Semih Kılıçsoy (Cagliari-kiralık), Onur Bulut (RAMS Başakşehir), Arthur Masuaku (Sunderland), Ciro Immobile (Bologna), Fahri Kerem Ay (İstanbulspor-kiralık), Adnan Karahisar (Adana 01 FK-kiralık), Göktuğ Baytekin (Sakaryaspor-kiralık), Yakup Arda Kılıç (Novi Pazar/Karşıyaka-kiralık), Amir Hadziahmetovic (Hull City-kiralık), Elan Ricardo (Athletico Paranaense/Deportes Tolima-kiralık), Can Keleş (Kocaelispor), Jean Onana (Genoa-kiralık), Kerem Atakan Kesgin (Sivasspor), Tayfur Bingöl (Kocaelispor), Emrecan Terzi (Serikspor/Sakaryaspor-kiralık), Arda Berk Özüarap (68 Aksarayspor-kiralık), Azad Demir (Galata SK), Ernest Muçi (Trabzonspor-kiralık), Tayyip Talha Sanuç (Gaziantep FK-kiralık), Joao Mario (AEK-kiralık), Emrecan Uzunhan (İstanbulspor-kiralık), Mert Günok (Fenerbahçe), Gabriel Paulista (Corinthians), Jonas Svensson (Rosenborg), David Jurasek (Kiralıktan döndü/Benfica), Demir Ege Tıknaz (Braga), Rafa Silva (Benfica), Tammy Abraham (Aston Villa), Alex Oxlade-Chamberlain.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Söz konusu istikrarsızlık, bu süreçte Süper Lig'de sahadaki sonuçlara yansıdı. Beşiktaş, ligde son şampiyonluğun ardından zirve yarışının uzağında kaldı ve son 5 sezonda ilk 2 sıraya giremedi.
Ligde bir haftası kalan sezonu 4. sırada bitirmesi kesinleşen siyah-beyazlı ekip, söz konusu zaman diliminde 2 kez TFF Süper Kupa'yı, 1 kez de Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü.
Beşiktaş'ta istikrarsız yapı yönetimde de kendini gösterdi.
Son şampiyonlukta başkanlık koltuğunda oturan Ahmet Nur Çebi, Ekim 2019'dan başladığı görevini 3 Aralık 2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul ile bıraktı.
Aynı gün yapılan olağanüstü genel kurulu kazanarak başkan seçilen Hasan Arat'ın dönemi ise uzun sürmedi. Üst üste alınan olumsuz saha sonuçlarının ardından toplamda 363 gün yaptığı başkanlık görevinden ayrılan Arat'ın yerine ikinci başkan Hüseyin Yücel başkanlık koltuğuna oturdu.
Hüseyin Yücel, yaklaşık 1 ay görev yaparken bir kez daha yapılan olağanüstü genel kurulla bu kez Serdal Adalı görevi devraldı.
Bu kısa dönemde 4 başkanın görev yapması, teknik heyet ve oyuncu kadrolarında da istikrarı önledi.
Beşiktaş'ta son 5 sezonda 9 teknik adam görev yaptı.
Siyah-beyazlılarda 2020-2021'de şampiyonluğun mimarı teknik direktör Sergen Yalçın, bir sonraki sezon alınan kötü sonuçların ardından Aralık 2021'de görevinden istifa etti.
2021-2022 sezonundan bu yana teknik direktör konusunda istikrar sağlayamayan Beşiktaş'ta sırasıyla Önder Karaveli, Valerien Ismael, Burak Yılmaz, Rıza Çalımbay, Serdar Topraktepe, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer görev yaptı.
Siyah-beyazlılar, bu sezon başında Avrupa kupalarına play-off turunda veda edince Ole Gunnar Solskjaer ile yollarını ayırdı. Norveçli teknik adamın yerine Sergen Yalçın göreve geldi.
Siyah-beyazlılarda kupasız geçen sezonun ardından teknik direktör Sergen Yalçın'ın geleceği de tartışma konusu.
Beşiktaş'ta son 5 sezonda kaleci Ersin Destanoğlu, istikrarıyla ön plana çıkıyor.
Siyah-beyazlı formayı ilk olarak 2019-2020 sezonunda giyen 25 yaşındaki eldiven, mevcut takımda aktif olarak görev yapan en eski oyuncu konumunda.
Beşiktaş'ta aralıksız 7. sezonunu geride bırakmaya hazırlanan Ersin, tüm kulvarlarda 150 maçta siyah-beyazlıların kalesini korudu.
Sergen Yalçın'ın ilk döneminde de vazgeçmediği Ersin Destanoğlu, bu sezon 31 maçta görev yaptı.
Kadro istikrarını son yıllarda yakalayamayan Beşiktaş'ta bu sezon Necip Uysal konusunda da önemli bir karar alındı.
Siyah-beyazlı forma altında 22. yılını geçiren Necip Uysal, takımın en eski oyuncusu konumundayken alınan kararla kadro dışı kaldı.
Oyuncu kadrosunun sürekli değiştiği Beşiktaş'ta takımın "bayrak" isimlerinden olan 35 yaşındaki eski kaptan, bu kararın ardından sezon sonunda futbolu bırakacağını açıkladı.
Üç sezon Rangers formasını terlettikten sonra Ağustos 2025'te Beşiktaş'a dönen Rıdvan Yılmaz ile Salih Uçan ve Kartal Kayra Yılmaz da siyah-beyazlı ekibin en eski isimlerinden.
Son dönemde Beşiktaş formasını en uzun süre giyen yabancı futbolcu Milot Rashica oldu.
Siyah-beyazlı takımdaki 3. sezonunu geride bırakmaya hazırlanan Kosovalı futbolcu, Beşiktaş formasını tüm kulvarlarda 115 karşılaşmada giydi.
Milot Rashica'yı 2 sezondur takımda yer alan Alman stoper Felix Uduokhai takip etti. Uduokhai, iki sezonda 58 maçta görev yaptı.
Diğer yabancı oyuncular ise siyah-beyazlı takımdaki ilk sezonlarını yaşadı.
Yönetim ve teknik adam konusundaki istikrarsızlık, oyuncu transferlerine yansıdı.
Siyah-beyazlı ekip, son şampiyonluğun yaşandığı 2020-2021 sezonu da dahil edildiğinde transfer dönemlerini hareketli geçirdi.
İlk olarak 2020-2021'de 13 oyuncuyu renklerine bağlayan Beşiktaş, 27 oyuncuyu ise farklı ekiplere yolladı.
Siyah-beyazlılardaki oyuncu hareketliliği diğer sezonlarda da sürdü.
Beşiktaş'ta sırasıyla 2021-2022'de 12 oyuncu takıma katılırken, 18 futbolcu ise bonservisiyle ya da kiralık olarak gönderildi. Sonraki sezon ise siyah-beyazlılar 18 isimle kadrosunu güçlendirirken, 32 oyuncu takımdan ayrıldı. 2023-2024 sezonunda Beşiktaş'ta 15 futbolcuyla sözleşme imzalanırken, 26 oyuncuya veda edildi.
Siyah-beyazlıların en az takviye yaptığı transfer dönemi ise Serdal Adalı'nın göreve geldiği ilk günlerde yaşandı. Hasan Arat yönetimi sezon başında 8 transfer gerçekleştirirken Adalı, devre arasında 2 takviye yaptı. Beşiktaş, geçen sezon toplamda 10 futbolcu transfer ederken, 32 oyuncuyla vedalaştı.
Beşiktaş'ta bu sezon 19 oyuncu takıma katılırken, 34 futbolcuyla yol ayrımına gidildi.
Siyah-beyazlılarda sezon öncesi Avusturya kampına katılan 35 oyuncudan ise 25'i takımdan gönderildi.
Beşiktaş, Avusturya'daki yaz kampında yer alan Mert Günok, Göktuğ Baytekin, Jonas Svensson, Tayyip Talha Sanuç, Gabriel Paulista, Serkan Emrecan Terzi, Mustafa Azem Yortaç, David Jurasek, Tayfur Bingöl, Emrecan Uzunhan, Rafa Silva, Ernest Muçi, Gedson Fernandes, Joao Mario, Elan Ricardo, Keny Arroyo, Amir Hadziahmetovic, Fahri Kerem Ay, Al Musrati, Jean Onana, Demir Ege Tıknaz, Can Keleş, Bakhtiyor Zainutdinov, Tammy Abraham ve Semih Kılıçsoy ile vedalaştı.
Beşiktaş'ta kampta bulunan oyunculardan Ersin Destanoğlu, Emir Yaşar, Emre Bilgin, Felix Uduokhai, Emirhan Topçu, Salih Uçan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz ve Mustafa Erhan Hekimoğlu kadroda yer alan oyuncular olarak göze çarptı.
Siyah-beyazlıların bu sezonki transfer hareketliliği şöyle:
Gelenler: David Jurasek (Benfica-kiralık), Tammy Abraham (Roma-kiralık), Orkun Kökçü (Benfica-kiralık), Wilfred Ndidi (Leicester City), Taylan Bulut (Schalke 04), Rıdvan Yılmaz (Rangers), El Bilal Toure (Atalanta-kiralık), Tiago Djalo (Juventus), Vaclav Cerny (Wolfsburg), Cengiz Ünder (Fenerbahçe-kiralık), Gökhan Sazdağı (Kayserispor), Jota Silva (Nottingham Forest-kiralık), Yasin Özcan (Aston Villa-kiralık), Kristjan Asllani (Inter-kiralık), Junior Olaitan (Göztepe), Hyeon-gyu Oh (Genk), Emmanuel Agbadou (Wolverhampton), Amir Murillo (Marsilya), Devis Vasquez (Roma-kiralık)
Gidenler: Gedson Fernandes (Spartak Moskova), Keny Arroyo (Cruzeiro), Bakhtiyor Zaynutdinov (Dinamo Moskova), Moatasem Al-Musrati (Verona-kiralık), Jackson Muleka (Al Kholood), Semih Kılıçsoy (Cagliari-kiralık), Onur Bulut (RAMS Başakşehir), Arthur Masuaku (Sunderland), Ciro Immobile (Bologna), Fahri Kerem Ay (İstanbulspor-kiralık), Adnan Karahisar (Adana 01 FK-kiralık), Göktuğ Baytekin (Sakaryaspor-kiralık), Yakup Arda Kılıç (Novi Pazar/Karşıyaka-kiralık), Amir Hadziahmetovic (Hull City-kiralık), Elan Ricardo (Athletico Paranaense/Deportes Tolima-kiralık), Can Keleş (Kocaelispor), Jean Onana (Genoa-kiralık), Kerem Atakan Kesgin (Sivasspor), Tayfur Bingöl (Kocaelispor), Emrecan Terzi (Serikspor/Sakaryaspor-kiralık), Arda Berk Özüarap (68 Aksarayspor-kiralık), Azad Demir (Galata SK), Ernest Muçi (Trabzonspor-kiralık), Tayyip Talha Sanuç (Gaziantep FK-kiralık), Joao Mario (AEK-kiralık), Emrecan Uzunhan (İstanbulspor-kiralık), Mert Günok (Fenerbahçe), Gabriel Paulista (Corinthians), Jonas Svensson (Rosenborg), David Jurasek (Kiralıktan döndü/Benfica), Demir Ege Tıknaz (Braga), Rafa Silva (Benfica), Tammy Abraham (Aston Villa), Alex Oxlade-Chamberlain.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Spor
Dursun Özbek ve Okan Buruk, "dipte" aldıkları Galatasaray'ı rekorlarla zirveye taşıdı
Başkan Dursun Özbek ve teknik direktör Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’de 13. sıraya düşerek tarihinin en kötü sezonunu geçiren Galatasaray’ı alıp üst üste 4 şampiyonluğa taşıdı.
Türk futbolunun en fazla Süper Lig, Türkiye Kupası ile Süper Kupa zaferi yaşayan, UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası ile Avrupa'dan kupa getiren tek takımı olan Galatasaray, 2021-2022 sezonunda ligi 13. bitirerek tarihinin en kötü performansını sergiledi. Söz konusu sezonun ardından Burak Elmas başkanlığındaki yönetim kurulu devam etmezken, İspanyol teknik direktör Domenec Torrent ile yollar ayrıldı.
Haziran 2022'de gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulda Dursun Özbek başkanlığa seçildi. Galatasaray'da ikinci kez başkanlığa getirilen Özbek, futbol A takımında teknik direktörlüğe kulübün altyapısından yetişen efsane isimler arasında yer alan Okan Buruk'u getirdi.
Teknik direktörlük kariyerine 2011'de A Milli Takım'da Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yaparak başlayan Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor, Göztepe, Akhisarspor, İstanbul Başakşehir ve Çaykur Rizespor'da çalışan Buruk, Akhisarspor ile Türkiye Kupası, Başakşehir ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Sadece Galatasaray'daki futbolculuk kariyeriyle değil teknik adamlıktaki başarısıyla da dikkati çeken Okan Buruk, sarı-kırmızılı takımı ayağa kaldırmak için kolları sıvadı.
2021-2022 sezonunda yaşanan tarihin en kötü performansının ardından Dursun Özbek başkanlığındaki sarı-kırmızılı kulüp, yöneticileri, Okan Buruk yönetimindeki teknik ekibi, profesyonelleri ve her yıl gelişen kadrosuyla futbolda son 4 sezona damga vurmayı başardı.
Teknik direktörlükte Okan Buruk tercihini yapan başkan Dursun Özbek, kulübe ekonomik olarak seviye atlattı.
Burak Elmas başkanlığında kemer sıkma politikası izleyen, genç ve gelecek vaat eden futbolcular transfer eden Galatasaray, Özbek yönetiminde yıldız transferler yaptı.
Özbek yönetiminde hayata geçirilen gayrimenkul projeleri ile gerçekleştirilen sermaye artırımlarına sportif başarı sonrasında artan stat, sponsorluk, mağazacılık ve UEFA gelirleri eklenince kulübün mali gücü, rekor bedellerle transfer yapma imkanı sağladı. Aynı sezonda 75 milyon avroya Victor Osimhen'i, 30'ar milyon avroya Uğurcan Çakır ve Wilfried Singo'yu transfer edebilecek maddi güce ulaşan sarı-kırmızılı kulüp, ayrıca giriştiği tesisleşme hamlesiyle geleceğini de garanti altına aldı.
Teknik direktör Okan Buruk, Süper Lig'i 13. bitiren Galatasaray'ı ilk sezonunda şampiyonluğa taşıyarak travmayı çabuk atlattı.
Buruk yönetimindeki sarı-kırmızılı ekip, 13. olan kadrodan Fernando Muslera, Victor Nelsson, Sacha Boey, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz gibi oyuncuları kadroda tuttu. Yaz transfer döneminde Mauro Icardi, Dries Mertens, Lucas Torreira, Abdülkerim Bardakcı, Sergio Oliveira, Juan Mata, Milot Rashica'yı kadroya katan "Cimbom" ara transferde ise Kaan Ayhan ve Nicolo Zaniolo'yu transfer etti.
Okan Buruk yönetiminde Ziraat Türkiye Kupası'na çeyrek finalde veda eden Galatasaray, tek kulvarda mücadele ederek ligi 88 puanla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde şampiyon tamamladı.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, 2023-2024 sezonunda 102 puanla şampiyonluk ipini önde göğüsledi.
Sarı-kırmızılı kulüp, şampiyon olan kadrosuna Davinson Sanchez, Angelino, Cedric Bakambu, Wilfried Zaha, Hakim Ziyech, Kerem Demirbay, Tete, Tanguy Ndombele, Carlos Vinicius, Derrick Köhn, Serge Aurier'i dahil etti.
"Cimbom" 20 takımla oynanan sezonu 102 puanla tamamlayarak Süper Lig rekoru kırdı ve şampiyonluğa ulaştı. Sarı-kırmızılılar, bu başarıyla Süper Lig'de 2'de 2 yaptı. Türkiye Kupası'na yine çeyrek finalde veda eden Galatasaray, Turkcell Süper Kupa'yı ise müzesine götürdü.
Okan Buruk yönetiminde ilk kez Avrupa'da mücadele eden Galatasaray, ön elemeden katıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Bayern Münih, Manchester United ve Kopenhag'ın bulunduğu grupta iyi performans sergilemesine rağmen istediği sonuçları alamadı. Grubunu üçüncü bitirerek UEFA Avrupa Ligi'nde yoluna devam eden sarı-kırmızılı takım, play-off'ta Çekya temsilcisi Sparta Prag'a elenerek şok bir sonuç yaşadı.
Buruk yönetimindeki "Cimbom" 2024-2025 sezonunda üst üste 3. şampiyonluğunu elde ederek toplamda 25 şampiyonluğa ulaştı.
Galatasaray, şampiyon kadroya Victor Osimhen, Gabriel Sara, Ismail Jakobs, Roland Sallai, Ahmed Kutucu, Alvaro Morata, Michy Batshuayi, Mario Lemina gibi sezonda etkili rol alan oyuncular dahil etti.
Sezona Turkcell Süper Kupa'daki 5-0'lık Beşiktaş yenilgisi ve UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Young Boys'a elenmeyle başlayan sarı-kırmızılı ekip, sezonun devamında ayağa kalkmasını bildi. Sezonu 95 puanla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 11 puan önünde lider tamamlayan Galatasaray, üst üste 3, toplamda ise 25. kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Sarı-kırmızılı ekip, bu sonuçla formasına 5. yıldızı takmaya hak kazanan ilk takım oldu.
Galatasaray, Süper Lig'deki başarısını Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğuyla taçlandırdı. Sarı-kırmızılı ekip, Türkiye'deki iyi grafiğini ise Avrupa'ya taşıyamadı. Şampiyonlar Ligi'ne katılamadığı için UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden Galatasaray, turnuvaya iyi başlasa da son maçlarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle ilk 8 dışında kaldı. Galatasaray, play-off'ta kadro değeri olarak kendisinden düşük olan Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar'a elenerek taraftarını hayal kırıklığına uğrattı.
Okan Buruk yönetiminde üst üste 4. Süper Lig şampiyonluğuna ulaşan Galatasaray, şampiyonluk rekorunu tekrarladı.
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon başında 75 milyon avro bonservis bedeli ödeyerek kiralık forma giyen Osimhen'in bonservisini aldı. Haziran ayında sürpriz bir şekilde Alman yıldız Leroy Sane'yi bonservissiz bir şekilde kadrosuna katan Galatasaray, 30'ar milyon avroya Uğurcan Çakır ve Wilfrid Singo'yu transfer etti. "Cimbom" dünya devlerinde büyük başarılar yaşayan İlkay Gündoğan'ı da takıma kazandırdı. Geride kalan üç sezonda faydalanamadığı oyuncularla zamanında yolları ayırmayı bilen Galatasaray, ara transferde de Noa Lang, Yaser Asprilla ve Renato Nhaga'yı aldı.
Galatasaray, sezon içinde zaman zaman yaşanan uzun süreli sakatlıklar, ağır ceza alan oyuncular ve Afrika Uluslar Kupası'na giden oyuncuların çokluğu nedeniyle kadro kurmakta zorlandı. Ocak ayında Turkcell Süper Kupa'yı Fenerbahçe'ye kaptırarak sarsıcı bir sonuç yaşayan Galatasaray, ligde ve Avrupa'da ise istediğini aldı.
Zor zamanlara rağmen Süper Lig'de bitime 1 hafta kala şampiyonluğu garantileyen Okan Buruk'un öğrencileri, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise son 16 turunda oynama başarısı gösterdi.
Okan Buruk yönetiminde eksik görülen Avrupa'daki başarı hasretini dindiren Galatasaray, ligde üst üste 4. kez şampiyon olarak 1996-2000 arasındaki şampiyonluk serisi rekorunu da yineledi.
Galatasaray, Süper Lig'de yeni sezona üst üste 5. kez şampiyon olarak Türk futbol tarihinde yeni bir rekora imza atma hedefiyle girecek.
Okan Buruk, 4 sezonluk yönetiminde şampiyonlukların yanı sıra hem bireysel hem de takım olarak birçok rekora ve ilke adını yazdırdı.
Futbolculuğunda 1996-2000 arasındaki kadronun önemli parçalarından biri olan Okan Buruk, bunu teknik adam koltuğunda da başardı. Buruk, Avrupa'da İspanyol teknik direktör Pep Guardiola'nın ardından hem futbolcu hem de teknik adam olarak üst üste 4 sezonluk şampiyonluk serisi yakalayan ikinci futbol adamı oldu. 52 yaşındaki teknik adam, Türk futbolunda ise hocalığını yapan Fatih Terim'den sonra 4 sezon üst üste şampiyon olarak ikinci teknik direktör ünvanını aldı.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, 2023-2024 sezonunu 102 puanla bitirerek lig tarihinde bir sezonda en fazla puan toplayan takım ünvanını kazandı. "Aslan" lig tarihinde üç haneli puana ulaşan ilk takım oldu.
Buruk, Süper Lig'de futbolcu ve teknik adam olarak en fazla şampiyonluk yaşayan isim olarak Türk futbol tarihine damga vurdu. Futbolcu olarak 7 şampiyonluk yaşayan Buruk, teknik direktör olarak ise 5. kez lig şampiyonluğunu elde etti.
Tecrübeli teknik adam, üç farklı takımı şampiyon yapan Mustafa Denizli'nin ardından iki farklı ekiple bu başarıya ulaşan ilk Türk teknik direktör olarak tarihe geçti. Buruk, Galatasaray'da Hamza Hamzaoğlu'ndan sonra hem futbolcu hem de teknik adam olarak Süper Lig'de şampiyonluk yaşayan ikinci isim oldu.
Buruk yönetimindeki Galatasaray, Süper Lig tarihinde üst üste maç kazanma rekorunu 2023-2024 sezonunun 20-36. haftalarında 17 müsabaka ile kırdı. Okan Buruk'un öğrencileri, 2023-24 sezonunun 21. haftasında 5-1 kazanılan Trabzonspor maçıyla başlayan ve 2024-25 sezonunun 19. haftasındaki 2-1'lik RAMS Başakşehir galibiyetiyle sona eren seride üst üste 17 dış saha maçından galibiyetle ayrılarak da rekor kırdı.
Tecrübeli teknik direktör, Galatasaray'ın başında Süper Lig tarihinde 50 deplasman galibiyetine (64 maç) en hızlı ulaşan teknik adam oldu. 52 yaşındaki Buruk, Süper Lig'de bir takım ile 75 galibiyete (90 maç) en hızlı ulaşan teknik adam ünvanını da aldı.
Galatasaray, bu sezon Trendyol Süper Lig'e 7'de 7 galibiyetle girerek kulüp tarihinin en iyi lig başlangıcını yaptı.
Okan Buruk, 2024-2025 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nin 4. haftasındaki 3-2'lik Tottenham galibiyetiyle bir rekora daha imza attı ve bu organizasyondaki 9. galibiyetini elde ederek turnuvada en fazla galibiyet yaşayan Türk teknik direktör oldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Türk futbolunun en fazla Süper Lig, Türkiye Kupası ile Süper Kupa zaferi yaşayan, UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası ile Avrupa'dan kupa getiren tek takımı olan Galatasaray, 2021-2022 sezonunda ligi 13. bitirerek tarihinin en kötü performansını sergiledi. Söz konusu sezonun ardından Burak Elmas başkanlığındaki yönetim kurulu devam etmezken, İspanyol teknik direktör Domenec Torrent ile yollar ayrıldı.
Haziran 2022'de gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulda Dursun Özbek başkanlığa seçildi. Galatasaray'da ikinci kez başkanlığa getirilen Özbek, futbol A takımında teknik direktörlüğe kulübün altyapısından yetişen efsane isimler arasında yer alan Okan Buruk'u getirdi.
Teknik direktörlük kariyerine 2011'de A Milli Takım'da Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yaparak başlayan Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor, Göztepe, Akhisarspor, İstanbul Başakşehir ve Çaykur Rizespor'da çalışan Buruk, Akhisarspor ile Türkiye Kupası, Başakşehir ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Sadece Galatasaray'daki futbolculuk kariyeriyle değil teknik adamlıktaki başarısıyla da dikkati çeken Okan Buruk, sarı-kırmızılı takımı ayağa kaldırmak için kolları sıvadı.
2021-2022 sezonunda yaşanan tarihin en kötü performansının ardından Dursun Özbek başkanlığındaki sarı-kırmızılı kulüp, yöneticileri, Okan Buruk yönetimindeki teknik ekibi, profesyonelleri ve her yıl gelişen kadrosuyla futbolda son 4 sezona damga vurmayı başardı.
Teknik direktörlükte Okan Buruk tercihini yapan başkan Dursun Özbek, kulübe ekonomik olarak seviye atlattı.
Burak Elmas başkanlığında kemer sıkma politikası izleyen, genç ve gelecek vaat eden futbolcular transfer eden Galatasaray, Özbek yönetiminde yıldız transferler yaptı.
Özbek yönetiminde hayata geçirilen gayrimenkul projeleri ile gerçekleştirilen sermaye artırımlarına sportif başarı sonrasında artan stat, sponsorluk, mağazacılık ve UEFA gelirleri eklenince kulübün mali gücü, rekor bedellerle transfer yapma imkanı sağladı. Aynı sezonda 75 milyon avroya Victor Osimhen'i, 30'ar milyon avroya Uğurcan Çakır ve Wilfried Singo'yu transfer edebilecek maddi güce ulaşan sarı-kırmızılı kulüp, ayrıca giriştiği tesisleşme hamlesiyle geleceğini de garanti altına aldı.
Teknik direktör Okan Buruk, Süper Lig'i 13. bitiren Galatasaray'ı ilk sezonunda şampiyonluğa taşıyarak travmayı çabuk atlattı.
Buruk yönetimindeki sarı-kırmızılı ekip, 13. olan kadrodan Fernando Muslera, Victor Nelsson, Sacha Boey, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz gibi oyuncuları kadroda tuttu. Yaz transfer döneminde Mauro Icardi, Dries Mertens, Lucas Torreira, Abdülkerim Bardakcı, Sergio Oliveira, Juan Mata, Milot Rashica'yı kadroya katan "Cimbom" ara transferde ise Kaan Ayhan ve Nicolo Zaniolo'yu transfer etti.
Okan Buruk yönetiminde Ziraat Türkiye Kupası'na çeyrek finalde veda eden Galatasaray, tek kulvarda mücadele ederek ligi 88 puanla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde şampiyon tamamladı.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, 2023-2024 sezonunda 102 puanla şampiyonluk ipini önde göğüsledi.
Sarı-kırmızılı kulüp, şampiyon olan kadrosuna Davinson Sanchez, Angelino, Cedric Bakambu, Wilfried Zaha, Hakim Ziyech, Kerem Demirbay, Tete, Tanguy Ndombele, Carlos Vinicius, Derrick Köhn, Serge Aurier'i dahil etti.
"Cimbom" 20 takımla oynanan sezonu 102 puanla tamamlayarak Süper Lig rekoru kırdı ve şampiyonluğa ulaştı. Sarı-kırmızılılar, bu başarıyla Süper Lig'de 2'de 2 yaptı. Türkiye Kupası'na yine çeyrek finalde veda eden Galatasaray, Turkcell Süper Kupa'yı ise müzesine götürdü.
Okan Buruk yönetiminde ilk kez Avrupa'da mücadele eden Galatasaray, ön elemeden katıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Bayern Münih, Manchester United ve Kopenhag'ın bulunduğu grupta iyi performans sergilemesine rağmen istediği sonuçları alamadı. Grubunu üçüncü bitirerek UEFA Avrupa Ligi'nde yoluna devam eden sarı-kırmızılı takım, play-off'ta Çekya temsilcisi Sparta Prag'a elenerek şok bir sonuç yaşadı.
Buruk yönetimindeki "Cimbom" 2024-2025 sezonunda üst üste 3. şampiyonluğunu elde ederek toplamda 25 şampiyonluğa ulaştı.
Galatasaray, şampiyon kadroya Victor Osimhen, Gabriel Sara, Ismail Jakobs, Roland Sallai, Ahmed Kutucu, Alvaro Morata, Michy Batshuayi, Mario Lemina gibi sezonda etkili rol alan oyuncular dahil etti.
Sezona Turkcell Süper Kupa'daki 5-0'lık Beşiktaş yenilgisi ve UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Young Boys'a elenmeyle başlayan sarı-kırmızılı ekip, sezonun devamında ayağa kalkmasını bildi. Sezonu 95 puanla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 11 puan önünde lider tamamlayan Galatasaray, üst üste 3, toplamda ise 25. kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Sarı-kırmızılı ekip, bu sonuçla formasına 5. yıldızı takmaya hak kazanan ilk takım oldu.
Galatasaray, Süper Lig'deki başarısını Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğuyla taçlandırdı. Sarı-kırmızılı ekip, Türkiye'deki iyi grafiğini ise Avrupa'ya taşıyamadı. Şampiyonlar Ligi'ne katılamadığı için UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden Galatasaray, turnuvaya iyi başlasa da son maçlarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle ilk 8 dışında kaldı. Galatasaray, play-off'ta kadro değeri olarak kendisinden düşük olan Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar'a elenerek taraftarını hayal kırıklığına uğrattı.
Okan Buruk yönetiminde üst üste 4. Süper Lig şampiyonluğuna ulaşan Galatasaray, şampiyonluk rekorunu tekrarladı.
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon başında 75 milyon avro bonservis bedeli ödeyerek kiralık forma giyen Osimhen'in bonservisini aldı. Haziran ayında sürpriz bir şekilde Alman yıldız Leroy Sane'yi bonservissiz bir şekilde kadrosuna katan Galatasaray, 30'ar milyon avroya Uğurcan Çakır ve Wilfrid Singo'yu transfer etti. "Cimbom" dünya devlerinde büyük başarılar yaşayan İlkay Gündoğan'ı da takıma kazandırdı. Geride kalan üç sezonda faydalanamadığı oyuncularla zamanında yolları ayırmayı bilen Galatasaray, ara transferde de Noa Lang, Yaser Asprilla ve Renato Nhaga'yı aldı.
Galatasaray, sezon içinde zaman zaman yaşanan uzun süreli sakatlıklar, ağır ceza alan oyuncular ve Afrika Uluslar Kupası'na giden oyuncuların çokluğu nedeniyle kadro kurmakta zorlandı. Ocak ayında Turkcell Süper Kupa'yı Fenerbahçe'ye kaptırarak sarsıcı bir sonuç yaşayan Galatasaray, ligde ve Avrupa'da ise istediğini aldı.
Zor zamanlara rağmen Süper Lig'de bitime 1 hafta kala şampiyonluğu garantileyen Okan Buruk'un öğrencileri, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise son 16 turunda oynama başarısı gösterdi.
Okan Buruk yönetiminde eksik görülen Avrupa'daki başarı hasretini dindiren Galatasaray, ligde üst üste 4. kez şampiyon olarak 1996-2000 arasındaki şampiyonluk serisi rekorunu da yineledi.
Galatasaray, Süper Lig'de yeni sezona üst üste 5. kez şampiyon olarak Türk futbol tarihinde yeni bir rekora imza atma hedefiyle girecek.
Okan Buruk, 4 sezonluk yönetiminde şampiyonlukların yanı sıra hem bireysel hem de takım olarak birçok rekora ve ilke adını yazdırdı.
Futbolculuğunda 1996-2000 arasındaki kadronun önemli parçalarından biri olan Okan Buruk, bunu teknik adam koltuğunda da başardı. Buruk, Avrupa'da İspanyol teknik direktör Pep Guardiola'nın ardından hem futbolcu hem de teknik adam olarak üst üste 4 sezonluk şampiyonluk serisi yakalayan ikinci futbol adamı oldu. 52 yaşındaki teknik adam, Türk futbolunda ise hocalığını yapan Fatih Terim'den sonra 4 sezon üst üste şampiyon olarak ikinci teknik direktör ünvanını aldı.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, 2023-2024 sezonunu 102 puanla bitirerek lig tarihinde bir sezonda en fazla puan toplayan takım ünvanını kazandı. "Aslan" lig tarihinde üç haneli puana ulaşan ilk takım oldu.
Buruk, Süper Lig'de futbolcu ve teknik adam olarak en fazla şampiyonluk yaşayan isim olarak Türk futbol tarihine damga vurdu. Futbolcu olarak 7 şampiyonluk yaşayan Buruk, teknik direktör olarak ise 5. kez lig şampiyonluğunu elde etti.
Tecrübeli teknik adam, üç farklı takımı şampiyon yapan Mustafa Denizli'nin ardından iki farklı ekiple bu başarıya ulaşan ilk Türk teknik direktör olarak tarihe geçti. Buruk, Galatasaray'da Hamza Hamzaoğlu'ndan sonra hem futbolcu hem de teknik adam olarak Süper Lig'de şampiyonluk yaşayan ikinci isim oldu.
Buruk yönetimindeki Galatasaray, Süper Lig tarihinde üst üste maç kazanma rekorunu 2023-2024 sezonunun 20-36. haftalarında 17 müsabaka ile kırdı. Okan Buruk'un öğrencileri, 2023-24 sezonunun 21. haftasında 5-1 kazanılan Trabzonspor maçıyla başlayan ve 2024-25 sezonunun 19. haftasındaki 2-1'lik RAMS Başakşehir galibiyetiyle sona eren seride üst üste 17 dış saha maçından galibiyetle ayrılarak da rekor kırdı.
Tecrübeli teknik direktör, Galatasaray'ın başında Süper Lig tarihinde 50 deplasman galibiyetine (64 maç) en hızlı ulaşan teknik adam oldu. 52 yaşındaki Buruk, Süper Lig'de bir takım ile 75 galibiyete (90 maç) en hızlı ulaşan teknik adam ünvanını da aldı.
Galatasaray, bu sezon Trendyol Süper Lig'e 7'de 7 galibiyetle girerek kulüp tarihinin en iyi lig başlangıcını yaptı.
Okan Buruk, 2024-2025 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nin 4. haftasındaki 3-2'lik Tottenham galibiyetiyle bir rekora daha imza attı ve bu organizasyondaki 9. galibiyetini elde ederek turnuvada en fazla galibiyet yaşayan Türk teknik direktör oldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Spor
Trabzonspor, Türkiye Kupası'nda finale odaklandı
Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde 13 Mayıs Çarşamba günü Natura Dünyası Gençlerbirliği ile deplasmanda karşılaşacak Trabzonspor, rakibini elemesi halinde 18. kez finale yükselme başarısı gösterecek.
Son 2 sezonda finale yükselen ancak önce Beşiktaş'a daha sonra da Galatasaray'a yenilerek kupayı müzesine götüremeyen bordo-mavililer, art arda üçüncü kez adını finale yazdırarak bu sezon kupaya uzanmak istiyor.
Karadeniz ekibi, bugüne kadar 17 kez final oynadığı kupada 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.
En son 2019-2020 sezonunda finalde Corendon Alanyaspor'u 2-0 yenerek şampiyonluğa ulaşan bordo-mavililer, 5 sezon aradan sonra bu başarıyı tekrarlayarak 10. kez kupayı müzesine götürmeyi hedefliyor.
Karadeniz ekibi, bugüne dek ikişer kez Beşiktaş ve Gençlerbirliği, birer kez de Galatasaray, Bursaspor, Adana Demirspor, Fenerbahçe ve Alanyaspor'a finalde üstünlük kurarak Türkiye Kupası'nı kazandı.
İlk kez 1976-1977 sezonunda Beşiktaş karşısında kupayı elde eden Trabzonspor, 1977-1978'de Adana Demirspor, 1983-1984'te Beşiktaş, 1991-1992'de Bursaspor, 1994-1995'te Galatasaray, 2002-2003 ve 2003-2004'te Gençlerbirliği, 2009-2010'da Fenerbahçe, 2019-2020 sezonunda da Corendon Alanyaspor karşısında finali kazanarak kupayı müzesine götürmüştü.
Trabzonspor, başkent temsilcisini elemesi halinde teknik direktör Fatih Tekke ile ikinci sezonunda da finale yükselecek.
Trabzonspor'da ilk teknik direktörlük deneyimini yaşayan Fatih Tekke, 11 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninin ardından 14 aylık sürede ilk kupasını elde etmeye çalışacak.
Trabzonspor, Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni elemesi halinde kulüp başkanı Ertuğrul Doğan döneminde ikinci kez kupada final oynama başarısı gösterecek.
Yöneticilik döneminde Ziraat Türkiye Kupası ve Süper Lig şampiyonluğu yaşayan Doğan, bordo-mavili takımın finale yükselmesi durumunda 26 Mart 2023'te seçildiği kulüp başkanlığı görevi dönemindeki ilk kupa hedefine bir adım daha yaklaşmış olacak.
Trabzonspor, Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni elemesi halinde TÜMOSAN Konyaspor ile ilk kez final oynayacak.
İki takım arasında bu sezon ligin ilk yarısında Trabzon'da oynanan karşılaşmayı Trabzonspor 3-1, Konya'daki karşılaşmayı da ev sahibi takım 2-1 kazanmıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Son 2 sezonda finale yükselen ancak önce Beşiktaş'a daha sonra da Galatasaray'a yenilerek kupayı müzesine götüremeyen bordo-mavililer, art arda üçüncü kez adını finale yazdırarak bu sezon kupaya uzanmak istiyor.
Karadeniz ekibi, bugüne kadar 17 kez final oynadığı kupada 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.
En son 2019-2020 sezonunda finalde Corendon Alanyaspor'u 2-0 yenerek şampiyonluğa ulaşan bordo-mavililer, 5 sezon aradan sonra bu başarıyı tekrarlayarak 10. kez kupayı müzesine götürmeyi hedefliyor.
Karadeniz ekibi, bugüne dek ikişer kez Beşiktaş ve Gençlerbirliği, birer kez de Galatasaray, Bursaspor, Adana Demirspor, Fenerbahçe ve Alanyaspor'a finalde üstünlük kurarak Türkiye Kupası'nı kazandı.
İlk kez 1976-1977 sezonunda Beşiktaş karşısında kupayı elde eden Trabzonspor, 1977-1978'de Adana Demirspor, 1983-1984'te Beşiktaş, 1991-1992'de Bursaspor, 1994-1995'te Galatasaray, 2002-2003 ve 2003-2004'te Gençlerbirliği, 2009-2010'da Fenerbahçe, 2019-2020 sezonunda da Corendon Alanyaspor karşısında finali kazanarak kupayı müzesine götürmüştü.
Trabzonspor, başkent temsilcisini elemesi halinde teknik direktör Fatih Tekke ile ikinci sezonunda da finale yükselecek.
Trabzonspor'da ilk teknik direktörlük deneyimini yaşayan Fatih Tekke, 11 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen imza töreninin ardından 14 aylık sürede ilk kupasını elde etmeye çalışacak.
Trabzonspor, Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni elemesi halinde kulüp başkanı Ertuğrul Doğan döneminde ikinci kez kupada final oynama başarısı gösterecek.
Yöneticilik döneminde Ziraat Türkiye Kupası ve Süper Lig şampiyonluğu yaşayan Doğan, bordo-mavili takımın finale yükselmesi durumunda 26 Mart 2023'te seçildiği kulüp başkanlığı görevi dönemindeki ilk kupa hedefine bir adım daha yaklaşmış olacak.
Trabzonspor, Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni elemesi halinde TÜMOSAN Konyaspor ile ilk kez final oynayacak.
İki takım arasında bu sezon ligin ilk yarısında Trabzon'da oynanan karşılaşmayı Trabzonspor 3-1, Konya'daki karşılaşmayı da ev sahibi takım 2-1 kazanmıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Spor
Shakhtar Donetsk'i şampiyonluğa taşıyan Arda Turan, Türk teknik direktörlük tarihine geçti
Ukrayna Premier Lig'in 27. haftasında deplasmanda Poltava'yı 4-0 yenen Shakhtar Donetsk, ligin bitimine 3 hafta kala puanını 66'ya çıkararak 16. şampiyonluğuna ulaştı.
Shakhtar Donetsk'in başına resmi olarak geçen yıl 1 Temmuz'da geçen Arda Turan, Murat Yakın'dan sonra Avrupa liglerinde birinci lig seviyesinde şampiyonluk yaşayan ilk Türk teknik direktör oldu.
Genç teknik direktör, 2023-2024 sezonunda Eyüpspor ile Trendyol 1. Lig'de de şampiyonluğa ulaşmıştı.
1 Temmuz 2025'te göreve gelen Arda Turan, Ukrayna ekibi ile çıktığı 48 maçta 30 galibiyet, 11 beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.
Arda Turan, Shakhtar Donetsk ile UEFA Konferans Ligi'nde yarı finalde boy göstererek Avrupa kupalarında bu aşamaya ulaşan beşinci Türk teknik direktör de olmuştu.
UEFA kulüp turnuvalarında bir Türk takımını yarı finale taşıyan diğer teknik direktörler ise Adnan Süvari, Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Aykut Kocaman olarak kayıtlara geçmişti.
Ayrıca 39 yaşındaki çalıştırıcı, Avrupa kupalarında bir yabancı kulübün başında yarı finale yükselen ilk Türk teknik direktör olarak tarihte yerini almıştı.
Avrupa'nın farklı liglerinde görev alarak Türk teknik direktörlüğünü yurt dışında temsil eden isimler şunlar oldu:
Türk asıllı İsviçre vatandaşı çalıştırıcı Murat Yakın, kulüp düzeyinde İsviçre'de Basel, Grasshoppers, Sion ve Rusya'da Spartak Moskova'yı çalıştırdı.
2012 yılında istikrarsız bir dönem geçiren Basel'in başına geçen Murat Yakın, 2013 ve 2014 yıllarında İsviçre Süper Lig şampiyonu olarak üst üste iki kez lig kupasını kaldırdı.
UEFA Avrupa Ligi 2012-2013 sezonunda Basel'i yarı finale taşıyan Murat Yakın, o sezon kupayı kazanan Chelsea'ye elendi.
Şu anda İsviçre Milli Takımı'nı çalıştıran 51 yaşındaki teknik direktör, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda İsviçre'yi çeyrek finale taşımıştı.
Fatih Terim'in Avrupa kariyeri, İtalya ve Yunanistan'da önemli deneyimlerle şekillendi.
İtalya'da Fiorentina kariyerine 1 Temmuz 2000'de başlayan Fatih Terim, takımıyla 28 maça çıktı.
Terim, Floransa ekibinin başında bu süreçte 10 galibiyet, 11 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı.
Temmuz 2001'de Milan'la yoluna devam eden tecrübeli teknik direktör, 13 maçta 8 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet sonucunda kasım ayında görevini bıraktı.
Aralık 2023'te Yunanistan ekibi Panathinaikos ile sözleşme imzalayan Terim, takımıyla 26 maça çıktı.
Türk çalıştırıcı, Yunan ekibinde 14 galibiyet, 6 beraberlik ve 6 mağlubiyet yaşadı.
Erol Bulut, Süper Lig'de Fenerbahçe, Yeni Malatyaspor, Alanyaspor, Gaziantep FK ve Antalyaspor gibi kulüpleri çalıştırdı.
Temmuz 2023'te İngiltere Championship ekiplerinden Cardiff City'nin başına geçen Erol Bulut, Galler temsilcisinde toplam 58 maçta görev yaptı.
Bu süreçte 22 galibiyet, 6 beraberlik ve 30 mağlubiyet yaşayan Bulut, takımının inişli çıkışlı performansı nedeniyle ligin son sıralarına gerilemesinin ardından 2024 yılında görevinden ayrıldı.
Takımdaki ikinci sezonuna kötü bir başlangıç yapan 51 yaşındaki teknik direktör, ilk 6 maçta 5 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak yalnızca 1 puan toplayabilmişti.
Kariyerinde Borussia Dortmund, Real Madrid ve Liverpool gibi dünya devlerinde forma giyen Nuri Şahin, Antalyaspor ve RAMS Başakşehir'de teknik direktör olarak görev aldı.
Ocak 2024'te Borussia Dortmund'da ilk olarak Edin Terzic'in yardımcısı olarak göreve başlayan Nuri Şahin, Temmuz 2024'te 3 yıllık sözleşmeyle takımın başına geçti.
İç sahadaki iyi performansa rağmen, deplasmanlarda üst üste gelen mağlubiyetler sonucu görevi bırakmak zorunda kalan Nuri Şahin, beklenen başarıyı gösteremedi.
Borussia Dortmund'un başında 27 maça çıkan 37 yaşındaki çalıştırıcı, 12 galibiyet, 4 beraberlik ve 11 mağlubiyet yaşadı.
Futbolculuk kariyerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir formaları giyen Mehmet Topal, teknik direktörlüğe başladığı Romanya'nın Petrolul ekibinde 3 dönem farklı tarihlerde görev yaptı.
İlk dönemine Temmuz 2024'te başlayan Mehmet Topal, takımın başında çıktığı 23 resmi maçta 8 galibiyet, 11 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı, aralıkta görevini bıraktı.
Kulüpteki ikinci dönemine Mart 2025'te başlayan 40 yaşındaki çalıştırıcı, 8 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet yaşadı.
Üçüncü ve güncel dönemine 28 Mart'ta başlayan genç çalıştırıcı, 6 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
Mustafa Denizli, Türk futbol tarihinde "Üç Büyükler" olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile Süper Lig şampiyonluğu yaşayan tek teknik direktör oldu.
1989'da Almanya 2. Lig takımlarından Alemannia Aachen'da göreve başlayan Denizli, Alman ekibinin başında toplam 17 resmi maça çıktı. Denizli, 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 8 mağlubiyet sonucunda 1990'ın mart ayında görevi bıraktı.
Denizli, Türkiye dışında İran'da Pas Tahran, Persepolis, Tractor ve Azerbaycan'ın Hazar Lenkeran takımlarını çalıştırmıştı.
Avrupa ligleri arasında sadece Almanya Bundesliga takımlarını çalıştıran Tayfun Korkut, sırasıyla Hannover 96, Kaiserslautern, Bayer Leverkusen, Stuttgart ve Hertha Berlin'i yönetti.
Korkut, 2022'den beri herhangi bir takımda yer almadı.
Halen Samsunspor Futbol Direktörü olarak görev yapan Fuat Çapa ise Belçika'da Turnhout, Patro Eisden, Heusden-Zolder, KMSK Deinze ve Geel, Hollanda'da da MVV Maastricht'te teknik direktör olarak çalıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Shakhtar Donetsk'in başına resmi olarak geçen yıl 1 Temmuz'da geçen Arda Turan, Murat Yakın'dan sonra Avrupa liglerinde birinci lig seviyesinde şampiyonluk yaşayan ilk Türk teknik direktör oldu.
Genç teknik direktör, 2023-2024 sezonunda Eyüpspor ile Trendyol 1. Lig'de de şampiyonluğa ulaşmıştı.
1 Temmuz 2025'te göreve gelen Arda Turan, Ukrayna ekibi ile çıktığı 48 maçta 30 galibiyet, 11 beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.
Arda Turan, Shakhtar Donetsk ile UEFA Konferans Ligi'nde yarı finalde boy göstererek Avrupa kupalarında bu aşamaya ulaşan beşinci Türk teknik direktör de olmuştu.
UEFA kulüp turnuvalarında bir Türk takımını yarı finale taşıyan diğer teknik direktörler ise Adnan Süvari, Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Aykut Kocaman olarak kayıtlara geçmişti.
Ayrıca 39 yaşındaki çalıştırıcı, Avrupa kupalarında bir yabancı kulübün başında yarı finale yükselen ilk Türk teknik direktör olarak tarihte yerini almıştı.
Avrupa'nın farklı liglerinde görev alarak Türk teknik direktörlüğünü yurt dışında temsil eden isimler şunlar oldu:
Türk asıllı İsviçre vatandaşı çalıştırıcı Murat Yakın, kulüp düzeyinde İsviçre'de Basel, Grasshoppers, Sion ve Rusya'da Spartak Moskova'yı çalıştırdı.
2012 yılında istikrarsız bir dönem geçiren Basel'in başına geçen Murat Yakın, 2013 ve 2014 yıllarında İsviçre Süper Lig şampiyonu olarak üst üste iki kez lig kupasını kaldırdı.
UEFA Avrupa Ligi 2012-2013 sezonunda Basel'i yarı finale taşıyan Murat Yakın, o sezon kupayı kazanan Chelsea'ye elendi.
Şu anda İsviçre Milli Takımı'nı çalıştıran 51 yaşındaki teknik direktör, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda İsviçre'yi çeyrek finale taşımıştı.
Fatih Terim'in Avrupa kariyeri, İtalya ve Yunanistan'da önemli deneyimlerle şekillendi.
İtalya'da Fiorentina kariyerine 1 Temmuz 2000'de başlayan Fatih Terim, takımıyla 28 maça çıktı.
Terim, Floransa ekibinin başında bu süreçte 10 galibiyet, 11 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı.
Temmuz 2001'de Milan'la yoluna devam eden tecrübeli teknik direktör, 13 maçta 8 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet sonucunda kasım ayında görevini bıraktı.
Aralık 2023'te Yunanistan ekibi Panathinaikos ile sözleşme imzalayan Terim, takımıyla 26 maça çıktı.
Türk çalıştırıcı, Yunan ekibinde 14 galibiyet, 6 beraberlik ve 6 mağlubiyet yaşadı.
Erol Bulut, Süper Lig'de Fenerbahçe, Yeni Malatyaspor, Alanyaspor, Gaziantep FK ve Antalyaspor gibi kulüpleri çalıştırdı.
Temmuz 2023'te İngiltere Championship ekiplerinden Cardiff City'nin başına geçen Erol Bulut, Galler temsilcisinde toplam 58 maçta görev yaptı.
Bu süreçte 22 galibiyet, 6 beraberlik ve 30 mağlubiyet yaşayan Bulut, takımının inişli çıkışlı performansı nedeniyle ligin son sıralarına gerilemesinin ardından 2024 yılında görevinden ayrıldı.
Takımdaki ikinci sezonuna kötü bir başlangıç yapan 51 yaşındaki teknik direktör, ilk 6 maçta 5 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak yalnızca 1 puan toplayabilmişti.
Kariyerinde Borussia Dortmund, Real Madrid ve Liverpool gibi dünya devlerinde forma giyen Nuri Şahin, Antalyaspor ve RAMS Başakşehir'de teknik direktör olarak görev aldı.
Ocak 2024'te Borussia Dortmund'da ilk olarak Edin Terzic'in yardımcısı olarak göreve başlayan Nuri Şahin, Temmuz 2024'te 3 yıllık sözleşmeyle takımın başına geçti.
İç sahadaki iyi performansa rağmen, deplasmanlarda üst üste gelen mağlubiyetler sonucu görevi bırakmak zorunda kalan Nuri Şahin, beklenen başarıyı gösteremedi.
Borussia Dortmund'un başında 27 maça çıkan 37 yaşındaki çalıştırıcı, 12 galibiyet, 4 beraberlik ve 11 mağlubiyet yaşadı.
Futbolculuk kariyerinde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir formaları giyen Mehmet Topal, teknik direktörlüğe başladığı Romanya'nın Petrolul ekibinde 3 dönem farklı tarihlerde görev yaptı.
İlk dönemine Temmuz 2024'te başlayan Mehmet Topal, takımın başında çıktığı 23 resmi maçta 8 galibiyet, 11 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı, aralıkta görevini bıraktı.
Kulüpteki ikinci dönemine Mart 2025'te başlayan 40 yaşındaki çalıştırıcı, 8 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet yaşadı.
Üçüncü ve güncel dönemine 28 Mart'ta başlayan genç çalıştırıcı, 6 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
Mustafa Denizli, Türk futbol tarihinde "Üç Büyükler" olarak adlandırılan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile Süper Lig şampiyonluğu yaşayan tek teknik direktör oldu.
1989'da Almanya 2. Lig takımlarından Alemannia Aachen'da göreve başlayan Denizli, Alman ekibinin başında toplam 17 resmi maça çıktı. Denizli, 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 8 mağlubiyet sonucunda 1990'ın mart ayında görevi bıraktı.
Denizli, Türkiye dışında İran'da Pas Tahran, Persepolis, Tractor ve Azerbaycan'ın Hazar Lenkeran takımlarını çalıştırmıştı.
Avrupa ligleri arasında sadece Almanya Bundesliga takımlarını çalıştıran Tayfun Korkut, sırasıyla Hannover 96, Kaiserslautern, Bayer Leverkusen, Stuttgart ve Hertha Berlin'i yönetti.
Korkut, 2022'den beri herhangi bir takımda yer almadı.
Halen Samsunspor Futbol Direktörü olarak görev yapan Fuat Çapa ise Belçika'da Turnhout, Patro Eisden, Heusden-Zolder, KMSK Deinze ve Geel, Hollanda'da da MVV Maastricht'te teknik direktör olarak çalıştı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Spor
2027 Dünya Güreş Şampiyonası, ABD'de yapılacak
UWW'nin açıklamasına göre şampiyona, 11-19 Eylül tarihlerinde Thomas ve Mack Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Böylece Las Vegas, 12 yıl sonra yeniden Dünya Güreş Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak.
Şampiyonada aynı zamanda Los Angeles 2028 Olimpiyatları'nın ilk kotaları dağıtılacak. 18 olimpik sıklette madalya kazanan 72 sporcu, ülkeleri için kota hakkı kazanacak.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Böylece Las Vegas, 12 yıl sonra yeniden Dünya Güreş Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak.
Şampiyonada aynı zamanda Los Angeles 2028 Olimpiyatları'nın ilk kotaları dağıtılacak. 18 olimpik sıklette madalya kazanan 72 sporcu, ülkeleri için kota hakkı kazanacak.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Global Ekonomi
Avrupa Merkez Bankası'ndan bu yıl iki faiz artırımı beklentisi
Bloomberg anketine göre, Avrupa Merkez Bankası, İran savaşının enflasyonu yükseltmesi nedeniyle bu yıl faiz oranlarını iki kez artıracak.
Global Ekonomi
Ifo: Almanya’da her 12 şirketten biri iflas riskiyle karşı karşıya
Ifo Anketler Merkezi Müdürü Klaus Wohlrabe, Almanya’da şirketlerin ciddi ekonomik baskılar altında olduğunu belirterek, “Jeopolitik belirsizliklerin gölgesinde, iflas rakamlarının önümüzdeki aylarda da yüksek seviyelerde seyretmesi muhtemel görünüyor.” dedi.
Global Ekonomi
BofA ve Goldman, Fed beklentilerini değiştirdi
Wall Street’in önde gelen aracı kurumları BofA Global Research ve Goldman Sachs, dirençli iş gücü piyasası ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle Fed’den faiz indirimi beklentilerini ileri tarihlere kaydırdı.
Yerel Ekonomi
Toplam ciro endeksi arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı.
Buna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi, martta aylık bazda yüzde 4,4 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, aynı ayda yıllık bazda yüzde 34,6 artış gösterdi.
Sanayide takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 33,2 yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi ciro endeksi de söz konusu ayda bir önceki aya göre yüzde 5,7 arttı.
İnşaat sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 22 yükselirken mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış inşaat ciro endeksi ise şubata kıyasla yüzde 0,9 azaldı.
Takvim etkisinden arındırılmış ticaret ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,9, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ticaret ciro endeksi de bir önceki aya kıyasla yüzde 4,9 artış gösterdi.
Hizmet sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 36,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hizmet ciro endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,8 yükseldi.
Buna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi, martta aylık bazda yüzde 4,4 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, aynı ayda yıllık bazda yüzde 34,6 artış gösterdi.
Sanayide takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 33,2 yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi ciro endeksi de söz konusu ayda bir önceki aya göre yüzde 5,7 arttı.
İnşaat sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 22 yükselirken mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış inşaat ciro endeksi ise şubata kıyasla yüzde 0,9 azaldı.
Takvim etkisinden arındırılmış ticaret ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,9, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ticaret ciro endeksi de bir önceki aya kıyasla yüzde 4,9 artış gösterdi.
Hizmet sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 36,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hizmet ciro endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,8 yükseldi.
Global Spor
Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basket Başantrenörü Aktaş'tan açıklama
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basket'in başantrenörü Aktaş, "Bu sezon ortaya koyduğumuz performans tesadüf değildi, bütçe ve kadro kalitesi yüksek takımlara karşı önemli galibiyetler aldık." dedi.
Yerel Ekonomi
Ticaret ve perakende satış hacmi martta arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ticaret satış hacim endeksi verilerini açıkladı.
Buna göre, ticaret satış hacmi martta bir önceki aya göre yüzde 1,9 yükseldi. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 2,9 azalırken toptan ticaret satış hacmi yüzde 2,4, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 2,6 artış gösterdi.
Ticaret satış hacmi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı. Aynı dönemde motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 10,3, toptan ticaret satış hacmi yüzde 3,5 azalış gösterirken, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 21,2 yükseldi.
Buna göre, ticaret satış hacmi martta bir önceki aya göre yüzde 1,9 yükseldi. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 2,9 azalırken toptan ticaret satış hacmi yüzde 2,4, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 2,6 artış gösterdi.
Ticaret satış hacmi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı. Aynı dönemde motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 10,3, toptan ticaret satış hacmi yüzde 3,5 azalış gösterirken, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 21,2 yükseldi.
Global Ekonomi
Savaş döneminde perakende satışlarda güçlü yükseliş
TÜİK verilerine göre ABD-İsrail'in İran'da başlattığı savaşın etkili olduğu Mart ayında perakende ticaret satış hacmi yüzde 21,2 arttı.
Yerel Ekonomi
Küresel piyasalarda jeopolitik gerginlik etkili oluyor
ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelebilecek barış haberleriyle küresel piyasalarda risk iştahının artma olasılığı bulunmasına karşın, gelen çelişkili açıklamalar piyasalarda risk algısının hala devam sürdüğünü gösteriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran’ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.
Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğine dair işaretlerle risk algısı yükselirken, bu durum hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin endişeleri de artırdı.
Orta Doğu'daki gerilim, haftanın ilk işlem gününde son dönemde hisse senedi piyasalarında görülen güçlü yükselişleri gölgede bıraktı.
ABD-İran arasında barış anlaşması sağlanabileceği umudu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma haberlerine rağmen korunurken, sürece ilişkin belirsizlikler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Analistler, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde olduğunu ancak ekonomik büyümeyi durduracak kadar değil zorlaştıracak seviyelerde kalmaya devam ettiğini söyledi. Diğer taraftan yatırımcılar teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliğini koruyor. Orta Doğu'daki gelişmeler ise bu iyimserliğin etkilerini törpülüyor.
Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönüne ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğuna işaret etti.
Goolsbee, "Mevcut duruma bakıp da masada akla gelebilecek tek seçeneğin faiz indirimleri olduğunun nasıl düşünüldüğünü anlamıyorum." diye konuştu. Öte yandan Fed Amerikan finansal sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Finansal İstikrar Raporu'nun mayıs sayısını yayımladı.
ABD'nin finansal istikrarına yönelik risklere ilişkin yapılan anket sonuçlarının paylaşıldığı raporda, jeopolitik riskler ve petrol şokunun en çok dile getirilen riskler olduğu belirtildi. Jeopolitik gelişmeler piyasaların temel itici gücü olmaya devam ederken, yatırımcılar savaşın etkilerini değerlendirmek için açıklanan makroekonomik verileri yakından takip ediyor.
ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi arttı, işsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. Tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması öngörülüyordu.
Yükselen petrol fiyatları, inatçı enflasyon ve uzun süre yüksek kalması beklenen faiz oranlarına karşın işgücü piyasası yine de istihdam yaratmaya devam ediyor.
İşgücü piyasasındaki güçlenme sinyalleri, ABD/İsrail İran Savaşı'nın tetiklediği enerji şokuna rağmen dünyanın en büyük ekonomisinin dayanıklılığını koruduğu yönündeki görüşleri öne çıkardı.
Diğer taraftan tarım dışı istihdam verisi istihdam piyasasında risklerin dengeli olduğunu gösteren bir sinyal olarak algılanırken, son jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde maliyet baskısını artıracak olmasından dolayı Fed’in bekle-gör politikasında kalabileceği ihtimalini ortaya koydu.
Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.
Söz konusu veri, enflasyonun kişisel mali durumlar ve satın alma koşulları üzerindeki etkisine ilişkin endişeler nedeniyle tüketici güveninin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu. Bu hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın beklenen Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
Ülkede enflasyonun yıllık bazda hızlanması bekleniyor. Enflasyon verisi Fed Başkanı Jerome Powell'ın başkanlığındaki son gününden (15 Mayıs Cuma) sadece birkaç gün önce gelecek. Senato'nun, Powell'ın yerine geçmesi beklenen Kevin Warsh'ın adaylığını hafta ortasında oylamaya sunması öngörülüyor.
Öte yandan ABD ile Çin heyetlerinin, Trump'ın bu hafta Çin'e yapacağı ziyaretin hemen öncesinde ekonomi ve ticaret müzakerelerinin yeni turu için Güney Kore'de bir araya geleceği bildirildi.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in davetiyle 13-15 Mayıs'ta Pekin'e resmi ziyarette bulunacağı belirtildi.
Ziyarette tarafların gümrük tarifeleri, Tayvan ve ABD/İsrail-İran Savaşı konularının ele alınması bekleniyor. Çin, İran ile olan ekonomik bağları nedeniyle önemli bir diplomatik oyuncu olarak görülüyor.
Orta Doğu'da gerilimlerin yakın vadede azalacağına dair umutların azalmasıyla Brent petrolün varili yüzde 4,9 artışla 103,7 dolarda seyrediyor.
Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağına dair endişelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,39'da yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselişle 98,1 seviyesinde seyrediyor.
Geçen hafta yüzde 2'nin üzerinde yükselen altının onsu yeni günde yüzde 1 azalışla 4 bin 675 dolardan işlem görüyor. Altın fiyatlarındaki düşüşte jeopolitik gerginliklerin tekrar artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkili oldu.
New York borsasında beklentileri aşan istihdam verileri sonrasında cuma günü pozitif bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yatay seyrederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,71 değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.
Orta Doğu'daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanması Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyirde etkili olmaya devam etti.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Alman ihracatçıların küresel pazar payını kaybetmesinin temel nedeninin Çin kaynaklı artan rekabet baskısı olduğunu bildirdi.
İngiltere'de yerel seçimlerde sandıkta ilk sırada aşırı sağın yer almasının ardından İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer'in istifa baskılarıyla karşı karşıya kaldığına dair haberler öne çıktı. Ülkede siyasi bir belirsizliğin ortaya çıkabileceğine yönelik endişeler İngiltere borsasında düşüş eğilimine sebep oluyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Orta Doğu'daki savaşın sürmesi halinde dünyanın bazı bölgelerinde havacılık yakıtı sıkıntısı yaşanabileceğini belirterek, Avrupa'da alternatif olarak Jet A yakıtı kullanımının sektör için önemli esneklik sağlayabileceğini açıkladı.
Almanya'da mart ayına ilişkin sanayi üretiminin aylık yüzde 0,7, yıllık da yüzde 2,8 azalarak beklentilerden kötü geldi. Öte yandan İngiltere ve Fransa'nın Hürmüz Boğazı konusunda bir toplantıya ev sahipliği yapması bekleniyor.
Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,09 ve İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43 değer kaybederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.
Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.
Çin'de enflasyonda sert bir hızlanma görüldü. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.
Çin'de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.
Söz konusu veriler, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Çin'deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, özellikle de çatışmadan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösterdi.
Analistler, Çin'de enflasyonun talep temelli değil maliyet temelli olduğunu ve bunun da ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren analistler, bu durumun da Çin'in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabileceğini kaydetti.
ABD Hazine Bakanı Bessent'in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında yer alıyor. Bessent'in Japonya ziyareti kapsamında Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile ayrı ayrı görüşmeler yapması bekleniyor. Nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran'daki savaşın ele alınmasının öngörüldüğü görüşmelerde, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı ortamında döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunulacağı tahmin ediliyor.
Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif seyrediyor. Trump ile Şi Cinping'in bu hafta bir araya geleceğinin doğrulanmasının etkisiyle Çin borsası da yükseldi.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,8, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 yükseldi. Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 geriledi.
Güney Kore'de Kospi endeksi 7.886,91 puanla rekor seviyeyi gördü.
Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,15 yükselişle 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,17 yükselerek 17.955,00 puandan işlem gördü.
Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3790'dan işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde 15.100 ve 15.200 puanın direnç, 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran’ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.
Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğine dair işaretlerle risk algısı yükselirken, bu durum hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin endişeleri de artırdı.
Orta Doğu'daki gerilim, haftanın ilk işlem gününde son dönemde hisse senedi piyasalarında görülen güçlü yükselişleri gölgede bıraktı.
ABD-İran arasında barış anlaşması sağlanabileceği umudu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma haberlerine rağmen korunurken, sürece ilişkin belirsizlikler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Analistler, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde olduğunu ancak ekonomik büyümeyi durduracak kadar değil zorlaştıracak seviyelerde kalmaya devam ettiğini söyledi. Diğer taraftan yatırımcılar teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliğini koruyor. Orta Doğu'daki gelişmeler ise bu iyimserliğin etkilerini törpülüyor.
Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönüne ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğuna işaret etti.
Goolsbee, "Mevcut duruma bakıp da masada akla gelebilecek tek seçeneğin faiz indirimleri olduğunun nasıl düşünüldüğünü anlamıyorum." diye konuştu. Öte yandan Fed Amerikan finansal sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Finansal İstikrar Raporu'nun mayıs sayısını yayımladı.
ABD'nin finansal istikrarına yönelik risklere ilişkin yapılan anket sonuçlarının paylaşıldığı raporda, jeopolitik riskler ve petrol şokunun en çok dile getirilen riskler olduğu belirtildi. Jeopolitik gelişmeler piyasaların temel itici gücü olmaya devam ederken, yatırımcılar savaşın etkilerini değerlendirmek için açıklanan makroekonomik verileri yakından takip ediyor.
ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi arttı, işsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. Tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması öngörülüyordu.
Yükselen petrol fiyatları, inatçı enflasyon ve uzun süre yüksek kalması beklenen faiz oranlarına karşın işgücü piyasası yine de istihdam yaratmaya devam ediyor.
İşgücü piyasasındaki güçlenme sinyalleri, ABD/İsrail İran Savaşı'nın tetiklediği enerji şokuna rağmen dünyanın en büyük ekonomisinin dayanıklılığını koruduğu yönündeki görüşleri öne çıkardı.
Diğer taraftan tarım dışı istihdam verisi istihdam piyasasında risklerin dengeli olduğunu gösteren bir sinyal olarak algılanırken, son jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde maliyet baskısını artıracak olmasından dolayı Fed’in bekle-gör politikasında kalabileceği ihtimalini ortaya koydu.
Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.
Söz konusu veri, enflasyonun kişisel mali durumlar ve satın alma koşulları üzerindeki etkisine ilişkin endişeler nedeniyle tüketici güveninin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu. Bu hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın beklenen Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
Ülkede enflasyonun yıllık bazda hızlanması bekleniyor. Enflasyon verisi Fed Başkanı Jerome Powell'ın başkanlığındaki son gününden (15 Mayıs Cuma) sadece birkaç gün önce gelecek. Senato'nun, Powell'ın yerine geçmesi beklenen Kevin Warsh'ın adaylığını hafta ortasında oylamaya sunması öngörülüyor.
Öte yandan ABD ile Çin heyetlerinin, Trump'ın bu hafta Çin'e yapacağı ziyaretin hemen öncesinde ekonomi ve ticaret müzakerelerinin yeni turu için Güney Kore'de bir araya geleceği bildirildi.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in davetiyle 13-15 Mayıs'ta Pekin'e resmi ziyarette bulunacağı belirtildi.
Ziyarette tarafların gümrük tarifeleri, Tayvan ve ABD/İsrail-İran Savaşı konularının ele alınması bekleniyor. Çin, İran ile olan ekonomik bağları nedeniyle önemli bir diplomatik oyuncu olarak görülüyor.
Orta Doğu'da gerilimlerin yakın vadede azalacağına dair umutların azalmasıyla Brent petrolün varili yüzde 4,9 artışla 103,7 dolarda seyrediyor.
Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağına dair endişelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,39'da yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselişle 98,1 seviyesinde seyrediyor.
Geçen hafta yüzde 2'nin üzerinde yükselen altının onsu yeni günde yüzde 1 azalışla 4 bin 675 dolardan işlem görüyor. Altın fiyatlarındaki düşüşte jeopolitik gerginliklerin tekrar artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkili oldu.
New York borsasında beklentileri aşan istihdam verileri sonrasında cuma günü pozitif bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yatay seyrederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,71 değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.
Orta Doğu'daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanması Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyirde etkili olmaya devam etti.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Alman ihracatçıların küresel pazar payını kaybetmesinin temel nedeninin Çin kaynaklı artan rekabet baskısı olduğunu bildirdi.
İngiltere'de yerel seçimlerde sandıkta ilk sırada aşırı sağın yer almasının ardından İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer'in istifa baskılarıyla karşı karşıya kaldığına dair haberler öne çıktı. Ülkede siyasi bir belirsizliğin ortaya çıkabileceğine yönelik endişeler İngiltere borsasında düşüş eğilimine sebep oluyor.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Orta Doğu'daki savaşın sürmesi halinde dünyanın bazı bölgelerinde havacılık yakıtı sıkıntısı yaşanabileceğini belirterek, Avrupa'da alternatif olarak Jet A yakıtı kullanımının sektör için önemli esneklik sağlayabileceğini açıkladı.
Almanya'da mart ayına ilişkin sanayi üretiminin aylık yüzde 0,7, yıllık da yüzde 2,8 azalarak beklentilerden kötü geldi. Öte yandan İngiltere ve Fransa'nın Hürmüz Boğazı konusunda bir toplantıya ev sahipliği yapması bekleniyor.
Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,09 ve İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43 değer kaybederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.
Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.
Çin'de enflasyonda sert bir hızlanma görüldü. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.
Çin'de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.
Söz konusu veriler, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Çin'deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, özellikle de çatışmadan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösterdi.
Analistler, Çin'de enflasyonun talep temelli değil maliyet temelli olduğunu ve bunun da ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren analistler, bu durumun da Çin'in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabileceğini kaydetti.
ABD Hazine Bakanı Bessent'in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında yer alıyor. Bessent'in Japonya ziyareti kapsamında Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile ayrı ayrı görüşmeler yapması bekleniyor. Nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran'daki savaşın ele alınmasının öngörüldüğü görüşmelerde, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı ortamında döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunulacağı tahmin ediliyor.
Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif seyrediyor. Trump ile Şi Cinping'in bu hafta bir araya geleceğinin doğrulanmasının etkisiyle Çin borsası da yükseldi.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,8, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 yükseldi. Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 geriledi.
Güney Kore'de Kospi endeksi 7.886,91 puanla rekor seviyeyi gördü.
Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,15 yükselişle 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı.
Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,17 yükselerek 17.955,00 puandan işlem gördü.
Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3790'dan işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde 15.100 ve 15.200 puanın direnç, 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.
Yerel Ekonomi
Altın haftaya düşüşle başladı
Cuma günü gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 yükselişle 6 bin 827 liradan tamamladı.
Haftanın ilk işlem gününe düşüşle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 1 azalışla 6 bin 809 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 180 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 590 liradan satılıyor.
Geçen hafta yüzde 2'nin üzerinde yükselen altının onsu da yüzde 1,1 azalışla 4 bin 668 dolardan işlem görüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran’ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. Taraflar arasında anlaşmanın olmaması kıymetli madenleri baskılıyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirtti.
Haftanın ilk işlem gününe düşüşle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 1 azalışla 6 bin 809 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 180 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 590 liradan satılıyor.
Geçen hafta yüzde 2'nin üzerinde yükselen altının onsu da yüzde 1,1 azalışla 4 bin 668 dolardan işlem görüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı'nda saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa İran’ın verdiği yanıtın "kabul edilemez" olduğunu belirtti. Taraflar arasında anlaşmanın olmaması kıymetli madenleri baskılıyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD'de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirtti.
Global Spor
NBA'de 76ers'ı süpüren Knicks, konferans finaline çıktı
Amerikan Basketbol Ligi'de (NBA) Philadelphia 76ers'ı 144-114 mağlup ederek seriyi 4-0 kazanan New York Knicks, Doğu Konferansı'nda finale çıktı.
Yerel Ekonomi
Enflasyon raporu perşembe günü açıklanacak
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu 14 Mayıs’ta İstanbul’da açıklayacak.
Teknoloji
Bakan Kacır: Girişimlerimizin küresel sahnede daha güçlü yer almasını destekliyoruz
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2026 Yılı Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı"na ilişkin bilgi verdi.
Yerli girişimcilerin, dünyanın en prestijli teknoloji duraklarında yer almasını isteyen Kacır, şunları söyledi:
"Girişimcilerimizin küresel etkinliklere katılımını sağlıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla, girişimlerimizin küresel sahnede daha güçlü yer almasını destekliyoruz. Girişiminizi dünyaya tanıtmak, uluslararası yatırımcılarla buluşmak ve yeni işbirliklerine kapı aralamak için Köln, Lizbon, Helsinki, Las Vegas ve Doha'daki teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinde yerinizi almak üzere girişimcilerimizi başvuruya davet ediyoruz."
Kacır, girişimcilere global ölçekte görünürlük, uluslararası yatırımcılarla doğrudan temas, yeni işbirlikleri, ticari bağlantılar, yeni pazarlara erişim fırsatı ve teknolojideki güncel gelişmeleri yerinde takip etme imkanı sunduklarını belirterek, başvuruların 31 Mayıs Pazar saat 23.59'a kadar yapılabileceğini bildirdi.
Açıklamada yer verilen bilgiye göre, söz konusu çağrı kapsamında her yıl 100'den fazla Türk girişimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA), Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ve Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) işbirliğiyle küresel pazarlara açılıyor.
Çağrı kapsamında, Türk teknoloji girişimlerinin, 26-30 Ağustos'ta Almanya'nın Köln kentinde düzenlenecek Gamescom, 9-12 Kasım'da Portekiz'in Lizbon şehrinde yapılacak Web Summit Lisbon, 18-19 Kasım'da Finlandiya'nın Helsinki bölgesinde gerçekleştirilecek Slush, 6-9 Ocak 2027'de ABD'nin Las Vegas kentinde düzenlenecek Consumer Electronics Show (CES), 31 Ocak-3 Şubat 2027'de ise Katar'ın Doha şehrinde yürütülecek Web Summit Qatar etkinliklerine katılımının desteklenmesi öngörülüyor.
Başvuruda bulunacaklar ayrıntılı bilgileri "kge.yatirimadestek.gov.tr" internet adresinden edinebiliyor.
Yerli girişimcilerin, dünyanın en prestijli teknoloji duraklarında yer almasını isteyen Kacır, şunları söyledi:
"Girişimcilerimizin küresel etkinliklere katılımını sağlıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla, girişimlerimizin küresel sahnede daha güçlü yer almasını destekliyoruz. Girişiminizi dünyaya tanıtmak, uluslararası yatırımcılarla buluşmak ve yeni işbirliklerine kapı aralamak için Köln, Lizbon, Helsinki, Las Vegas ve Doha'daki teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinde yerinizi almak üzere girişimcilerimizi başvuruya davet ediyoruz."
Kacır, girişimcilere global ölçekte görünürlük, uluslararası yatırımcılarla doğrudan temas, yeni işbirlikleri, ticari bağlantılar, yeni pazarlara erişim fırsatı ve teknolojideki güncel gelişmeleri yerinde takip etme imkanı sunduklarını belirterek, başvuruların 31 Mayıs Pazar saat 23.59'a kadar yapılabileceğini bildirdi.
Açıklamada yer verilen bilgiye göre, söz konusu çağrı kapsamında her yıl 100'den fazla Türk girişimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA), Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ve Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) işbirliğiyle küresel pazarlara açılıyor.
Çağrı kapsamında, Türk teknoloji girişimlerinin, 26-30 Ağustos'ta Almanya'nın Köln kentinde düzenlenecek Gamescom, 9-12 Kasım'da Portekiz'in Lizbon şehrinde yapılacak Web Summit Lisbon, 18-19 Kasım'da Finlandiya'nın Helsinki bölgesinde gerçekleştirilecek Slush, 6-9 Ocak 2027'de ABD'nin Las Vegas kentinde düzenlenecek Consumer Electronics Show (CES), 31 Ocak-3 Şubat 2027'de ise Katar'ın Doha şehrinde yürütülecek Web Summit Qatar etkinliklerine katılımının desteklenmesi öngörülüyor.
Başvuruda bulunacaklar ayrıntılı bilgileri "kge.yatirimadestek.gov.tr" internet adresinden edinebiliyor.
Yerel Ekonomi
Emtia piyasalarında barış umudu fiyatlamalara yön verdi
Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanabileceğine yönelik iyimserlik, enerji fiyatlarında savaş priminin azalmasına neden olurken, petrol fiyatlarındaki geri çekilme küresel enflasyon baskılarının hafifleyebileceği beklentilerini güçlendirdi.
Analistler, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimalinin yalnızca petrol fiyatlarında değil, navlun, gübre ve diğer emtia maliyetlerinde de risk primlerini azaltabileceğini belirtti.
Bu gelişmelerin yanı sıra ABD'de açıklanan makroekonomik veriler de yatırımcılar tarafından yakından takip edildi.
ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 3,6 yükseldi.
Veriler, iş gücü piyasasının direncini koruduğuna işaret ederken, ücret artışlarındaki sınırlı seyir enflasyon baskılarının kontrol altında kalabileceğine yönelik değerlendirmeleri destekledi.
Analistler, ABD istihdam verilerinin ekonomide sert yavaşlama endişelerini sınırladığını, buna karşın ücret artışlarının ılımlı kalmasının ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimi beklentilerini tamamen ortadan kaldırmadığını ifade etti.
Değerli metaller, tamamlanan haftada ABD-İran savaşının sona erebileceğine yönelik beklentilerle petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin hafiflemesi ve dolar endeksinin zayıflamasının etkisiyle paladyum hariç pozitif seyir izledi.
Analistler, geçen hafta değerli metallerde ABD-İran anlaşmasına yönelik iyimserliğin öne çıktığını, bu beklentinin enerji kaynaklı enflasyon ve yüksek faiz endişelerini azalttığını kaydetti.
Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal özelliği hem de sanayi üretiminde kullanılan bir metal olması nedeniyle dolar endeksindeki geri çekilme ve risk iştahındaki toparlanmadan diğer değerli metallere kıyasla daha güçlü destek buldu.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 6,5, platinde yüzde 3,6 ve altında yüzde 2,2 artarken, paladyumda yüzde 2,3 geriledi.
Baz metaller, tamamlanan haftada Orta Doğu'da gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle risk iştahının toparlanması ve dolar endeksindeki zayıflamaya karşın ürün bazlı arz-talep gelişmelerinin etkisiyle karışık seyretti.
Bakır fiyatları, kısa vadeli jeopolitik rahatlama ve uzun vadeli talep görünümünün etkisiyle geçen hafta baz metaller içinde en güçlü yükselişi kaydetti. Bakır, yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji yatırımları ve şebeke altyapısı gibi alanlardan kaynaklanan yapısal talep beklentileriyle desteklenmeye devam etti.
Alüminyum, çinko ve kurşundaki artışlarda da risk iştahındaki toparlanma ve sanayi metallerine yönelik alımlar etkili oldu.
Buna karşın nikel, arz fazlası endişeleri nedeniyle negatif ayrıştı. Endonezya kaynaklı yüksek üretim ve küresel arz görünümündeki rahatlama, nikel fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etti.
Baz metallerde tezgah üstü piyasalarda geçen hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 5,4, çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9 ve kurşunda yüzde 1,1 artarken, nikelde yüzde 2,4 geriledi.
Brent petrol, tamamlanan haftada değer kaybederken, düşüşte ABD ile İran arasında anlaşmaya varılabileceğine ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının normale dönebileceğine yönelik beklentiler etkili oldu. Savaş ve arz kesintisi riskinin azalması, petrol fiyatlarında oluşan jeopolitik risk priminin geri alınmasına yol açtı.
Analistler, petrol fiyatlarının ABD-İran görüşmelerine ilişkin haber akışıyla dalgalandığını, diplomatik ilerleme ihtimalinin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.
Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8,1 gerilerken, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 0,3 arttı.
Tarım emtialarında tamamlanan haftada arz ve talep dengesindeki değişimlerden kaynaklanan ürün bazlı ayrışmalar öne çıktı.
Pirinç fiyatları, vadeli piyasalardaki pozisyonlanma, arz beklentileri ve küresel tahıl piyasalarında yaşanan tedarik belirsizlikleriyle desteklendi.
Buğday ve mısır fiyatlarındaki düşüşte ise ABD'de ekim ilerleyişinin beklentilerden iyi gitmesi ve yatırımcıların haftalık bazda tarım kontratlarında pozisyon azaltması etkili oldu.
ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, mısır ve soya ekimleri beş yıllık ortalamaların üzerinde seyrediyor. Bu durum arz tarafına ilişkin endişeleri kısmen sınırlayarak buğday ve mısır fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 8,7 ve soya fasulyesinde yüzde 0,3 artarken, buğdayda yüzde 2,8 ve mısırda yüzde 1,9 geriledi.
Kakao fiyatları, tamamlanan haftada temel arz-talep dengesinden çok, fonların kısa pozisyon kapatmaları sonucu oluşan alımların etkisiyle sert yükseldi. Bu gelişmenin yanı sıra Batı Afrika'da yeni sezon üretimine ilişkin endişeler de fiyatlamaları destekledi.
Kahve fiyatları ise Brezilya'nın 2026-2027 sezonu kahve mahsulünün elverişli hava koşulları ve üretici bakım faaliyetlerinin etkisiyle önceki sezona göre yüzde 11,5 artmasının beklendiğine yönelik haber akışıyla geriledi. Dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya'da rekolte beklentilerinin güçlenmesi, fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyat endeksi nisanda aylık bazda yüzde 1,6 artarak 130,7 puana çıktı ve yükselişini üçüncü aya taşıdı. Bitkisel yağ fiyatlarındaki artış gıda fiyatlarındaki yükselişte belirleyici olurken, tahıl fiyatlarındaki artış daha sınırlı kaldı.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 0,6 artarken, kahvede yüzde 4,3 ve şekerde yüzde 1,7 düşüş görülürken, kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 17,9 artışla tamamladı.
Analistler, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimalinin yalnızca petrol fiyatlarında değil, navlun, gübre ve diğer emtia maliyetlerinde de risk primlerini azaltabileceğini belirtti.
Bu gelişmelerin yanı sıra ABD'de açıklanan makroekonomik veriler de yatırımcılar tarafından yakından takip edildi.
ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 3,6 yükseldi.
Veriler, iş gücü piyasasının direncini koruduğuna işaret ederken, ücret artışlarındaki sınırlı seyir enflasyon baskılarının kontrol altında kalabileceğine yönelik değerlendirmeleri destekledi.
Analistler, ABD istihdam verilerinin ekonomide sert yavaşlama endişelerini sınırladığını, buna karşın ücret artışlarının ılımlı kalmasının ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimi beklentilerini tamamen ortadan kaldırmadığını ifade etti.
Değerli metaller, tamamlanan haftada ABD-İran savaşının sona erebileceğine yönelik beklentilerle petrol kaynaklı enflasyon endişelerinin hafiflemesi ve dolar endeksinin zayıflamasının etkisiyle paladyum hariç pozitif seyir izledi.
Analistler, geçen hafta değerli metallerde ABD-İran anlaşmasına yönelik iyimserliğin öne çıktığını, bu beklentinin enerji kaynaklı enflasyon ve yüksek faiz endişelerini azalttığını kaydetti.
Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal özelliği hem de sanayi üretiminde kullanılan bir metal olması nedeniyle dolar endeksindeki geri çekilme ve risk iştahındaki toparlanmadan diğer değerli metallere kıyasla daha güçlü destek buldu.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 6,5, platinde yüzde 3,6 ve altında yüzde 2,2 artarken, paladyumda yüzde 2,3 geriledi.
Baz metaller, tamamlanan haftada Orta Doğu'da gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle risk iştahının toparlanması ve dolar endeksindeki zayıflamaya karşın ürün bazlı arz-talep gelişmelerinin etkisiyle karışık seyretti.
Bakır fiyatları, kısa vadeli jeopolitik rahatlama ve uzun vadeli talep görünümünün etkisiyle geçen hafta baz metaller içinde en güçlü yükselişi kaydetti. Bakır, yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji yatırımları ve şebeke altyapısı gibi alanlardan kaynaklanan yapısal talep beklentileriyle desteklenmeye devam etti.
Alüminyum, çinko ve kurşundaki artışlarda da risk iştahındaki toparlanma ve sanayi metallerine yönelik alımlar etkili oldu.
Buna karşın nikel, arz fazlası endişeleri nedeniyle negatif ayrıştı. Endonezya kaynaklı yüksek üretim ve küresel arz görünümündeki rahatlama, nikel fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam etti.
Baz metallerde tezgah üstü piyasalarda geçen hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 5,4, çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9 ve kurşunda yüzde 1,1 artarken, nikelde yüzde 2,4 geriledi.
Brent petrol, tamamlanan haftada değer kaybederken, düşüşte ABD ile İran arasında anlaşmaya varılabileceğine ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının normale dönebileceğine yönelik beklentiler etkili oldu. Savaş ve arz kesintisi riskinin azalması, petrol fiyatlarında oluşan jeopolitik risk priminin geri alınmasına yol açtı.
Analistler, petrol fiyatlarının ABD-İran görüşmelerine ilişkin haber akışıyla dalgalandığını, diplomatik ilerleme ihtimalinin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.
Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8,1 gerilerken, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 0,3 arttı.
Tarım emtialarında tamamlanan haftada arz ve talep dengesindeki değişimlerden kaynaklanan ürün bazlı ayrışmalar öne çıktı.
Pirinç fiyatları, vadeli piyasalardaki pozisyonlanma, arz beklentileri ve küresel tahıl piyasalarında yaşanan tedarik belirsizlikleriyle desteklendi.
Buğday ve mısır fiyatlarındaki düşüşte ise ABD'de ekim ilerleyişinin beklentilerden iyi gitmesi ve yatırımcıların haftalık bazda tarım kontratlarında pozisyon azaltması etkili oldu.
ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, mısır ve soya ekimleri beş yıllık ortalamaların üzerinde seyrediyor. Bu durum arz tarafına ilişkin endişeleri kısmen sınırlayarak buğday ve mısır fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 8,7 ve soya fasulyesinde yüzde 0,3 artarken, buğdayda yüzde 2,8 ve mısırda yüzde 1,9 geriledi.
Kakao fiyatları, tamamlanan haftada temel arz-talep dengesinden çok, fonların kısa pozisyon kapatmaları sonucu oluşan alımların etkisiyle sert yükseldi. Bu gelişmenin yanı sıra Batı Afrika'da yeni sezon üretimine ilişkin endişeler de fiyatlamaları destekledi.
Kahve fiyatları ise Brezilya'nın 2026-2027 sezonu kahve mahsulünün elverişli hava koşulları ve üretici bakım faaliyetlerinin etkisiyle önceki sezona göre yüzde 11,5 artmasının beklendiğine yönelik haber akışıyla geriledi. Dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya'da rekolte beklentilerinin güçlenmesi, fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyat endeksi nisanda aylık bazda yüzde 1,6 artarak 130,7 puana çıktı ve yükselişini üçüncü aya taşıdı. Bitkisel yağ fiyatlarındaki artış gıda fiyatlarındaki yükselişte belirleyici olurken, tahıl fiyatlarındaki artış daha sınırlı kaldı.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 0,6 artarken, kahvede yüzde 4,3 ve şekerde yüzde 1,7 düşüş görülürken, kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 17,9 artışla tamamladı.
Yerel Ekonomi
EKPSS ile kamuda engelli istihdamında büyük artış
Hükümet ve Bakanlık, engelli vatandaşlar için erişilebilirlik düzenlemelerinden rehabilitasyona ve istihdama uzanan birçok alanda çalışma yürütüyor.
İstihdama yönelik çalışmalar kapsamında, engellilerin her alanda olduğu gibi iş hayatına da aktif katılımını sağlamak için 2012'de Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) hayata geçirildi.
EKPSS ile engellilerin eğitimlerine uygun kadrolara yerleştirilmelerini teşvik eden Bakanlık, engelli vatandaşların sınav ücretini de karşılıyor. EKPSS'ye girmek isteyen yetişkinlerin en az yüzde 40 oranında engelinin bulunması gerekiyor.
Bu kapsamda, kamuda çalışan engelli memur sayısı 2002'de 5 bin 777 iken hükümetin engellilerin çalışma hayatına katılımını artırmak için yaptığı çalışmalar sonucu bu sayı 82 bin 880'e yükseldi.
Bakanlık, çalışma ortamlarının engellilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak düzenlendiği Korumalı İş Yeri Modeli ile açık iş gücü piyasasında istihdamı zor olan zihinsel ve ruhsal engellilere çalışma imkanı sunuyor.
Engellilerin üretime katılarak kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmalarını ve öz güvenli bireyler olarak toplumsal hayata aktif katılımlarını destekleyen Bakanlık, korumalı iş yerlerinde çalışan her engelli için ücret teşviki sağlıyor.
İstihdama yönelik çalışmalar kapsamında, engellilerin her alanda olduğu gibi iş hayatına da aktif katılımını sağlamak için 2012'de Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) hayata geçirildi.
EKPSS ile engellilerin eğitimlerine uygun kadrolara yerleştirilmelerini teşvik eden Bakanlık, engelli vatandaşların sınav ücretini de karşılıyor. EKPSS'ye girmek isteyen yetişkinlerin en az yüzde 40 oranında engelinin bulunması gerekiyor.
Bu kapsamda, kamuda çalışan engelli memur sayısı 2002'de 5 bin 777 iken hükümetin engellilerin çalışma hayatına katılımını artırmak için yaptığı çalışmalar sonucu bu sayı 82 bin 880'e yükseldi.
Bakanlık, çalışma ortamlarının engellilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak düzenlendiği Korumalı İş Yeri Modeli ile açık iş gücü piyasasında istihdamı zor olan zihinsel ve ruhsal engellilere çalışma imkanı sunuyor.
Engellilerin üretime katılarak kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmalarını ve öz güvenli bireyler olarak toplumsal hayata aktif katılımlarını destekleyen Bakanlık, korumalı iş yerlerinde çalışan her engelli için ücret teşviki sağlıyor.
Teknoloji
TÜRKSAT'ın Robotik Platformu ile kriz anlarında iletişim sürdürülebilecek
TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, TÜRKSAT'ın geliştirdiği platforma ilişkin bilgi verdi.
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam eden SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Robotik Platform'u da sergilediklerini aktaran Atalay, sistemin TÜRKSAT'ın uydu ve 5G teknolojilerini robotik düzeneklerle birleştirdiğini söyledi.
Atalay, TÜRKSAT olarak son dönemde uydu yayıncılığı ve internet bağlantısı gibi geleneksel hizmetlere yeni unsurlar eklemek için çalıştıklarını ifade etti.
Temel teknolojileri kullanarak ihtiyaç duyulan çeşitli alanlarda kesintisiz ve sürekli iletişimi sağlamayı amaçlayan farklı teknolojiler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Atalay, bunlardan birinin de Robotik Platform olduğunu bildirdi.
Atalay, "Robotik Platformumuz, ağırlıklı olarak uydu üzerinden bağlantı sağlayıp 5G ile cihazlara yayan bir teknoloji. Bir yerde deprem olduğunda, bütün haberleşme şebekesi çöktüğünde, insanların giremeyeceği yerlere bu platformumuzu göndererek uydu üzerinden bağlantı sağlayıp onun bir kilometre yarıçapındaki bölgesine 5G şebekesini genişletmeye yarıyor. Böylece o kapsama alanı içindeki cep telefonları ve benzeri teknolojiyi kullanan terminaller uydu üzerinden diğer şebekeler çökse dahi haberleşmeye devam edebiliyorlar." diye konuştu.
Atalay, platformun ağırlıklı olarak afet bölgeleri ve haberleşme imkanının bulunmadığı yerlerde belli süreler için kullanılabilecek bir mobil sistem olduğunu anlattı.
Bunun savunma alanı için de geçerli olduğunu vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:
"Ayrıca, sistemimiz askeri birliklerimizin hareket halinde olduğu ve haberleşme imkanının bulunmadığı yerlerde onların haberleşmesini sağlayacak bir platform. En önemli özelliği, uydu üzerinden şebekeye bağlandığı, başka bir engel olmadan haberleşmeyi sağlayabildiği için, diğer şebekelerle haberleşilemeyen her yerde kullanılabilecek bir platform."
Atalay, söz konusu ürünün olgunlaştığını ve testlerinin önemli ölçüde tamamlandığını belirterek, platform için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile görüştüklerini dile getirdi.
TÜRKSAT'ın havacılık ve savunmanın bir parçası olduğuna dikkati çeken Atalay, "Muhaberesiz muharebe olmaz. Biz onun haberleşme tarafındayız." ifadelerini kullandı.
Geliştirilen mobil platform, karasal haberleşme altyapısının bulunmadığı, zarar gördüğü veya yetersiz kaldığı alanlarda uydu üzerinden bağlantı sağlayarak 5G destekli veri iletişimini sahaya taşıyabiliyor. Sistem, afet ve acil durum yönetimi, sınır güvenliği, kritik tesis koruması, keşif-gözetleme faaliyetleri ve mobil iletişim ihtiyaçları için tasarlandı.
Özellikle deprem, sel, orman yangını ve benzeri afet senaryolarında iletişim altyapısının zarar görmesi, saha koordinasyonunu zorlaştırabiliyor. TÜRKSAT'ın geliştirdiği uydu destekli robotik haberleşme çözümü, bu tür durumlarda hızlı şekilde bölgeye intikal ederek güvenli ve kesintisiz iletişim altyapısı oluşturabiliyor.
Platform, uydu bağlantısı üzerinden, 5G haberleşme desteği, gerçek zamanlı görüntü aktarımı, ses ve veri iletişimi, mobil hotspot hizmeti, kritik saha telemetrisi sağlayabiliyor.
Zorlu arazi koşullarında görev yapabilen dört ayaklı robotik platform, insan erişiminin riskli olduğu bölgelerde operasyonel avantaj sunuyor. Sistem, mobil yapısı sayesinde güvenlik güçleri, arama-kurtarma ekipleri ve saha personeline anlık bağlantı desteği sağlıyor.
Uydu ve 5G teknolojilerinin entegre şekilde kullanıldığı çözüm, karasal şebekeden bağımsız çalışabilmesi sayesinde özellikle kırsal alanlarda kritik iletişim ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, İstanbul Fuar Merkezi'nde devam eden SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Robotik Platform'u da sergilediklerini aktaran Atalay, sistemin TÜRKSAT'ın uydu ve 5G teknolojilerini robotik düzeneklerle birleştirdiğini söyledi.
Atalay, TÜRKSAT olarak son dönemde uydu yayıncılığı ve internet bağlantısı gibi geleneksel hizmetlere yeni unsurlar eklemek için çalıştıklarını ifade etti.
Temel teknolojileri kullanarak ihtiyaç duyulan çeşitli alanlarda kesintisiz ve sürekli iletişimi sağlamayı amaçlayan farklı teknolojiler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Atalay, bunlardan birinin de Robotik Platform olduğunu bildirdi.
Atalay, "Robotik Platformumuz, ağırlıklı olarak uydu üzerinden bağlantı sağlayıp 5G ile cihazlara yayan bir teknoloji. Bir yerde deprem olduğunda, bütün haberleşme şebekesi çöktüğünde, insanların giremeyeceği yerlere bu platformumuzu göndererek uydu üzerinden bağlantı sağlayıp onun bir kilometre yarıçapındaki bölgesine 5G şebekesini genişletmeye yarıyor. Böylece o kapsama alanı içindeki cep telefonları ve benzeri teknolojiyi kullanan terminaller uydu üzerinden diğer şebekeler çökse dahi haberleşmeye devam edebiliyorlar." diye konuştu.
Atalay, platformun ağırlıklı olarak afet bölgeleri ve haberleşme imkanının bulunmadığı yerlerde belli süreler için kullanılabilecek bir mobil sistem olduğunu anlattı.
Bunun savunma alanı için de geçerli olduğunu vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:
"Ayrıca, sistemimiz askeri birliklerimizin hareket halinde olduğu ve haberleşme imkanının bulunmadığı yerlerde onların haberleşmesini sağlayacak bir platform. En önemli özelliği, uydu üzerinden şebekeye bağlandığı, başka bir engel olmadan haberleşmeyi sağlayabildiği için, diğer şebekelerle haberleşilemeyen her yerde kullanılabilecek bir platform."
Atalay, söz konusu ürünün olgunlaştığını ve testlerinin önemli ölçüde tamamlandığını belirterek, platform için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile görüştüklerini dile getirdi.
TÜRKSAT'ın havacılık ve savunmanın bir parçası olduğuna dikkati çeken Atalay, "Muhaberesiz muharebe olmaz. Biz onun haberleşme tarafındayız." ifadelerini kullandı.
Geliştirilen mobil platform, karasal haberleşme altyapısının bulunmadığı, zarar gördüğü veya yetersiz kaldığı alanlarda uydu üzerinden bağlantı sağlayarak 5G destekli veri iletişimini sahaya taşıyabiliyor. Sistem, afet ve acil durum yönetimi, sınır güvenliği, kritik tesis koruması, keşif-gözetleme faaliyetleri ve mobil iletişim ihtiyaçları için tasarlandı.
Özellikle deprem, sel, orman yangını ve benzeri afet senaryolarında iletişim altyapısının zarar görmesi, saha koordinasyonunu zorlaştırabiliyor. TÜRKSAT'ın geliştirdiği uydu destekli robotik haberleşme çözümü, bu tür durumlarda hızlı şekilde bölgeye intikal ederek güvenli ve kesintisiz iletişim altyapısı oluşturabiliyor.
Platform, uydu bağlantısı üzerinden, 5G haberleşme desteği, gerçek zamanlı görüntü aktarımı, ses ve veri iletişimi, mobil hotspot hizmeti, kritik saha telemetrisi sağlayabiliyor.
Zorlu arazi koşullarında görev yapabilen dört ayaklı robotik platform, insan erişiminin riskli olduğu bölgelerde operasyonel avantaj sunuyor. Sistem, mobil yapısı sayesinde güvenlik güçleri, arama-kurtarma ekipleri ve saha personeline anlık bağlantı desteği sağlıyor.
Uydu ve 5G teknolojilerinin entegre şekilde kullanıldığı çözüm, karasal şebekeden bağımsız çalışabilmesi sayesinde özellikle kırsal alanlarda kritik iletişim ihtiyaçlarına çözüm sunuyor.
Teknoloji
Dünyanın parçası mı? Ayın oluşumuna dair teoriler çıkmazda
Gezegen bilimciler, yaklaşık 4,51 milyar yıl önce "Theia" adı verilen devasa bir gök cisminin Dünya’ya çarparak Ay’ı oluşturduğu konusunda birleşse de bu çarpışmanın detayları hâlâ büyük bir bulmaca. Ay’ın yüzeyini kaplayan beyaz mineraller, gök cisminin bir zamanlar binlerce derece sıcaklıkta dev bir magma okyanusu olduğunu kanıtlıyor.
Amsterdam Vrije Üniversitesi’nde yürütülen laboratuvar deneyleri, Ay’ın derinliklerindeki muazzam basınç ve sıcaklık koşullarını yeniden yaratarak bu erimiş kütlenin nasıl katılaştığını anlamaya çalışıyor. Ancak eldeki fiziksel veriler, teorik modellerle tam olarak örtüşmüyor.
Ay oluşumuna dair en büyük sorun, klasik simülasyonların Ay’ın büyük oranda çarpan yabancı cisimden (Theia) oluşması gerektiğini öngörmesi. Eğer Theia Güneş Sistemi'nin farklı bir bölgesinden gelmiş olsaydı, kimyasal yapısının Dünya’dan farklı olması gerekirdi. Oysa Apollo görevleriyle getirilen örnekler, Ay’ın adeta "Dünya’nın bir kopyası" olduğunu gösteriyor.
Bu durum, bilim insanlarını Dünya’nın o dönemde henüz tam oluşmadığı ve kendisiyle aynı boyutta başka bir gövdeyle çarpışarak tamamen karıştığı gibi daha radikal senaryolar üzerinde düşünmeye sevk ediyor.
Ay’ın kökenini anlamak, aslında üzerinde yaşadığımız Dünya’nın tarihini nasıl sıfırladığını ve bugünkü halini nasıl aldığını anlamakla eşdeğer görülüyor. Yapılan araştırmalar, bu devasa çarpışmanın Dünya’nın jeolojik geçmişini tamamen değiştirdiğini ortaya koyuyor.
İnsanlık onlarca yıl önce Ay yüzeyine ayak basmış olsa da her gece gökyüzünde gördüğümüz bu sadık uydumuzun, gezegenimizden nasıl koptuğu veya ona nasıl eklendiği sorusu, modern astronominin en büyük çözülmemiş sırlarından biri olmayı sürdürüyor.
Amsterdam Vrije Üniversitesi’nde yürütülen laboratuvar deneyleri, Ay’ın derinliklerindeki muazzam basınç ve sıcaklık koşullarını yeniden yaratarak bu erimiş kütlenin nasıl katılaştığını anlamaya çalışıyor. Ancak eldeki fiziksel veriler, teorik modellerle tam olarak örtüşmüyor.
Ay oluşumuna dair en büyük sorun, klasik simülasyonların Ay’ın büyük oranda çarpan yabancı cisimden (Theia) oluşması gerektiğini öngörmesi. Eğer Theia Güneş Sistemi'nin farklı bir bölgesinden gelmiş olsaydı, kimyasal yapısının Dünya’dan farklı olması gerekirdi. Oysa Apollo görevleriyle getirilen örnekler, Ay’ın adeta "Dünya’nın bir kopyası" olduğunu gösteriyor.
Bu durum, bilim insanlarını Dünya’nın o dönemde henüz tam oluşmadığı ve kendisiyle aynı boyutta başka bir gövdeyle çarpışarak tamamen karıştığı gibi daha radikal senaryolar üzerinde düşünmeye sevk ediyor.
Ay’ın kökenini anlamak, aslında üzerinde yaşadığımız Dünya’nın tarihini nasıl sıfırladığını ve bugünkü halini nasıl aldığını anlamakla eşdeğer görülüyor. Yapılan araştırmalar, bu devasa çarpışmanın Dünya’nın jeolojik geçmişini tamamen değiştirdiğini ortaya koyuyor.
İnsanlık onlarca yıl önce Ay yüzeyine ayak basmış olsa da her gece gökyüzünde gördüğümüz bu sadık uydumuzun, gezegenimizden nasıl koptuğu veya ona nasıl eklendiği sorusu, modern astronominin en büyük çözülmemiş sırlarından biri olmayı sürdürüyor.
Teknoloji
Türkiye'nin uzay çalışmaları SAHA 2026'da
SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın ikinci gününde "IAC 2026 Antalya, Türkiye'nin Uzay Vizyonu ve Küresel İşbirliği Fırsatları" paneli yapıldı.
Panelin moderatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök üstlendi.
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı (TUA) Yusuf Kıraç, burada yaptığı konuşmada her ülkenin, güvenliği için uzaya daha fazla odaklandığını belirterek, fırlatma ve uydu sistemlerinin giderek önemli hale gelmeye başladığını söyledi.
Mimarinin gelişmesi ve ekonomi dirençliliği konularının da uzay ekonomisinin gelişiminde etkili olduğunu dile getiren Kıraç, Türkiye'nin uzay alanındaki çalışmalarını anlattı.
Kıraç, gelecek yıl hibrit itme promosyon sistemleriyle bir uzay mekiği süreci başlatacaklarının bilgisini vererek şöyle konuştu:
"Amacımız, Ay'a gitmek için teknolojileri geliştirmek. Artık derin uzay misyonları önem kazanmaya başladı. Bazı uydular farklı yörüngeler arasında manevra yaparak yeniden konumlandırılabiliyor. Bu yıl Fergani bunun testini yaptı, artık daha fazla garantimiz var. Yeni bir uzay rekabeti başladı özel şirketler arasında. Bu nedenle TUA olarak biz ekosistemlerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.
Aksi takdirde uzay rekabetinde yer almak kolay olmayacak. Önümüzdeki yıl üniversitelerle işbirlikleri yapacağız. ODTÜ ve İTÜ ile işbirliğimiz var. Artemis gibi uluslararası projelerde yer alma durumumuz var, yakında bunları duyacaksınız."
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) Başkanı Gabriella Arrigo da federasyonun görevlerine ilişkin bilgi vererek, uzay işbirliğinin teşvik edilmesi, uzay teknoloji hizmetlerinin ve uygulamalarının dünyadaki barışa katkı sağlamasını desteklemeyi amaçladıklarını ifade etti.
Federasyonda 82 ülkeden 604 üyeleri olduğunu belirten Arrigo, şunları kaydetti:
"IAC, bütün uzay aktörlerinin bir araya geldiği, 10 binden fazla katılımcının olduğu bir etkinlik. Bakanlardan endüstri liderlerine, girişimcilerden öğrencilere herkes burada bir araya geliyor. Antalya'nın adaylığını seçerken uluslararası uzay camiasının çeşitliliğini de göstersin istedik. 2024 Milano Kongresi'nde 103 ülkeden 7 bin bildiri geldi. Sidney'de ise 6 bin 400 makale takdimi oldu.
2026 Antalya'da yapılacak IAC için ise gururla söylüyorum ki 108 ülkeden 8 bin 325 makale geldi. Eşi benzeri görülmemiş şekilde 1810 katkı da Türkiye'den geldi, bu IAC tarihinde görülen en yüksek katılım. Antalya'nın farkı nedir diye baktığımızda, Türkiye'nin kültürel mirası, konukseverliği, çalışkanlığı ile yenilikçilik ekosistemini teşkil ediyor. Bu sayede Türkiye'nin vitrini de ortaya çıkacak."
IAF Başkan Yardımcısı Arif Karabeyoğlu da uzayın geleceğinin nükleer ve nükleer itki konuları üzerinde şekilleneceğini ifade ederek, bu teknolojinin ufkunun 20 yıla kadar belirlenebileceğini söyledi.
Panelin moderatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök üstlendi.
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı (TUA) Yusuf Kıraç, burada yaptığı konuşmada her ülkenin, güvenliği için uzaya daha fazla odaklandığını belirterek, fırlatma ve uydu sistemlerinin giderek önemli hale gelmeye başladığını söyledi.
Mimarinin gelişmesi ve ekonomi dirençliliği konularının da uzay ekonomisinin gelişiminde etkili olduğunu dile getiren Kıraç, Türkiye'nin uzay alanındaki çalışmalarını anlattı.
Kıraç, gelecek yıl hibrit itme promosyon sistemleriyle bir uzay mekiği süreci başlatacaklarının bilgisini vererek şöyle konuştu:
"Amacımız, Ay'a gitmek için teknolojileri geliştirmek. Artık derin uzay misyonları önem kazanmaya başladı. Bazı uydular farklı yörüngeler arasında manevra yaparak yeniden konumlandırılabiliyor. Bu yıl Fergani bunun testini yaptı, artık daha fazla garantimiz var. Yeni bir uzay rekabeti başladı özel şirketler arasında. Bu nedenle TUA olarak biz ekosistemlerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.
Aksi takdirde uzay rekabetinde yer almak kolay olmayacak. Önümüzdeki yıl üniversitelerle işbirlikleri yapacağız. ODTÜ ve İTÜ ile işbirliğimiz var. Artemis gibi uluslararası projelerde yer alma durumumuz var, yakında bunları duyacaksınız."
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) Başkanı Gabriella Arrigo da federasyonun görevlerine ilişkin bilgi vererek, uzay işbirliğinin teşvik edilmesi, uzay teknoloji hizmetlerinin ve uygulamalarının dünyadaki barışa katkı sağlamasını desteklemeyi amaçladıklarını ifade etti.
Federasyonda 82 ülkeden 604 üyeleri olduğunu belirten Arrigo, şunları kaydetti:
"IAC, bütün uzay aktörlerinin bir araya geldiği, 10 binden fazla katılımcının olduğu bir etkinlik. Bakanlardan endüstri liderlerine, girişimcilerden öğrencilere herkes burada bir araya geliyor. Antalya'nın adaylığını seçerken uluslararası uzay camiasının çeşitliliğini de göstersin istedik. 2024 Milano Kongresi'nde 103 ülkeden 7 bin bildiri geldi. Sidney'de ise 6 bin 400 makale takdimi oldu.
2026 Antalya'da yapılacak IAC için ise gururla söylüyorum ki 108 ülkeden 8 bin 325 makale geldi. Eşi benzeri görülmemiş şekilde 1810 katkı da Türkiye'den geldi, bu IAC tarihinde görülen en yüksek katılım. Antalya'nın farkı nedir diye baktığımızda, Türkiye'nin kültürel mirası, konukseverliği, çalışkanlığı ile yenilikçilik ekosistemini teşkil ediyor. Bu sayede Türkiye'nin vitrini de ortaya çıkacak."
IAF Başkan Yardımcısı Arif Karabeyoğlu da uzayın geleceğinin nükleer ve nükleer itki konuları üzerinde şekilleneceğini ifade ederek, bu teknolojinin ufkunun 20 yıla kadar belirlenebileceğini söyledi.
Teknoloji
Türk bilim insanlarından Alzheimer'a karşı yeni ilaç çalışması
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, AFSÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı tarafından Alzheimer ile ilgili Bilim Kafe etkinliği düzenlendi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, buradaki konuşmasında, üniversitelerin toplum sağlığına katkısının yalnızca sundukları sağlık hizmetleriyle sınırlı olmadığını belirtti.
Üniversitelerin aynı zamanda yürüttükleri bilimsel araştırmalar, ilaç geliştirme çalışmaları, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik etkinliklerle çok yönlü bir rol üstlendiklerine işaret eden Özvar, "Bilim iletişimi faaliyetleri sayesinde üretilen bilginin toplumla buluşması sağlanırken, üniversitelerimiz sağlık alanında hem çözüm üreten hem de geleceğe yön veren kurumlar olarak öne çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.
AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan ise Alzheimer'ın ileri yaşlarda daha çok ortaya çıkan ve beyni etkileyen kronik bir hastalık olduğunu anlattı.
Hastalığın tam tedavisiyle ilgili dünyada bir protokol olmadığını ancak çalışmaların olduğunu bildiren Aslan, AFSÜ olarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile şu anda kullanılan ilaçlardan daha etkili olabilecek moleküller üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Aslan, "Sonucu inşallah iyi çıkar. Bunlar uzun süreli çalışmalar." ifadesini kullandı.
Hastalığı önlemede erken dönemden itibaren sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapan Aslan, işlenmiş gıdalardan uzak durulması tavsiyesinde bulundu.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, buradaki konuşmasında, üniversitelerin toplum sağlığına katkısının yalnızca sundukları sağlık hizmetleriyle sınırlı olmadığını belirtti.
Üniversitelerin aynı zamanda yürüttükleri bilimsel araştırmalar, ilaç geliştirme çalışmaları, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik etkinliklerle çok yönlü bir rol üstlendiklerine işaret eden Özvar, "Bilim iletişimi faaliyetleri sayesinde üretilen bilginin toplumla buluşması sağlanırken, üniversitelerimiz sağlık alanında hem çözüm üreten hem de geleceğe yön veren kurumlar olarak öne çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.
AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan ise Alzheimer'ın ileri yaşlarda daha çok ortaya çıkan ve beyni etkileyen kronik bir hastalık olduğunu anlattı.
Hastalığın tam tedavisiyle ilgili dünyada bir protokol olmadığını ancak çalışmaların olduğunu bildiren Aslan, AFSÜ olarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile şu anda kullanılan ilaçlardan daha etkili olabilecek moleküller üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Aslan, "Sonucu inşallah iyi çıkar. Bunlar uzun süreli çalışmalar." ifadesini kullandı.
Hastalığı önlemede erken dönemden itibaren sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapan Aslan, işlenmiş gıdalardan uzak durulması tavsiyesinde bulundu.
Teknoloji
Fenomenlerin yönlendirmeleri tüketiciyi akılcı alışverişten uzaklaştırıyor
Sosyal medya fenomenleri ile e-ticaret platformlarında yer alan "en çok satan", "en popüler", "sana özel", "fenomen tercihleri", "şimdi trend", "senin için seçtiklerimiz" gibi yönlendirici unsurlar, tüketicinin karar sürecini önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor.
Dijital pazarda birbirine çok benzeyen binlerce alternatifin aynı anda görünür hale gelmesi, teorik olarak tüketiciye daha fazla özgürlük sunsa da pratikte karar verme sürecini zorlaştırıyor.
Prof. Dr. Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş, sosyal medya ve e-ticaret platformlarının, tüketicinin seçenekler arasında kaybolmasını engellemek iddiasıyla geliştirdiği algoritmaların karar sürecine aktif müdahalede bulunduğunu söyledi.
Özgürce seçim yaptığını düşünen tüketicinin aslında çoğu zaman filtrelenmiş ve önceliklendirilmiş seçenekler arasından tercih yaparak akılcı alışverişten uzaklaştığını vurgulayan Uraltaş, şunları söyledi:
"Bu noktada sosyal medya fenomenleri, klasik reklam yüzlerinden farklı olarak daha samimi ve güvenilir algılanan 'yakın referans kaynakları' gibi çalışmaktadır. Fenomenin kullandığı kahve makinesi, tavsiye ettiği robot süpürge ya da günlük yaşamında gösterdiği kozmetik ürün, tüketici açısından reklama kıyasla daha etkili olabilir. Çünkü burada marka değil, 'benim gibi biri kullanıyor' duygusu devreye girer. Özellikle 'parasosyal ilişki' kurulan fenomenlerde tüketici, ürünün teknik özelliklerinden çok fenomenin yaşam tarzını satın alma eğilimine girebilir. Böylece ürün tercihi rasyonel kıyaslamadan çok sosyal özdeşim üzerinden şekillenir.
Ayrıca, e-ticaret platformlarında yer alan 'en çok satan', 'son 24 saatte 500 adet satıldı', 'şu anda 27 kişi inceliyor', 'senin için önerildi', 'sana özel fırsat' gibi ifadeler ise güçlü sosyal kanıt ve kıtlık mekanizmalarıdır. Tüketici, çok satılan ürünün iyi olduğunu varsayar, başkalarının tercih ettiği seçeneği güvenli bulur. Özellikle ürün çeşitliliğinin çok fazla arttığı kategorilerde, insanlar teknik karşılaştırma yapmak yerine başkalarının seçimini referans alarak bilişsel yüklerini azaltmaya çalışırlar. Bu nedenle 'en popüler' etiketi çoğu zaman kalite göstergesi gibi algılanır. Oysa bu popülerlik bazen reklam bütçesi, algoritmik görünürlük veya indirim stratejilerinin sonucu olabilir."
Prof. Dr. Uraltaş, yönlendirmelerin, seçenek fazlalığının doğurduğu aşırı yük (choice overload) üzerinden sorunu üreten, sözde çözen ve yeniden üreten çok yönlü bir etki yarattığını anlattı.
Bu durumun bir yandan binlerce ürün arasından birkaç öneri sunarak karar vermeyi kolaylaştırdığını, diğer yandan sürekli yeni öneriler, kişiselleştirilmiş listeler, fenomen tavsiyeleri ve trend etiketleriyle dikkat dağınıklığını artırdığını aktaran Uraltaş, "Tüketici 'hangisini almalıyım?' sorusundan kurtulurken bu kez 'ya daha iyisi varsa?', 'fenomen bunu almıştı', 'en çok satan bu ama bana uygun mu?' gibi yeni ikilemler yaşamaya başlar. Bu da karar yorgunluğunu azaltmak yerine farklı biçimde çoğaltır." diye konuştu.
Uraltaş, karar yorgunluğu arttığında bireylerin genellikle hızlı karar verme yollarına yöneldiğini ifade ederek, bu durumun tüketicide rasyonel ve işlevsel faydadan uzaklaşmaya ve yönlendirmeleri takip ederek alışveriş yapmaya neden olduğunu dile getirdi.
"Tüketici detaylı araştırma yapmak yerine 'en çok satan iyidir, çok yorum alan güvenlidir, sosyal medya fenomeni kullanıyorsa işe yarar, indirimdeyse kaçırılmamalıdır' gibi kalıplara sığınır. Bu kalıplar bir çeşit zihinsel yorgunluk giderici kısa yollardır. Bu kısa yollar zaman kazandırsa da çoğu zaman daha az rasyonel satın alma davranışlarını teşvik eder. Çünkü ürünün gerçek ihtiyaca uygunluğu, fiyat-performans dengesi veya uzun vadeli kullanım değeri ikinci plana düşebilir. Satın alma kararı böylece analizden çok yönlendirilmiş zihinsel şablonlara dönüşür. Ayrıca 'sana özel' gibi kişiselleştirme söylemleri, tüketicide sistem tarafından anlaşıldığı hissini yaratır. Oysa çoğu zaman bu öneriler geçmiş tıklamalar, benzer kullanıcı davranışları veya sponsorlu yerleşimler üzerinden şekillenir. Buna rağmen tüketici, kendisine sunulan öneriyi objektif tavsiye gibi algılayabilir. Bu da platformların satın alma davranışını yönlendirme gücünü artırır."
Uraltaş, modern dijital pazarda tüketicinin yalnızca ürünler arasında değil, algoritmalar ve fenomenlerin sosyal onaylarıyla şekillenen bir karar verme ortamında tercih yaptığına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Sonuç olarak sosyal medya fenomenleri ve e-ticaret platformlarındaki yönlendirici unsurlar, artan ürün çeşitliliği içinde tüketiciye yol gösteren yardımcı araçlar gibi görünse de aynı zamanda karar sürecini biçimlendiren güçlü pazarlama mekanizmalarıdır. Bu sistemler tüketicinin belirsizlik kaygısını azaltırken, onu daha hızlı fakat çoğu zaman daha az analitik ve daha az rasyonel seçimlere yönlendirebilmektedir. Modern dijital pazarda tüketici artık yalnızca ürün seçmemekte, algoritmalar, sosyal kanıtlar ve etkileyici figürler tarafından tasarlanmış bir tercih ortamı içinde karar vermektedir."
Dijital pazarda birbirine çok benzeyen binlerce alternatifin aynı anda görünür hale gelmesi, teorik olarak tüketiciye daha fazla özgürlük sunsa da pratikte karar verme sürecini zorlaştırıyor.
Prof. Dr. Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş, sosyal medya ve e-ticaret platformlarının, tüketicinin seçenekler arasında kaybolmasını engellemek iddiasıyla geliştirdiği algoritmaların karar sürecine aktif müdahalede bulunduğunu söyledi.
Özgürce seçim yaptığını düşünen tüketicinin aslında çoğu zaman filtrelenmiş ve önceliklendirilmiş seçenekler arasından tercih yaparak akılcı alışverişten uzaklaştığını vurgulayan Uraltaş, şunları söyledi:
"Bu noktada sosyal medya fenomenleri, klasik reklam yüzlerinden farklı olarak daha samimi ve güvenilir algılanan 'yakın referans kaynakları' gibi çalışmaktadır. Fenomenin kullandığı kahve makinesi, tavsiye ettiği robot süpürge ya da günlük yaşamında gösterdiği kozmetik ürün, tüketici açısından reklama kıyasla daha etkili olabilir. Çünkü burada marka değil, 'benim gibi biri kullanıyor' duygusu devreye girer. Özellikle 'parasosyal ilişki' kurulan fenomenlerde tüketici, ürünün teknik özelliklerinden çok fenomenin yaşam tarzını satın alma eğilimine girebilir. Böylece ürün tercihi rasyonel kıyaslamadan çok sosyal özdeşim üzerinden şekillenir.
Ayrıca, e-ticaret platformlarında yer alan 'en çok satan', 'son 24 saatte 500 adet satıldı', 'şu anda 27 kişi inceliyor', 'senin için önerildi', 'sana özel fırsat' gibi ifadeler ise güçlü sosyal kanıt ve kıtlık mekanizmalarıdır. Tüketici, çok satılan ürünün iyi olduğunu varsayar, başkalarının tercih ettiği seçeneği güvenli bulur. Özellikle ürün çeşitliliğinin çok fazla arttığı kategorilerde, insanlar teknik karşılaştırma yapmak yerine başkalarının seçimini referans alarak bilişsel yüklerini azaltmaya çalışırlar. Bu nedenle 'en popüler' etiketi çoğu zaman kalite göstergesi gibi algılanır. Oysa bu popülerlik bazen reklam bütçesi, algoritmik görünürlük veya indirim stratejilerinin sonucu olabilir."
Prof. Dr. Uraltaş, yönlendirmelerin, seçenek fazlalığının doğurduğu aşırı yük (choice overload) üzerinden sorunu üreten, sözde çözen ve yeniden üreten çok yönlü bir etki yarattığını anlattı.
Bu durumun bir yandan binlerce ürün arasından birkaç öneri sunarak karar vermeyi kolaylaştırdığını, diğer yandan sürekli yeni öneriler, kişiselleştirilmiş listeler, fenomen tavsiyeleri ve trend etiketleriyle dikkat dağınıklığını artırdığını aktaran Uraltaş, "Tüketici 'hangisini almalıyım?' sorusundan kurtulurken bu kez 'ya daha iyisi varsa?', 'fenomen bunu almıştı', 'en çok satan bu ama bana uygun mu?' gibi yeni ikilemler yaşamaya başlar. Bu da karar yorgunluğunu azaltmak yerine farklı biçimde çoğaltır." diye konuştu.
Uraltaş, karar yorgunluğu arttığında bireylerin genellikle hızlı karar verme yollarına yöneldiğini ifade ederek, bu durumun tüketicide rasyonel ve işlevsel faydadan uzaklaşmaya ve yönlendirmeleri takip ederek alışveriş yapmaya neden olduğunu dile getirdi.
"Tüketici detaylı araştırma yapmak yerine 'en çok satan iyidir, çok yorum alan güvenlidir, sosyal medya fenomeni kullanıyorsa işe yarar, indirimdeyse kaçırılmamalıdır' gibi kalıplara sığınır. Bu kalıplar bir çeşit zihinsel yorgunluk giderici kısa yollardır. Bu kısa yollar zaman kazandırsa da çoğu zaman daha az rasyonel satın alma davranışlarını teşvik eder. Çünkü ürünün gerçek ihtiyaca uygunluğu, fiyat-performans dengesi veya uzun vadeli kullanım değeri ikinci plana düşebilir. Satın alma kararı böylece analizden çok yönlendirilmiş zihinsel şablonlara dönüşür. Ayrıca 'sana özel' gibi kişiselleştirme söylemleri, tüketicide sistem tarafından anlaşıldığı hissini yaratır. Oysa çoğu zaman bu öneriler geçmiş tıklamalar, benzer kullanıcı davranışları veya sponsorlu yerleşimler üzerinden şekillenir. Buna rağmen tüketici, kendisine sunulan öneriyi objektif tavsiye gibi algılayabilir. Bu da platformların satın alma davranışını yönlendirme gücünü artırır."
Uraltaş, modern dijital pazarda tüketicinin yalnızca ürünler arasında değil, algoritmalar ve fenomenlerin sosyal onaylarıyla şekillenen bir karar verme ortamında tercih yaptığına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Sonuç olarak sosyal medya fenomenleri ve e-ticaret platformlarındaki yönlendirici unsurlar, artan ürün çeşitliliği içinde tüketiciye yol gösteren yardımcı araçlar gibi görünse de aynı zamanda karar sürecini biçimlendiren güçlü pazarlama mekanizmalarıdır. Bu sistemler tüketicinin belirsizlik kaygısını azaltırken, onu daha hızlı fakat çoğu zaman daha az analitik ve daha az rasyonel seçimlere yönlendirebilmektedir. Modern dijital pazarda tüketici artık yalnızca ürün seçmemekte, algoritmalar, sosyal kanıtlar ve etkileyici figürler tarafından tasarlanmış bir tercih ortamı içinde karar vermektedir."
Teknoloji
İnternette .tr alan adı sayısı 1,3 milyona ulaştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) pazar verilerine göre, ".tr" alan adları yönetimi 1991'den itibaren Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından yapılmaya başlandı. 2008'de çıkarılan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile internet alan adlarının tahsisini yapacak kurum veya kuruluşun tespiti ile alan adı yönetimine ilişkin usul ve esasların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenmesi kararlaştırıldı.
Bakanlık tarafından hazırlanan "İnternet Alan Adları Yönetmeliği" 7 Kasım 2010'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle ".tr" uzantılı alan adlarının tahsisine ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi yetkisi ve görevi BTK'ye verildi.
Bu görev kapsamında BTK bünyesinde 14 Eylül 2022'de TRABİS faaliyete geçti. TRABİS'in geliştirilmesi kapsamında Resmi Gazete'de 10 Haziran 2023'te İnternet Alan Adları Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile alan adları yönetimine dair ihtiyaç duyulan bazı güncellemeler BTK tarafından yapıldı. Kurul kararıyla düzenlenen ".a.tr" yapısındaki alan adlarının ilk tahsis işlemleri ile bu süreçte uygulanacak hususlara ilişkin usul ve esaslar yürürlüğe girdi.
Buna göre tahsis işlemlerinde sırasıyla kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların yürürlük tarihinde tahsisli olan alan adlarına öncelik veriliyor.
"a.tr" yapısındaki alan adlarına ilişkin işlemlerin ücretleri Kurul tarafından düzenleniyor. Buna göre, "gov.tr, edu.tr, tsk.tr, bel.tr ve k12.tr" için üretilecek alan adları ücretsiz tahsis ediliyor.
Türkiye'de TRABİS öncesi dönemde yaklaşık 460 bin aktif alan bulunuyordu. TRABİS'in devreye girdiği 2022 yılından itibaren yapılan tahsislerle toplam aktif alan adı sayısı 1,3 milyona ulaştı.
TRABİS kayıtlarında en büyük pay 988 bin 743 ile "com.tr" uzantılı internet sitelerine ait bulunuyor. Bunu 180 bin 62 ile ".tr", 29 bin 974 ile "org.tr", 27 bin 386 ile "net.tr" uzantısına sahip siteler takip ediyor. Ayrıca, ".web", ".av", ".bel", ".edu" gibi çeşitli mesleklere yönelik alan adları da yer alıyor.
Söz konusu alan adlarını kullanan internet sitelerinin yüzde 81,2'si Türkiye'de, yüzde 6'sı Almanya'da, yüzde 5,3'ü ABD'de, yüzde 2,1'i Fransa'da, yüzde 1,6'sı Hollanda'da, yüzde 0,9'u Kanada'da, yüzde 0,7'si İngiltere'de ve yüzde 2,2'si diğer ülkelerde barındırılıyor.
İnternet Alan Adları Yönetmeliği kapsamında "Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması"nın (UÇM) işletilmesine ilişkin usul ve esaslar da BTK tarafından düzenlendi.
".tr" uzantılı alan adlarıyla ilgili uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve adil bir şekilde çözüme kavuşturulması için hizmete sunulan TR Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Merkezi, alan adlarının tahsisi, kullanımı veya ihlali nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklarda alternatif çözüm yolları sunuyor.
Bu kapsamda hizmet veren Bilgi Teknolojileri ve İnternet Güvenliği Derneği (BTİDER), İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ve TOBBUYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi, mahkemeye gitmeden uyuşmazlıkların çözümünü hedefliyor.
Bakanlık tarafından hazırlanan "İnternet Alan Adları Yönetmeliği" 7 Kasım 2010'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle ".tr" uzantılı alan adlarının tahsisine ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi yetkisi ve görevi BTK'ye verildi.
Bu görev kapsamında BTK bünyesinde 14 Eylül 2022'de TRABİS faaliyete geçti. TRABİS'in geliştirilmesi kapsamında Resmi Gazete'de 10 Haziran 2023'te İnternet Alan Adları Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile alan adları yönetimine dair ihtiyaç duyulan bazı güncellemeler BTK tarafından yapıldı. Kurul kararıyla düzenlenen ".a.tr" yapısındaki alan adlarının ilk tahsis işlemleri ile bu süreçte uygulanacak hususlara ilişkin usul ve esaslar yürürlüğe girdi.
Buna göre tahsis işlemlerinde sırasıyla kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların yürürlük tarihinde tahsisli olan alan adlarına öncelik veriliyor.
"a.tr" yapısındaki alan adlarına ilişkin işlemlerin ücretleri Kurul tarafından düzenleniyor. Buna göre, "gov.tr, edu.tr, tsk.tr, bel.tr ve k12.tr" için üretilecek alan adları ücretsiz tahsis ediliyor.
Türkiye'de TRABİS öncesi dönemde yaklaşık 460 bin aktif alan bulunuyordu. TRABİS'in devreye girdiği 2022 yılından itibaren yapılan tahsislerle toplam aktif alan adı sayısı 1,3 milyona ulaştı.
TRABİS kayıtlarında en büyük pay 988 bin 743 ile "com.tr" uzantılı internet sitelerine ait bulunuyor. Bunu 180 bin 62 ile ".tr", 29 bin 974 ile "org.tr", 27 bin 386 ile "net.tr" uzantısına sahip siteler takip ediyor. Ayrıca, ".web", ".av", ".bel", ".edu" gibi çeşitli mesleklere yönelik alan adları da yer alıyor.
Söz konusu alan adlarını kullanan internet sitelerinin yüzde 81,2'si Türkiye'de, yüzde 6'sı Almanya'da, yüzde 5,3'ü ABD'de, yüzde 2,1'i Fransa'da, yüzde 1,6'sı Hollanda'da, yüzde 0,9'u Kanada'da, yüzde 0,7'si İngiltere'de ve yüzde 2,2'si diğer ülkelerde barındırılıyor.
İnternet Alan Adları Yönetmeliği kapsamında "Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması"nın (UÇM) işletilmesine ilişkin usul ve esaslar da BTK tarafından düzenlendi.
".tr" uzantılı alan adlarıyla ilgili uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve adil bir şekilde çözüme kavuşturulması için hizmete sunulan TR Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Merkezi, alan adlarının tahsisi, kullanımı veya ihlali nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklarda alternatif çözüm yolları sunuyor.
Bu kapsamda hizmet veren Bilgi Teknolojileri ve İnternet Güvenliği Derneği (BTİDER), İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ve TOBBUYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi, mahkemeye gitmeden uyuşmazlıkların çözümünü hedefliyor.
Teknoloji
Şehir kuşları kadınlardan daha çok kaçıyor
Güvercin, serçe ve saksağan gibi şehir kuşlarının insanlara tepkisini inceleyen yeni bir araştırma, dikkat çekici bir sonucu ortaya koydu: Kuşlar, kadınlara kıyasla erkeklerin kendilerine daha fazla yaklaşmasına izin veriyor.
British Ecological Society dergisinde yayımlanan çalışmada, 37 farklı kuş türü incelendi. Araştırma, Çekya, Fransa, Almanya, Polonya ve İspanya’da gerçekleştirilen toplam 2 bin 701 gözleme dayanıyor.
Deneylerde, boy ve kıyafet açısından benzer özelliklere sahip kadın ve erkek katılımcılar, şehir parkları ve yeşil alanlarda kuşlara doğru düz bir çizgide yürüdü. Sonuçlara göre kadınlar kuşlara ortalama 8,5 metreye kadar yaklaşabilirken, erkekler bu mesafeyi yaklaşık 7,5 metreye kadar düşürebildi. Yani kuşlar, erkekleri daha geç tehdit olarak algılıyor.
Çalışmanın ortak yazarlarından Daniel Blumstein, “Şehir kuşlarının yaklaşan kişinin cinsiyetine göre farklı tepki verdiğinden eminiz ancak bunun nedenini şu an açıklayamıyoruz” dedi.
Araştırmacılar, kuşların insanları ayırt ederken koku, vücut yapısı ya da yürüyüş biçimi gibi ipuçlarını kullanıyor olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu hipotezlerin doğrulanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.
Çalışmanın diğer ortak yazarlarından Federico Morelli ise bulguların, şehir hayvanlarının çevrelerini değerlendirme becerilerinin düşündüğümüzden daha gelişmiş olduğunu gösterdiğini belirtti.
Yanina Benedetti de, “Bu çalışma, şehirlerde yaşayan hayvanların insanları nasıl algıladığını anlamamız açısından önemli. Ayrıca bilimsel gözlemlerde insan faktörünün her zaman tarafsız olmadığını da ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre, şehir kuşları insanların fark etmediği küçük davranış ve fiziksel ipuçlarına duyarlı. Gelecek araştırmaların, bu ipuçlarını tek tek inceleyerek kuşların hangi sinyalleri algıladığını ortaya koyması bekleniyor.
British Ecological Society dergisinde yayımlanan çalışmada, 37 farklı kuş türü incelendi. Araştırma, Çekya, Fransa, Almanya, Polonya ve İspanya’da gerçekleştirilen toplam 2 bin 701 gözleme dayanıyor.
Deneylerde, boy ve kıyafet açısından benzer özelliklere sahip kadın ve erkek katılımcılar, şehir parkları ve yeşil alanlarda kuşlara doğru düz bir çizgide yürüdü. Sonuçlara göre kadınlar kuşlara ortalama 8,5 metreye kadar yaklaşabilirken, erkekler bu mesafeyi yaklaşık 7,5 metreye kadar düşürebildi. Yani kuşlar, erkekleri daha geç tehdit olarak algılıyor.
Çalışmanın ortak yazarlarından Daniel Blumstein, “Şehir kuşlarının yaklaşan kişinin cinsiyetine göre farklı tepki verdiğinden eminiz ancak bunun nedenini şu an açıklayamıyoruz” dedi.
Araştırmacılar, kuşların insanları ayırt ederken koku, vücut yapısı ya da yürüyüş biçimi gibi ipuçlarını kullanıyor olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu hipotezlerin doğrulanması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.
Çalışmanın diğer ortak yazarlarından Federico Morelli ise bulguların, şehir hayvanlarının çevrelerini değerlendirme becerilerinin düşündüğümüzden daha gelişmiş olduğunu gösterdiğini belirtti.
Yanina Benedetti de, “Bu çalışma, şehirlerde yaşayan hayvanların insanları nasıl algıladığını anlamamız açısından önemli. Ayrıca bilimsel gözlemlerde insan faktörünün her zaman tarafsız olmadığını da ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre, şehir kuşları insanların fark etmediği küçük davranış ve fiziksel ipuçlarına duyarlı. Gelecek araştırmaların, bu ipuçlarını tek tek inceleyerek kuşların hangi sinyalleri algıladığını ortaya koyması bekleniyor.
Yerel Spor
Ziraat Bankkart son 6 yılda 5'inci kez şampiyon
Ziraat Bankkart, bu sezon Şampiyonlar Kupası ve Kupa Voley'den sonra Efeler Ligi'nde de zirvede yer aldı.
Galatasaray HDI Sigorta'ya karşı oynadığı maçlardan sırasıyla 3-1, 3-2 ve 3-0 galip ayrılarak final serisini 3-0 kazanan Ziraat Bankkart, şampiyonluk mücadelesinde ipi göğüsleyen taraf oldu.
Ziraat Bankkart böylece hem son 6 sezonda hem de tarihinde 5'inci kez ligde mutlu sona ulaştı.
Başantrenör Mustafa Kavaz, 2022'nin şubat ayından bu yana çalıştırdığı Ziraat Bankkart'ta 4'üncü lig şampiyonluğunu yaşadı.
Lig şampiyonu, peş peşe 6'ncı defa başkentten çıktı. Ziraat Bankkart 2021, 2022, 2023, 2025 ve 2026, Halkbank ise 2024'te şampiyonluk kupasını müzesine götürdü.
Ziraat Bankkart ayrıca Efeler Ligi tarihinde en fazla şampiyonluk kazanan takımlar listesinde 3'üncü sırada yer alan Fenerbahçe'yi yakaladı.
Eczacıbaşı, 12 şampiyonlukla Efeler Ligi'nin en başarılı takımı ünvanını elinde tutuyor. Eczacıbaşı'nı, Halkbank (10) takip ediyor.
Ligdeki 4'üncü şampiyonluğunu 1989'da kazanan Galatasaray, şampiyonluk hasretine bu yıl da son veremedi.
Ligin ilk sezonu 1970-71'de şampiyonluğa uzanan sarı-kırmızılılar, 1986-87, 1987-88 ve 1988-89 sezonlarında üst üste 3 defa lig kupasını kaldırdı.
Galatasaray HDI Sigorta'ya karşı oynadığı maçlardan sırasıyla 3-1, 3-2 ve 3-0 galip ayrılarak final serisini 3-0 kazanan Ziraat Bankkart, şampiyonluk mücadelesinde ipi göğüsleyen taraf oldu.
Ziraat Bankkart böylece hem son 6 sezonda hem de tarihinde 5'inci kez ligde mutlu sona ulaştı.
Başantrenör Mustafa Kavaz, 2022'nin şubat ayından bu yana çalıştırdığı Ziraat Bankkart'ta 4'üncü lig şampiyonluğunu yaşadı.
Lig şampiyonu, peş peşe 6'ncı defa başkentten çıktı. Ziraat Bankkart 2021, 2022, 2023, 2025 ve 2026, Halkbank ise 2024'te şampiyonluk kupasını müzesine götürdü.
Ziraat Bankkart ayrıca Efeler Ligi tarihinde en fazla şampiyonluk kazanan takımlar listesinde 3'üncü sırada yer alan Fenerbahçe'yi yakaladı.
Eczacıbaşı, 12 şampiyonlukla Efeler Ligi'nin en başarılı takımı ünvanını elinde tutuyor. Eczacıbaşı'nı, Halkbank (10) takip ediyor.
Ligdeki 4'üncü şampiyonluğunu 1989'da kazanan Galatasaray, şampiyonluk hasretine bu yıl da son veremedi.
Ligin ilk sezonu 1970-71'de şampiyonluğa uzanan sarı-kırmızılılar, 1986-87, 1987-88 ve 1988-89 sezonlarında üst üste 3 defa lig kupasını kaldırdı.
Teknoloji
Canlı ve sentetik unsurlar birleşiyor: Biyohibrit Robot
TÜBİTAK'tan edinilen bilgiye göre, Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından "Biyohibrit Robot (B-9) Geliştirilmesi" çağrısı açıldı.
Çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot'un geliştirilmesi amaçlandı.
Biyohibrit Robot'un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz gibi testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda, canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi'ne iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri, ilgili standarda uygun olarak Teknik Veri Paketi halinde teslim edilecek.
Proje sayesinde, Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine yönelik teknolojik birikim sağlanması hedefleniyor.
Böylece, afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması bekleniyor.
Toplam süresi, en fazla 36 ay olacak proje önerileri, 24 Haziran'a kadar alınabilecek. "Hizmete Özel" gizlilik derecesinde yürütülecek proje başvuruları, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi (ön değerlendirmeyi geçen AR-GE projelerinin detaylandırıldığı, AR-GE niteliği, yöntem, yapılabilirlik ve bütçenin detaylı teknik analizinin sunulduğu kapsamlı dosya) olarak alınacak.
Müracaat edecek kurum ve kuruluşlar, "Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği"ne uygun olarak, "SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı"nı doldurarak, Çağrı Dokümanı'nı teslim alabilecek.
Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum ve kuruluşlarda, "Tesis Güvenlik Belgesi" şartı ile projede çalışacak tüm firma personelinde, "Kişi Güvenlik Belgesi" şartları aranacak.
Çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot'un geliştirilmesi amaçlandı.
Biyohibrit Robot'un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz gibi testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda, canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi'ne iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri, ilgili standarda uygun olarak Teknik Veri Paketi halinde teslim edilecek.
Proje sayesinde, Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine yönelik teknolojik birikim sağlanması hedefleniyor.
Böylece, afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması bekleniyor.
Toplam süresi, en fazla 36 ay olacak proje önerileri, 24 Haziran'a kadar alınabilecek. "Hizmete Özel" gizlilik derecesinde yürütülecek proje başvuruları, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi (ön değerlendirmeyi geçen AR-GE projelerinin detaylandırıldığı, AR-GE niteliği, yöntem, yapılabilirlik ve bütçenin detaylı teknik analizinin sunulduğu kapsamlı dosya) olarak alınacak.
Müracaat edecek kurum ve kuruluşlar, "Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği"ne uygun olarak, "SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı"nı doldurarak, Çağrı Dokümanı'nı teslim alabilecek.
Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum ve kuruluşlarda, "Tesis Güvenlik Belgesi" şartı ile projede çalışacak tüm firma personelinde, "Kişi Güvenlik Belgesi" şartları aranacak.
Teknoloji
Çinli yapay zeka şirketi DeepSeek yeni modelini tanıttı
Hangzhou merkezli DeepSeek, yapay zeka dünyasında ses getiren V4 modelini piyasaya sürdü. Yeni model, kullanıcının yerine otonom kararlar alabilme ve karmaşık kodları hızla yazabilme gibi yeteneklerle donatıldı. Önceki modele göre daha fazla veriyi işleyebilen V4, yapay zekanın komutları anlama kapasitesini önemli ölçüde artırıyor.
V4’ün en dikkat çeken yönü, ABD'nin uyguladığı yaptırımlardan etkilenmemesi oldu. DeepSeek, bu modelin yüksek işlem gücü ihtiyacını karşılamak için Huawei ile iş birliği yaptı. Nvidia gibi Amerikan şirketlerinin çiplerine güvenmek yerine, Çin üretimi çiplerle çalışan sistem, Çin'in teknoloji alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Açık kaynak kodlu yapay zeka modelleri arasında öne çıkan V4, herkesin kullanımına açık olmasıyla geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyor. Ancak şirketin hızlı yükselişi tartışmaları da beraberinde getiriyor. ABD'li rakipler, DeepSeek'i kendi modellerinden yasa dışı yollarla veri kopyalamakla suçluyor. İki süper güç arasındaki teknoloji rekabeti, V4’ün çıkışıyla birlikte daha da kızışmış durumda.
V4’ün en dikkat çeken yönü, ABD'nin uyguladığı yaptırımlardan etkilenmemesi oldu. DeepSeek, bu modelin yüksek işlem gücü ihtiyacını karşılamak için Huawei ile iş birliği yaptı. Nvidia gibi Amerikan şirketlerinin çiplerine güvenmek yerine, Çin üretimi çiplerle çalışan sistem, Çin'in teknoloji alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Açık kaynak kodlu yapay zeka modelleri arasında öne çıkan V4, herkesin kullanımına açık olmasıyla geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyor. Ancak şirketin hızlı yükselişi tartışmaları da beraberinde getiriyor. ABD'li rakipler, DeepSeek'i kendi modellerinden yasa dışı yollarla veri kopyalamakla suçluyor. İki süper güç arasındaki teknoloji rekabeti, V4’ün çıkışıyla birlikte daha da kızışmış durumda.
Yerel Spor
Kocaelispor ile berabere kalan Galatasaray, şampiyonluk yarışında yara aldı
Süper Lig'de sezondaki 28 maçta 21 galibiyet, 4 beraberlik ve 3 yenilgi yaşayan sarı-kırmızılı ekip, haftaya 67 puanla liderlik koltuğunda girdi. Galatasaray, RAMS Park'ta 34 puanlı Kocaelispor'u ağırladı.
Müsabakanın ilk yarısında topa daha çok ev sahibi ekip sahip oldu. Çok adamla savunan Kocaelispor geçiş hücumlarından pozisyon arasa da üretemedi. Meşin yuvarlakla daha çok rakip yarı alanda oynayan Galatasaray, kalabalık ve kaleye yakın savunma arasında net pozisyonlara girmekte zorlandı. Sarı-kırmızılı ekip, 30. dakikada kanattan Ismail Jakobs'un getirdiği topta Leroy Sane ile golü bularak devre arasına 1-0 önde girdi.
Müsabakanın ikinci yarısında Kocaeli temsilcisi oyunda dengeyi kurdu. Daha organize olan yeşil-siyahlı ekip, 72. dakikada Bruno Petkovic'in golüyle 1-1 beraberliği yakaladı. Teknik direktör Okan Buruk, hücuma yönelik hamleler yapsa da sarı-kırmızılı ekip pozisyon üretemedi. Mücadele 1-1 beraberlikle sona erdi.
Bu sonuçla Galatasaray puanını 68'e çıkarsa da şampiyonluk yarışında yara aldı. Kocaelispor ise 35 puana ulaştı.
Galatasaray'ın Alman yıldızı Leroy Sane, bu sezon 7. kez gol atma sevinci yaşadı.
Sezon başında kadroya katılan Sane, Süper Lig'de 23. maçına çıktı. Toplamda sarı-kırmızılı formayı 37 maçta terleten 30 yaşındaki futbolcu, Kocelispor ağlarını havalandırarak gol sayısını 7'ye taşıdı.
Galatasaray ile en yakın takipçisi Fenerbahçe arasındaki puan farkı 2'ye indi.
Sarı-kırmızılılar, ligin 29. haftasına Fenerbahçe ve Trabzonspor'un dörder puan önünde lider girdi.
Maçlarını daha önce oynayan bordo-mavililer, deplasmanda Corendon Alanyaspor ile 1-1 berabere kalırken sarı-lacivertliler, konuk olduğu Zecorner Kayserispor'u 4-0 yendi. Bu sonuçların ardından Fenerbahçe, maç fazlasıyla farkı 1'e Trabzonspor ise 3'e indirdi.
Sahasında Kocaelispor'u ağırlayan Galatasaray, sahadan 1 puanla ayrıldı. Sarı-kırmızılılar, liderliğini korusa da Fenerbahçe'nin farkı 2'ye indirmesine engel olamadı. Trabzonspor ile fark 4 olarak kaldı.
Sarı-kırmızılıların Süper Lig'de iç sahadaki 4 maçlık galibiyet serisi sona erdi.
İç sahadaki son puan kaybını 18. haftada 1-1 beraberlikle sonuçlanan Gaziantep FK mücadelesinde yaşayan "Cimbom" sonrasında sırasıyla Zecorner Kayserispor'u 4-0, ikas Eyüpspor'u 5-1, Corendon Alanyaspor'u 3-1, RAMS Başakşehir'i ise 3-0 mağlup etti.
Kocaelispor ile 1-1 berabere kalan Galatasaray, iç sahadaki kazanma serisini sürdüremedi.
Galatasaray, bu sezon Kocaelispor ile yaptığı 3 maçtan sadece 1 puan çıkartabildi.
Süper Lig'e 16 yıl sonra dönen yeşil-siyahlılara ligin ilk yarısında deplasmanda 1-0 yenilen sarı-kırmızılı ekip, sahasında ise üstünlüğünü koruyamadı ve 1-1 berabere kaldı.
Kocaelispor'un Süper Lig'e veda ettiği 2008-09 sezonundaki son maçı 5-2 kaybeden Galatasaray, böylece rakibi karşısında son 3 lig müsabakasında 2 yenilgi, 1 beraberlik alarak galibiyet sevinci yaşayamadı.
Galatasaray, ligde iç sahadaki son 33 maçta mağlubiyet yaşamadı.
Sahasındaki son yenilgisini 19 Mayıs 2024 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmada alan sarı-kırmızılılar, sonrasındaki lig mücadelelerinde 26. galibiyetini aldı. "Cimbom" bu süreçte 7. kez berabere kaldı.
Müsabakanın ilk yarısında topa daha çok ev sahibi ekip sahip oldu. Çok adamla savunan Kocaelispor geçiş hücumlarından pozisyon arasa da üretemedi. Meşin yuvarlakla daha çok rakip yarı alanda oynayan Galatasaray, kalabalık ve kaleye yakın savunma arasında net pozisyonlara girmekte zorlandı. Sarı-kırmızılı ekip, 30. dakikada kanattan Ismail Jakobs'un getirdiği topta Leroy Sane ile golü bularak devre arasına 1-0 önde girdi.
Müsabakanın ikinci yarısında Kocaeli temsilcisi oyunda dengeyi kurdu. Daha organize olan yeşil-siyahlı ekip, 72. dakikada Bruno Petkovic'in golüyle 1-1 beraberliği yakaladı. Teknik direktör Okan Buruk, hücuma yönelik hamleler yapsa da sarı-kırmızılı ekip pozisyon üretemedi. Mücadele 1-1 beraberlikle sona erdi.
Bu sonuçla Galatasaray puanını 68'e çıkarsa da şampiyonluk yarışında yara aldı. Kocaelispor ise 35 puana ulaştı.
Galatasaray'ın Alman yıldızı Leroy Sane, bu sezon 7. kez gol atma sevinci yaşadı.
Sezon başında kadroya katılan Sane, Süper Lig'de 23. maçına çıktı. Toplamda sarı-kırmızılı formayı 37 maçta terleten 30 yaşındaki futbolcu, Kocelispor ağlarını havalandırarak gol sayısını 7'ye taşıdı.
Galatasaray ile en yakın takipçisi Fenerbahçe arasındaki puan farkı 2'ye indi.
Sarı-kırmızılılar, ligin 29. haftasına Fenerbahçe ve Trabzonspor'un dörder puan önünde lider girdi.
Maçlarını daha önce oynayan bordo-mavililer, deplasmanda Corendon Alanyaspor ile 1-1 berabere kalırken sarı-lacivertliler, konuk olduğu Zecorner Kayserispor'u 4-0 yendi. Bu sonuçların ardından Fenerbahçe, maç fazlasıyla farkı 1'e Trabzonspor ise 3'e indirdi.
Sahasında Kocaelispor'u ağırlayan Galatasaray, sahadan 1 puanla ayrıldı. Sarı-kırmızılılar, liderliğini korusa da Fenerbahçe'nin farkı 2'ye indirmesine engel olamadı. Trabzonspor ile fark 4 olarak kaldı.
Sarı-kırmızılıların Süper Lig'de iç sahadaki 4 maçlık galibiyet serisi sona erdi.
İç sahadaki son puan kaybını 18. haftada 1-1 beraberlikle sonuçlanan Gaziantep FK mücadelesinde yaşayan "Cimbom" sonrasında sırasıyla Zecorner Kayserispor'u 4-0, ikas Eyüpspor'u 5-1, Corendon Alanyaspor'u 3-1, RAMS Başakşehir'i ise 3-0 mağlup etti.
Kocaelispor ile 1-1 berabere kalan Galatasaray, iç sahadaki kazanma serisini sürdüremedi.
Galatasaray, bu sezon Kocaelispor ile yaptığı 3 maçtan sadece 1 puan çıkartabildi.
Süper Lig'e 16 yıl sonra dönen yeşil-siyahlılara ligin ilk yarısında deplasmanda 1-0 yenilen sarı-kırmızılı ekip, sahasında ise üstünlüğünü koruyamadı ve 1-1 berabere kaldı.
Kocaelispor'un Süper Lig'e veda ettiği 2008-09 sezonundaki son maçı 5-2 kaybeden Galatasaray, böylece rakibi karşısında son 3 lig müsabakasında 2 yenilgi, 1 beraberlik alarak galibiyet sevinci yaşayamadı.
Galatasaray, ligde iç sahadaki son 33 maçta mağlubiyet yaşamadı.
Sahasındaki son yenilgisini 19 Mayıs 2024 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmada alan sarı-kırmızılılar, sonrasındaki lig mücadelelerinde 26. galibiyetini aldı. "Cimbom" bu süreçte 7. kez berabere kaldı.
Yerel Spor
CEV Kupası Galatasaray'ın
Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı, İtalyan başantrenör Alberto Bigarelli önderliğinde tarihi bir başarıya imza attı.
Avrupa'nın iki numaralı organizasyonu CEV Kupası'nda 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayan sarı-kırmızılılar, tarihinde ilk kez voleybolda Avrupa kupasını müzesine götürme başarısını elde etti.
CEV Challenge Kupası'nda 2009-2010 sezonunda üçüncü olan Galatasaray, CEV Kupası'nda ise 2011-2012, 2015-2016 ve 2020-2021 sezonlarında ikincilik derecesi elde etmişti.
Türk kadın voleybolu, Galatasaray Daikin'in CEV Kupası şampiyonluğuyla kulüpler düzeyindeki 26. uluslararası kupasını kazandı.
Türkiye, Dünya Kulüpler Şampiyonası ve CEV Şampiyonlar Ligi'nde 8'er, CEV Kupası'nda 5, CEV Challenge Kupası'nda ise 4 şampiyonluk elde etmişti.
Son olarak sarı-kırmızılı takımın da CEV Kupası'nı kazanmasıyla Türkiye, bu alanda altıncı, Türk kadın voleybol tarihinde ise 26. kez kupaya uzandı.
Galatasaray Kulübü, futbol, basketbol ve voleybolda Avrupa'da kupa kazanan ilk ve tek Türk takımı olarak tarihe geçti.
Futbolda 2000 yılında UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa'yı müzesine götüren sarı-kırmızılılar, erkek basketbolunda 2015-2016 sezonunda ULEB Avrupa Kupası'nı kazanmayı başardı.
Kadın basketbolunda ise Avrupa Ligi'ni 2013-2014'te kazanan Galatasaray, Avrupa Kupası'nda ise 2008-2009 ve 2017-2018 sezonlarında mutlu sona ulaşmıştı.
Avrupa'nın iki numaralı organizasyonu CEV Kupası'nda 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayan sarı-kırmızılılar, tarihinde ilk kez voleybolda Avrupa kupasını müzesine götürme başarısını elde etti.
CEV Challenge Kupası'nda 2009-2010 sezonunda üçüncü olan Galatasaray, CEV Kupası'nda ise 2011-2012, 2015-2016 ve 2020-2021 sezonlarında ikincilik derecesi elde etmişti.
Türk kadın voleybolu, Galatasaray Daikin'in CEV Kupası şampiyonluğuyla kulüpler düzeyindeki 26. uluslararası kupasını kazandı.
Türkiye, Dünya Kulüpler Şampiyonası ve CEV Şampiyonlar Ligi'nde 8'er, CEV Kupası'nda 5, CEV Challenge Kupası'nda ise 4 şampiyonluk elde etmişti.
Son olarak sarı-kırmızılı takımın da CEV Kupası'nı kazanmasıyla Türkiye, bu alanda altıncı, Türk kadın voleybol tarihinde ise 26. kez kupaya uzandı.
Galatasaray Kulübü, futbol, basketbol ve voleybolda Avrupa'da kupa kazanan ilk ve tek Türk takımı olarak tarihe geçti.
Futbolda 2000 yılında UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa'yı müzesine götüren sarı-kırmızılılar, erkek basketbolunda 2015-2016 sezonunda ULEB Avrupa Kupası'nı kazanmayı başardı.
Kadın basketbolunda ise Avrupa Ligi'ni 2013-2014'te kazanan Galatasaray, Avrupa Kupası'nda ise 2008-2009 ve 2017-2018 sezonlarında mutlu sona ulaşmıştı.
Yerel Spor
Kadıköy'de kazanan Fenerbahçe
Fenerbahçe ile Beşiktaş, Süper Lig'in 28. haftasında derbi maçta kozlarını paylaştı.
Chobani Stadı'ndaki nefes kesen mücadele kazanan taraf Fenerbahçe oldu.
Chobani Stadı'nda oynanan karşılaşmaya etkili başlayan sarı-lacivertliler, ilk yarı boyunca oyunun kontrolünü elinde bulundururken, bulduğu birkaç net fırsatı gole çeviremedi.
Kalesinde de ani ataklardan önemli pozisyonlar veren Fenerbahçe, soyunma odasına golsüz beraberlikle girdi. İkinci yarıya da baskılı başlayan sarı-lacivertliler, net pozisyonları değerlendiremedi. Maçın 90+7. dakikasında gelişen atakta Dorgeles Nene, rakibinin müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem Yasin Kol penaltı noktasını gösterdi.
90+11. dakikada penaltı atışından Kerem Aktükroğlu meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve Fenerbahçe sahadan 1-0 galip ayrıldı.
Bu sonuçla takipçisi Trabzonspor'un lider Galatasaray'ı yendiği haftada 3 puanla sahadan ayrılan Fenerbahçe, 1 maçı eksik sarı-kırmızılılar ile puan farkını 1'e indirdi.
Fenerbahçe'nin 56. dakikada attığı gol VAR kararı sonucunda iptal edildi.
Sarı-lacivertliler hücum yönünün solundan kullanılan köşe vuruşu sonucunda Gökhan Sazdağı'nın kendi kalesine attığı golle öne geçti. Hakem Yasin Kol, paslaşılarak kullanılan kornerde VAR uyarısı sonrasında ofsayt olduğu gerekçesiyle golü iptal etti.
Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Marco Asensio, sakatlanarak maçı tamamlayamadı.
İspanyol oyuncu, 20. dakikada Beşiktaş'tan Oh ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı.
Sahada tedavisi yapılan oyuncu, 23'te oyun alanının dışına çıkarak kendisini denedi. Aynı dakikada taraftarın büyük desteğiyle oyuna giren Asensio, 24. dakikada oyuna devam edemedi ve yerini Fred'e bıraktı.
Fenerbahçe, bu sezon derbilerde gösterdiği performansla dikkati çekti.
Sezonun ilk yarısında Trabzonspor ve Beşiktaş'ı mağlup eden Fenerbahçe, Galatasaray ile berabere kalarak 3 derbiden 7 puanla ayrılmıştı.
Ligin ikinci bölümünde Trabzonspor'u mağlup eden sarı-lacivertliler, Beşiktaş'ı da yenmeyi başardı. Fenerbahçe, toplam oynadığı 5 derbide 4 galibiyet ve 1 beraberlik yaşamış oldu.
Fenerbahçe'nin genç santrforu Sidiki Cherif, önemli pozisyonları değerlendiremedi.
Sarı-lacivertlilere devre arasında katılan 19 yaşındaki santrfor, Beşiktaş derbisinde çok net 2 gol pozisyonundan faydalanamayarak tribünlerin tepkisini çekti.
Chobani Stadı'ndaki nefes kesen mücadele kazanan taraf Fenerbahçe oldu.
Chobani Stadı'nda oynanan karşılaşmaya etkili başlayan sarı-lacivertliler, ilk yarı boyunca oyunun kontrolünü elinde bulundururken, bulduğu birkaç net fırsatı gole çeviremedi.
Kalesinde de ani ataklardan önemli pozisyonlar veren Fenerbahçe, soyunma odasına golsüz beraberlikle girdi. İkinci yarıya da baskılı başlayan sarı-lacivertliler, net pozisyonları değerlendiremedi. Maçın 90+7. dakikasında gelişen atakta Dorgeles Nene, rakibinin müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem Yasin Kol penaltı noktasını gösterdi.
90+11. dakikada penaltı atışından Kerem Aktükroğlu meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve Fenerbahçe sahadan 1-0 galip ayrıldı.
Bu sonuçla takipçisi Trabzonspor'un lider Galatasaray'ı yendiği haftada 3 puanla sahadan ayrılan Fenerbahçe, 1 maçı eksik sarı-kırmızılılar ile puan farkını 1'e indirdi.
Fenerbahçe'nin 56. dakikada attığı gol VAR kararı sonucunda iptal edildi.
Sarı-lacivertliler hücum yönünün solundan kullanılan köşe vuruşu sonucunda Gökhan Sazdağı'nın kendi kalesine attığı golle öne geçti. Hakem Yasin Kol, paslaşılarak kullanılan kornerde VAR uyarısı sonrasında ofsayt olduğu gerekçesiyle golü iptal etti.
Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Marco Asensio, sakatlanarak maçı tamamlayamadı.
İspanyol oyuncu, 20. dakikada Beşiktaş'tan Oh ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı.
Sahada tedavisi yapılan oyuncu, 23'te oyun alanının dışına çıkarak kendisini denedi. Aynı dakikada taraftarın büyük desteğiyle oyuna giren Asensio, 24. dakikada oyuna devam edemedi ve yerini Fred'e bıraktı.
Fenerbahçe, bu sezon derbilerde gösterdiği performansla dikkati çekti.
Sezonun ilk yarısında Trabzonspor ve Beşiktaş'ı mağlup eden Fenerbahçe, Galatasaray ile berabere kalarak 3 derbiden 7 puanla ayrılmıştı.
Ligin ikinci bölümünde Trabzonspor'u mağlup eden sarı-lacivertliler, Beşiktaş'ı da yenmeyi başardı. Fenerbahçe, toplam oynadığı 5 derbide 4 galibiyet ve 1 beraberlik yaşamış oldu.
Fenerbahçe'nin genç santrforu Sidiki Cherif, önemli pozisyonları değerlendiremedi.
Sarı-lacivertlilere devre arasında katılan 19 yaşındaki santrfor, Beşiktaş derbisinde çok net 2 gol pozisyonundan faydalanamayarak tribünlerin tepkisini çekti.
Yerel Spor
Zirvede yarış kızıştı
Bordo-mavili takıma galibiyeti getiren golleri 4. dakikada Onuachu ve 62. dakikada Nwaiwu kaydetti. Konuk takımın golü ise 48. dakikada Singo'dan geldi.
Aldığı galibiyetle puanını 63'e yükselten Karadeniz ekibi, bir maçı eksik olan 64 puana sahip lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 1'e indirdi.
Papara Park'ı dolduran coşkulu taraftarının desteğiyle 3 puana ulaşan Trabzonspor, şampiyonluktaki iddiasını sürdürdü.
Süper Lig'in 27. haftasında ikas Eyüpspor'u deplasmanda 1-0 mağlup ederek, 148 hafta sonra ilk kez teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde art arda 5 maç kazanma başarısı gösteren Karadeniz ekibi, Galatasaray maçında da galibiyet serisini sürdürdü.
Ligde Gaziantep FK'yı 2-1, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük ve Zecorner Kayserispor'u 3-1, Çaykur Rizespor ve İkas Eyüpspor'u 1-0, Galatasaray'ı da 2-1 yenen bordo-mavili takım, 161 hafta sonra ilk kez art arda 6 maçtan üstün ayrılarak en iyi galibiyet serisini gerçekleştirdi.
Trabzonspor'un gol krallığı yarışında zirvede yer alan oyuncusu Onuachu, Galatasaray maçında da skor üretmeye devam etti.
Ligde ilk kez sarı-kırmızılı takım karşısında gol atma başarısı gösteren Nijeryalı forvet, gol sayısını 22'ye yükseltirken galibiyette de önemli rol oynadı.
Trabzonsporlu futbolcular, maç sonunda galibiyeti taraftarıyla coşkulu biçimde kutladı.
Maçın ardından orta saha yuvarlağında toplanan bordo-mavili futbolcular, kolbastı oynayarak galibiyeti kutladı.
Aldığı galibiyetle puanını 63'e yükselten Karadeniz ekibi, bir maçı eksik olan 64 puana sahip lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 1'e indirdi.
Papara Park'ı dolduran coşkulu taraftarının desteğiyle 3 puana ulaşan Trabzonspor, şampiyonluktaki iddiasını sürdürdü.
Süper Lig'in 27. haftasında ikas Eyüpspor'u deplasmanda 1-0 mağlup ederek, 148 hafta sonra ilk kez teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde art arda 5 maç kazanma başarısı gösteren Karadeniz ekibi, Galatasaray maçında da galibiyet serisini sürdürdü.
Ligde Gaziantep FK'yı 2-1, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük ve Zecorner Kayserispor'u 3-1, Çaykur Rizespor ve İkas Eyüpspor'u 1-0, Galatasaray'ı da 2-1 yenen bordo-mavili takım, 161 hafta sonra ilk kez art arda 6 maçtan üstün ayrılarak en iyi galibiyet serisini gerçekleştirdi.
Trabzonspor'un gol krallığı yarışında zirvede yer alan oyuncusu Onuachu, Galatasaray maçında da skor üretmeye devam etti.
Ligde ilk kez sarı-kırmızılı takım karşısında gol atma başarısı gösteren Nijeryalı forvet, gol sayısını 22'ye yükseltirken galibiyette de önemli rol oynadı.
Trabzonsporlu futbolcular, maç sonunda galibiyeti taraftarıyla coşkulu biçimde kutladı.
Maçın ardından orta saha yuvarlağında toplanan bordo-mavili futbolcular, kolbastı oynayarak galibiyeti kutladı.
Yerel Spor
Derbilerin hakemleri belli oldu
Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun açıklamasına göre, 5 Nisan Pazar günü oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini hakem Yasin Kol yönetecek.
4 Nisan Cumartesi günü yapılacak Trabzonspor-Galatasaray maçında ise hakem Cihan Aydın görev alacak.
Ligde 28. hafta müsabakalarında düdük çalacak hakemler şunlar:
14.30 Kasımpaşa-Zecorner Kayserispor: Mehmet Türkmen
14.30 Natura Dünyası Gençlerbirliği-Göztepe: Batuhan Kolak
17.00 Gaziantep FK-Corendon Alanyaspor: Atilla Karaoğlan
20.00 Trabzonspor-Galatasaray: Cihan Aydın
14.30 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Çaykur Rizespor: Yiğit Arslan
14.30 Samsunspor-TÜMOSAN Konyaspor: Halil Umut Meler
17.00 Hesap.com Antalyaspor-ikas Eyüpspor: Kadir Sağlam
20.00 Kocaelispor-RAMS Başakşehir: Ali Yılmaz
4 Nisan Cumartesi günü yapılacak Trabzonspor-Galatasaray maçında ise hakem Cihan Aydın görev alacak.
Ligde 28. hafta müsabakalarında düdük çalacak hakemler şunlar:
14.30 Kasımpaşa-Zecorner Kayserispor: Mehmet Türkmen
14.30 Natura Dünyası Gençlerbirliği-Göztepe: Batuhan Kolak
17.00 Gaziantep FK-Corendon Alanyaspor: Atilla Karaoğlan
20.00 Trabzonspor-Galatasaray: Cihan Aydın
14.30 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Çaykur Rizespor: Yiğit Arslan
14.30 Samsunspor-TÜMOSAN Konyaspor: Halil Umut Meler
17.00 Hesap.com Antalyaspor-ikas Eyüpspor: Kadir Sağlam
20.00 Kocaelispor-RAMS Başakşehir: Ali Yılmaz
Yerel Spor
Galatasaray, İngiltere'ye avantajla gidiyor
Devler liginde yoluna devam eden sarı-kırmızılı ekip, RAMS Park'ta İngiltere'nin köklü takımlarından Liverpool'u ağırladı.
Mücadelenin ilk 5 dakikasında Liverpool'un yüksek baskısıyla karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, rakibine net pozisyon vermese de topu kullanmakta ve çıkarmakta zorlandı. Baskıyı çabuk atlatan Galatasaray, 7. dakikada Mario Lemina'nın golüyle 1-0 öne geçti. İlk yarının kalan bölümünde daha etkili oynayan taraf olan "Cimbom" girdiği net pozisyonları değerlendiremedi. İngiliz temsilcisine de gol izni vermeyen Galatasaray, devre arasına 1-0 önde girdi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında iki takım da önemli gol pozisyonlarına girdi. Skor üstünlüğünü koruyan Galatasaray, sahadan 1-0 galip ayrılarak rövanş maçı öncesi avantaj yakaladı.
Galatasaray, son 16 turu rövanş maçını 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapacak.
Anfield'da yapılacak müsabaka, TSİ 23.00'te başlayacak.
Galatasaray'ın çeyrek finale çıkması için deplasmandaki müsabakada beraberlik yeterli olacak.
Galatasaray'ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, bu sezon ilk kez gol sevinci yaşadı.
Bu sezon 8'i UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere 32. resmi maçına çıkan Lemina, 7. dakikada fileleri havalandırarak takımını öne geçirdi. Tecrübeli orta saha oyuncusu, bu sezon resmi maçlardaki ilk golünü atmış oldu.
Mario Lemina, ayrıca kariyerindeki ilk UEFA Şampiyonlar Ligi golünü kaydetti.
Sarı-kırmızılıların milli kalecisi Uğurcan Çakır, maçın 65. dakikasında yaptığı kurtarışla takımının skor üstünlüğünü korumasında başrolü oynadı.
Barış Alper Yılmaz'ın orta sahada geri pasında araya giren Hugo Ekitike, Davinson Sanchez'den sıyrılarak sol çaprazdan ceza sahasına girdi. Zamanında çıkarak açıyı kapatan Uğurcan, rakibinin şutunda koluyla müdahale ettiği topun ağlara gitmesini önledi.
Galatasaray'ın Kolombiyalı stoperi Davinson Sanchez, 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapılacak rövanş maçında forma giyemeyecek.
Sarı-kırmızılı ekipte teknik direktör Okan Buruk ile 7 farklı futbolcu mücadeleye sarı kart sınırında çıktı. Bu futbolculardan Sanchez, 90. dakikada sarı kart görerek rövanş maçı öncesi cezalı duruma düştü.
İngiliz temsilcisinin bulduğu gol Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından iptal edildi.
Mücadelenin 72. dakikasında Dominik Szoboszlai'nin soldan kullandığı korner sonrasında ceza alanında oluşan karambolde Ibrahima Konate'nin vurduğu meşin yuvarlak ağlarla buluştu. Gol kararı veren Fransız hakem Jesus Gil Manzano, VAR'daki incelemeyi bekledi.
Gil Manzano, VAR odasındaki vatandaşı Guillermo Cuadra Fernandez'in uyarısıyla monitöre gitmeden pozisyonda elle oynama olduğunu belirterek golü geçersiz saydı.
Galatasaray'da mücadeleye ilk 11'de sağ bek olarak başlayan Wilfried Singo, yapılan taktik değişikliğin ardından orta saha oynadı.
Teknik direktör Okan Buruk, 1-0 önde oldukları maçın 77. dakikasında sol açık Noa Lang ile orta saha oyuncusu Mario Lemina'yı kenara alırken, yerlerine Yunus Akgün ve Roland Sallai'yi sürdü.
Bu değişikliğin ardından maça sağ kanat başlayan Barış Alper Yılmaz sol kanada, sağ bek başlayan Singo ise orta sahaya geçti. Sallai sağ bek, Yunus ise sağ kanatta görev yaptı.
Galatasaray, Avrupa kupalarında İngiliz takımlarıyla yaptığı son 6 müsabakada 4 galibiyet, birer beraberlik ve yenilgi yaşadı.
Sarı-kırmızılı ekip, son 3 sezonda İngiltere temsilcilerinden Manchester United ve Liverpool ile ikişer, Tottenham ve Manchester City ile birer kez karşılaştı.
2023-2024 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasında Manchester United ile eşleşen Galatasaray, deplasmanda 3-2 yendiği rakibiyle iç sahada 3-3 berabere kaldı. Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi normal sezonunda Tottenham ile karşılaşan "Cimbom" sahasındaki müsabakayı 3-2 kazandı.
Galatasaray, bu sezon ise "Devler Ligi"nde sahasında Liverpool, deplasmanda da Manchester City ile karşılaştı. Taraftarı önünde Liverpool'u 1-0 yenen sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda Manchester City'ye 2-0 mağlup oldu.
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon ikinci kez konuk ettiği Liverpool'u aynı skorla geçerek İngiliz takımlarına karşı iyi performansını sürdürdü.
Galatasaray, İngiliz takımlarına karşı iç sahada gösterdiği iyi performansa Liverpool maçını kazanarak devam etti.
Sarı-kırmızılılar, çoğunluğu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere sahasında İngiliz takımlarıyla yaptığı 14 müsabakada 6. galibiyet aldı. Beş müsabaka beraberlikle sonuçlanırken, 3 de yenilgi yaşadı.
İngiliz takımlarını konuk ettiği son 10 Avrupa kupası maçının sadece 1'ini kaybeden Galatasaray, 6 galibiyet, 3 beraberlik aldı.
Galatasaray, İngiltere'nin köklü takımlarından Liverpool ile yaptığı maçlarda iyi sonuç alma geleneğini devam ettirdi.
Galatasaray ile Liverpool, tamamı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere 4. kez eşleşti ve 6. müsabakaya çıktı. Söz konusu maçlarda sarı-kırmızılı ekip 3. galibiyetini elde etti. Söz konusu rekabette Liverpool sadece 1 kez kazanabildi. İki karşılaşma ise berabere bitti.
Sarı-kırmızılı takım, Liverpool ile iç sahada yaptığı 4. maçta yine yenilmedi. “Cimbom” rakibini konuk ettiği müsabakalarda 3 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. "Cimbom" bu maçlarda 6 gol atarken, kalesinde 3 gol gördü.
Galatasaray, Avrupa kupalarında iç sahada yaptığı son 11 maçta sadece 1 kez mağlup oldu.
Sarı-kırmızılı ekip, 6’sı Şampiyonlar Ligi'nde, 5'i ise UEFA Avrupa Ligi'nde olmak üzere çıktığı son 11 iç saha maçında 7. kez kazandı. Galatasaray, bu sürede 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşadı. Söz konusu maçlarda 26 kez fileleri havalandıran "Cimbom" rakiplerinin 16 golüne engel olamadı.
İç sahada golcü bir performans sergileyen Galatasaray, son 14 iç saha maçının 8'inde 3 ve üstü gol buldu.
Galatasaray, Avrupa kupalarında çıktığı son 21 müsabakanın 14’ünde yenilmedi.
Sarı-kırmızılı takım, 11'i UEFA Şampiyonlar Ligi'nde, 10'u ise UEFA Avrupa Ligi'nde oynanan son 21 karşılaşmada 8 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.
Mücadelenin ardından klasikleşen galibiyet "üçlü"sünü Victor Osimhen başlattı.
Sarı-kırmızılı futbolcular, müsabakanın bitiş düdüğünün ardından galibiyeti ultrAslan'ın bulunduğu kuzey tribünü önüne giderek kutladı. Omuz omuza veren futbolcular, taraftarlarla marşlar söyledi.
Sevincin ardından iç saha maçlarında klasikleşen galibiyet "üçlü"sünü taraftarın isteğiyle Osimhen yaptırdı.
Ayrıca maçın son anlarında sakatlanan Osimhen, bitiş düdüğünün ardından bir süre yerde kaldı. Galatasaray sağlık ekibinin müdahala ettiği yıldız santrfor, ayağa kalkarak sevince katıldı.
Teknik direktör Okan Buruk, mücadelenin ardından tribünleri terk etmeyen taraftarın isteğini geri çevirmedi.
ultrAslan, maçın bitmesinin ardından soyunma odasına giden Okan Buruk'un sahaya dönmesi için uzun süre tezahürat yaptı. Taraftarın isteği üzerine sahaya dönen tecrübeli teknik adam, kale arkasına giderek "üçlü" çektirdi.
Taraftarlar, "Bu taraftar seninle gurur duyuyor." tezahüratıyla Okan Buruk'u uğurladı.
Sarı-kırmızılı futbolseverler, daha sonra maçın adamı seçilen Mario Lemina'ya tribüne çağırarak sevgi gösterisinde bulundu.
Mücadelenin ilk 5 dakikasında Liverpool'un yüksek baskısıyla karşılaşan sarı-kırmızılı ekip, rakibine net pozisyon vermese de topu kullanmakta ve çıkarmakta zorlandı. Baskıyı çabuk atlatan Galatasaray, 7. dakikada Mario Lemina'nın golüyle 1-0 öne geçti. İlk yarının kalan bölümünde daha etkili oynayan taraf olan "Cimbom" girdiği net pozisyonları değerlendiremedi. İngiliz temsilcisine de gol izni vermeyen Galatasaray, devre arasına 1-0 önde girdi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında iki takım da önemli gol pozisyonlarına girdi. Skor üstünlüğünü koruyan Galatasaray, sahadan 1-0 galip ayrılarak rövanş maçı öncesi avantaj yakaladı.
Galatasaray, son 16 turu rövanş maçını 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapacak.
Anfield'da yapılacak müsabaka, TSİ 23.00'te başlayacak.
Galatasaray'ın çeyrek finale çıkması için deplasmandaki müsabakada beraberlik yeterli olacak.
Galatasaray'ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, bu sezon ilk kez gol sevinci yaşadı.
Bu sezon 8'i UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere 32. resmi maçına çıkan Lemina, 7. dakikada fileleri havalandırarak takımını öne geçirdi. Tecrübeli orta saha oyuncusu, bu sezon resmi maçlardaki ilk golünü atmış oldu.
Mario Lemina, ayrıca kariyerindeki ilk UEFA Şampiyonlar Ligi golünü kaydetti.
Sarı-kırmızılıların milli kalecisi Uğurcan Çakır, maçın 65. dakikasında yaptığı kurtarışla takımının skor üstünlüğünü korumasında başrolü oynadı.
Barış Alper Yılmaz'ın orta sahada geri pasında araya giren Hugo Ekitike, Davinson Sanchez'den sıyrılarak sol çaprazdan ceza sahasına girdi. Zamanında çıkarak açıyı kapatan Uğurcan, rakibinin şutunda koluyla müdahale ettiği topun ağlara gitmesini önledi.
Galatasaray'ın Kolombiyalı stoperi Davinson Sanchez, 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda yapılacak rövanş maçında forma giyemeyecek.
Sarı-kırmızılı ekipte teknik direktör Okan Buruk ile 7 farklı futbolcu mücadeleye sarı kart sınırında çıktı. Bu futbolculardan Sanchez, 90. dakikada sarı kart görerek rövanş maçı öncesi cezalı duruma düştü.
İngiliz temsilcisinin bulduğu gol Video Yardımcı Hakem (VAR) incelemesinin ardından iptal edildi.
Mücadelenin 72. dakikasında Dominik Szoboszlai'nin soldan kullandığı korner sonrasında ceza alanında oluşan karambolde Ibrahima Konate'nin vurduğu meşin yuvarlak ağlarla buluştu. Gol kararı veren Fransız hakem Jesus Gil Manzano, VAR'daki incelemeyi bekledi.
Gil Manzano, VAR odasındaki vatandaşı Guillermo Cuadra Fernandez'in uyarısıyla monitöre gitmeden pozisyonda elle oynama olduğunu belirterek golü geçersiz saydı.
Galatasaray'da mücadeleye ilk 11'de sağ bek olarak başlayan Wilfried Singo, yapılan taktik değişikliğin ardından orta saha oynadı.
Teknik direktör Okan Buruk, 1-0 önde oldukları maçın 77. dakikasında sol açık Noa Lang ile orta saha oyuncusu Mario Lemina'yı kenara alırken, yerlerine Yunus Akgün ve Roland Sallai'yi sürdü.
Bu değişikliğin ardından maça sağ kanat başlayan Barış Alper Yılmaz sol kanada, sağ bek başlayan Singo ise orta sahaya geçti. Sallai sağ bek, Yunus ise sağ kanatta görev yaptı.
Galatasaray, Avrupa kupalarında İngiliz takımlarıyla yaptığı son 6 müsabakada 4 galibiyet, birer beraberlik ve yenilgi yaşadı.
Sarı-kırmızılı ekip, son 3 sezonda İngiltere temsilcilerinden Manchester United ve Liverpool ile ikişer, Tottenham ve Manchester City ile birer kez karşılaştı.
2023-2024 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasında Manchester United ile eşleşen Galatasaray, deplasmanda 3-2 yendiği rakibiyle iç sahada 3-3 berabere kaldı. Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi normal sezonunda Tottenham ile karşılaşan "Cimbom" sahasındaki müsabakayı 3-2 kazandı.
Galatasaray, bu sezon ise "Devler Ligi"nde sahasında Liverpool, deplasmanda da Manchester City ile karşılaştı. Taraftarı önünde Liverpool'u 1-0 yenen sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda Manchester City'ye 2-0 mağlup oldu.
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon ikinci kez konuk ettiği Liverpool'u aynı skorla geçerek İngiliz takımlarına karşı iyi performansını sürdürdü.
Galatasaray, İngiliz takımlarına karşı iç sahada gösterdiği iyi performansa Liverpool maçını kazanarak devam etti.
Sarı-kırmızılılar, çoğunluğu UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere sahasında İngiliz takımlarıyla yaptığı 14 müsabakada 6. galibiyet aldı. Beş müsabaka beraberlikle sonuçlanırken, 3 de yenilgi yaşadı.
İngiliz takımlarını konuk ettiği son 10 Avrupa kupası maçının sadece 1'ini kaybeden Galatasaray, 6 galibiyet, 3 beraberlik aldı.
Galatasaray, İngiltere'nin köklü takımlarından Liverpool ile yaptığı maçlarda iyi sonuç alma geleneğini devam ettirdi.
Galatasaray ile Liverpool, tamamı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmak üzere 4. kez eşleşti ve 6. müsabakaya çıktı. Söz konusu maçlarda sarı-kırmızılı ekip 3. galibiyetini elde etti. Söz konusu rekabette Liverpool sadece 1 kez kazanabildi. İki karşılaşma ise berabere bitti.
Sarı-kırmızılı takım, Liverpool ile iç sahada yaptığı 4. maçta yine yenilmedi. “Cimbom” rakibini konuk ettiği müsabakalarda 3 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. "Cimbom" bu maçlarda 6 gol atarken, kalesinde 3 gol gördü.
Galatasaray, Avrupa kupalarında iç sahada yaptığı son 11 maçta sadece 1 kez mağlup oldu.
Sarı-kırmızılı ekip, 6’sı Şampiyonlar Ligi'nde, 5'i ise UEFA Avrupa Ligi'nde olmak üzere çıktığı son 11 iç saha maçında 7. kez kazandı. Galatasaray, bu sürede 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşadı. Söz konusu maçlarda 26 kez fileleri havalandıran "Cimbom" rakiplerinin 16 golüne engel olamadı.
İç sahada golcü bir performans sergileyen Galatasaray, son 14 iç saha maçının 8'inde 3 ve üstü gol buldu.
Galatasaray, Avrupa kupalarında çıktığı son 21 müsabakanın 14’ünde yenilmedi.
Sarı-kırmızılı takım, 11'i UEFA Şampiyonlar Ligi'nde, 10'u ise UEFA Avrupa Ligi'nde oynanan son 21 karşılaşmada 8 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet yaşadı.
Mücadelenin ardından klasikleşen galibiyet "üçlü"sünü Victor Osimhen başlattı.
Sarı-kırmızılı futbolcular, müsabakanın bitiş düdüğünün ardından galibiyeti ultrAslan'ın bulunduğu kuzey tribünü önüne giderek kutladı. Omuz omuza veren futbolcular, taraftarlarla marşlar söyledi.
Sevincin ardından iç saha maçlarında klasikleşen galibiyet "üçlü"sünü taraftarın isteğiyle Osimhen yaptırdı.
Ayrıca maçın son anlarında sakatlanan Osimhen, bitiş düdüğünün ardından bir süre yerde kaldı. Galatasaray sağlık ekibinin müdahala ettiği yıldız santrfor, ayağa kalkarak sevince katıldı.
Teknik direktör Okan Buruk, mücadelenin ardından tribünleri terk etmeyen taraftarın isteğini geri çevirmedi.
ultrAslan, maçın bitmesinin ardından soyunma odasına giden Okan Buruk'un sahaya dönmesi için uzun süre tezahürat yaptı. Taraftarın isteği üzerine sahaya dönen tecrübeli teknik adam, kale arkasına giderek "üçlü" çektirdi.
Taraftarlar, "Bu taraftar seninle gurur duyuyor." tezahüratıyla Okan Buruk'u uğurladı.
Sarı-kırmızılı futbolseverler, daha sonra maçın adamı seçilen Mario Lemina'ya tribüne çağırarak sevgi gösterisinde bulundu.
Yerel Spor
Galatasaray, Devler Liginde Liverpool'u konuk edecek
RAMS Park'ta yapılacak maç, bugün saat 20.45'te başlayacak. Müsabakayı İspanyol hakem Jesus Gil Manzano yönetecek. Müsabaka, TRT 1 ve Tabii platformundan yayımlanacak.
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda bu sezon lig etabını 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Bu turda İtalyan temsilcisi Juventus ile eşleşen Galatasaray, ilk maçı sahasında 5-2 kazanırken deplasmanda uzatmalar sonunda 3-2 mağlup olsa da adını son 16'ya yazdıran ekip oldu.
Liverpool ise "Devler Ligi"nde oynadığı 8 müsabakada 6 galibiyet, 2 yenilgi yaşadı. "Kırmızılar" 36 takımlı lig etabını 3. sırada tamamlayarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.
Galatasaray-Liverpool müsabakası, dünya genelinde futbolseverlerin büyük ilgisini çekecek.
RAMS Park'ta yapılacak karşılaşma, 20.45'te başlayacak tek Şampiyonlar Ligi mücadelesi olacak. Özellikle son yıllarda iç saha maçlarında oluşan atmosferle Avrupa spor kamuoyunun dikkatini çeken sarı-kırmızılı ekibin Liverpool'u ağırlayacağı mücadele, futbolseverleri ekran başına oturtacak.
Mücadelenin tamamen dolu tribünler önünde oynanması bekleniyor.
Sarı-kırmızılı ekip, lig etabında karşılaştığı Liverpool'u 1-0 yendi.
Galatasaray, İngiliz temsilcisini Şampiyonlar Ligi'nin 2. haftasında konuk etti. Sezona Almanya temsilcisi Eintracht Frankfur'a deplasmanda 5-1 yenilerek başlayan "Cimbom" sahasında Liverpool'u 1-0 yenerek hem moral buldu hem de turu geçmek için ilk adımı attı.
Söz konusu müsabakada golü 16. dakikada Victor Osimhen penaltıdan kaydetti.
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonunda bu sezon lig etabını 3 galibiyet, 1 beraberlik, 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, son 16 play-off etabına yükseldi. Bu turda İtalyan temsilcisi Juventus ile eşleşen Galatasaray, ilk maçı sahasında 5-2 kazanırken deplasmanda uzatmalar sonunda 3-2 mağlup olsa da adını son 16'ya yazdıran ekip oldu.
Liverpool ise "Devler Ligi"nde oynadığı 8 müsabakada 6 galibiyet, 2 yenilgi yaşadı. "Kırmızılar" 36 takımlı lig etabını 3. sırada tamamlayarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.
Galatasaray-Liverpool müsabakası, dünya genelinde futbolseverlerin büyük ilgisini çekecek.
RAMS Park'ta yapılacak karşılaşma, 20.45'te başlayacak tek Şampiyonlar Ligi mücadelesi olacak. Özellikle son yıllarda iç saha maçlarında oluşan atmosferle Avrupa spor kamuoyunun dikkatini çeken sarı-kırmızılı ekibin Liverpool'u ağırlayacağı mücadele, futbolseverleri ekran başına oturtacak.
Mücadelenin tamamen dolu tribünler önünde oynanması bekleniyor.
Sarı-kırmızılı ekip, lig etabında karşılaştığı Liverpool'u 1-0 yendi.
Galatasaray, İngiliz temsilcisini Şampiyonlar Ligi'nin 2. haftasında konuk etti. Sezona Almanya temsilcisi Eintracht Frankfur'a deplasmanda 5-1 yenilerek başlayan "Cimbom" sahasında Liverpool'u 1-0 yenerek hem moral buldu hem de turu geçmek için ilk adımı attı.
Söz konusu müsabakada golü 16. dakikada Victor Osimhen penaltıdan kaydetti.
Yerel Spor
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda
Allianz Stadı'nda oynanan müsabaka, ev sahibi ekibin etkili oyunuyla başladı. Kenar ortalarıyla tehlikeli pozisyonlar yakalayan Juventus, 37. dakikada Manuel Locatelli'nin penaltıdan kaydettiği golle 1-0 öne geçti. Devrenin devamında başka gol olmadı ve Juventus, soyunma odasına 1-0 üstün girdi.
İkinci yarıda etkili oyununu devam ettiren Juventus, devrenin başlarında 10 kişi kalmasına rağmen oluşturduğu tehlikeli ataklarla goller buldu. Federico Gatti ile 70. dakikada ağları havalandıran ev sahibi ekip, 82. dakikada da Weston McKennie ile durumu 3-0'a getirdi ve karşılaşma uzatmalara gitti.
Uzatmalarda Victor Osimhen'in 105+1. dakikada attığı golle skor, 3-1'e geldi. 119. dakikada da Barış Alper Yılmaz ile golü bulan sarı-kırmızılılar, karşılaşmadan 3-2 mağlup ayrılsa da skor avantajıyla son 16 turuna yükseldi.
Galatasaray, Avrupa kupalarında İtalya takımlarına karşı 14. deplasman maçında da galibiyet yaşayamadı.
İtalya temsilcilerinden Lazio, Juventus, Roma, Bologna, Milan ve Parma ile resmi maçlarda karşılaşan Galatasaray, bu takımlarla oynadığı dış saha maçlarında 6 beraberlik ve 8 mağlubiyet aldı.
Galatasaray, Avrupa kupalarında 8. kez karşılaştığı Juventus karşısında 2. mağlubiyetini gördü.
Sarı-kırmızılı takım, bu maça kadar Juventus ile oynadığı müsabakalarda 3'er galibiyet ile beraberlik ve 1 mağlubiyet yaşadı.
Galatasaray, bu yenilgiyle birlikte Juventus'a karşı 2. mağlubiyetini aldı.
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi grup/lig aşamasında çıktığı son 28 müsabakada 6 galibiyet alabildi.
Sarı-kırmızılı ekip, "Devler Ligi"nin grup/lig aşamasında geride kalan 28 karşılaşmada 6'şar galibiyet ile beraberlik ve 16 yenilgi yaşadı.
Galatasaray'ın milli file bekçisi Uğurcan Çakır, yaptığı kritik kurtarışlarla Juventus'un farkı açmasına engel oldu.
Uğurcan, 22. dakikada sağ taraftan kısa pasla kullanılan kornerde ceza sahası dışı sağ çaprazında topla buluşan Locatelli'nin yaklaşık 30 metreden şutunda meşin yuvarlağı kornere çeldi.
Tecrübeli kaleci, 30. dakikada Thuram'ın pasında topla buluşan Kenan Yıldız'ın ceza sahası sol çaprazından şutunda Davinson Sanchez'e çarparak kaleye yönelen topu, son çelmeyi başardı.
Milli file bekçisi, 66. dakikada Conceiçao'nun sağ çaprazdan vuruşunda golü yakın direğin dibinden önledi.
110. dakikada da sağ kanattan ceza sahasına giren Zhegrova'nın dar açıdan vuruşunu çelen Uğurcan, maçın 4-1'e gelmesine engel oldu.
Galatasaray'ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, kulüp tarihinin Avrupa kupalarında en fazla gol atan yabancı oyuncusu oldu.
Osimhen, Juventus ağlarına gönderdiği topla sarı-kırmızılı formayla 13. golüne ulaştı. Nijeryalı santrforu bu alanda 12'şer golle Milan Baros ile Shabani Nonda ve 11 golle Mario Jardel takip ediyor.
Nijeryalı golcü, bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7. golünü kaydetti.
Maçın 79. dakikasında Kenan Yıldız'ın dokunuşunda meşin yuvarlak direkten döndü.
Boga'nın sol kanattan ortasında arka tarafta bulunan Kenan, vuruşunda direği geçemedi.
Juventus'un savunma oyuncusu Lloyd Kelly, karşılaşmanın 48. dakikasında direkt kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
İngiliz futbolcu, Barış Alper Yılmaz ile girdiği mücadelede rakibinin topuğuna bastığı için ilk olarak hakem Joao Pinheiro tarafından ikinci sarı karttan kırmızı kartla cezalandırıldı. VAR tavsiyesi ile pozisyonu tekrar izleyen Portekizli hakem, verdiği kararı iptal ederek, oyuncuya direkt kırmızı kart gösterdi.
Galatasaray, bu sezon resmi maçlarda ilk defa üst üste iki defa mağlup oldu.
Geçen hafta sonu konuk olduğu TÜMOSAN Konyaspor'a 2-0 yenilen sarı-kırmızılılar, Juventus'a da deplasmanda 3-2 kaybetti.
İtalya ekibi Juventus, 5 resmi müsabakanın ardından galibiyet yaşadı.
Söz konusu dönemde ilk olarak İtalya Kupası'nda Atalanta'ya deplasmanda 3-0 mağlup olan Juventus, ligin 24. haftasında da iç sahada Lazio ile 2-2 berabere kaldı. Sonraki haftada ligde konuk olduğu Inter'e 3-2 kaybeden Torino ekibi, Şampiyonlar Ligi'nde ise Galatasaray'a deplasmanda 5-2 yenildi. Sonrasında Como'ya iç sahada 2-0 yenilen Juventus, Galatasaray karşısında 3-2 kazanarak 5 maç sonra galibiyet yaşadı.
Juventus taraftarları, alkışlarla takımına destek oldu.
Ev sahibi ekibin seyircileri, Barış Alper Yılmaz'ın golünden sonra Torino ekibini alkışladı.
İkinci yarıda etkili oyununu devam ettiren Juventus, devrenin başlarında 10 kişi kalmasına rağmen oluşturduğu tehlikeli ataklarla goller buldu. Federico Gatti ile 70. dakikada ağları havalandıran ev sahibi ekip, 82. dakikada da Weston McKennie ile durumu 3-0'a getirdi ve karşılaşma uzatmalara gitti.
Uzatmalarda Victor Osimhen'in 105+1. dakikada attığı golle skor, 3-1'e geldi. 119. dakikada da Barış Alper Yılmaz ile golü bulan sarı-kırmızılılar, karşılaşmadan 3-2 mağlup ayrılsa da skor avantajıyla son 16 turuna yükseldi.
Galatasaray, Avrupa kupalarında İtalya takımlarına karşı 14. deplasman maçında da galibiyet yaşayamadı.
İtalya temsilcilerinden Lazio, Juventus, Roma, Bologna, Milan ve Parma ile resmi maçlarda karşılaşan Galatasaray, bu takımlarla oynadığı dış saha maçlarında 6 beraberlik ve 8 mağlubiyet aldı.
Galatasaray, Avrupa kupalarında 8. kez karşılaştığı Juventus karşısında 2. mağlubiyetini gördü.
Sarı-kırmızılı takım, bu maça kadar Juventus ile oynadığı müsabakalarda 3'er galibiyet ile beraberlik ve 1 mağlubiyet yaşadı.
Galatasaray, bu yenilgiyle birlikte Juventus'a karşı 2. mağlubiyetini aldı.
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi grup/lig aşamasında çıktığı son 28 müsabakada 6 galibiyet alabildi.
Sarı-kırmızılı ekip, "Devler Ligi"nin grup/lig aşamasında geride kalan 28 karşılaşmada 6'şar galibiyet ile beraberlik ve 16 yenilgi yaşadı.
Galatasaray'ın milli file bekçisi Uğurcan Çakır, yaptığı kritik kurtarışlarla Juventus'un farkı açmasına engel oldu.
Uğurcan, 22. dakikada sağ taraftan kısa pasla kullanılan kornerde ceza sahası dışı sağ çaprazında topla buluşan Locatelli'nin yaklaşık 30 metreden şutunda meşin yuvarlağı kornere çeldi.
Tecrübeli kaleci, 30. dakikada Thuram'ın pasında topla buluşan Kenan Yıldız'ın ceza sahası sol çaprazından şutunda Davinson Sanchez'e çarparak kaleye yönelen topu, son çelmeyi başardı.
Milli file bekçisi, 66. dakikada Conceiçao'nun sağ çaprazdan vuruşunda golü yakın direğin dibinden önledi.
110. dakikada da sağ kanattan ceza sahasına giren Zhegrova'nın dar açıdan vuruşunu çelen Uğurcan, maçın 4-1'e gelmesine engel oldu.
Galatasaray'ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, kulüp tarihinin Avrupa kupalarında en fazla gol atan yabancı oyuncusu oldu.
Osimhen, Juventus ağlarına gönderdiği topla sarı-kırmızılı formayla 13. golüne ulaştı. Nijeryalı santrforu bu alanda 12'şer golle Milan Baros ile Shabani Nonda ve 11 golle Mario Jardel takip ediyor.
Nijeryalı golcü, bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7. golünü kaydetti.
Maçın 79. dakikasında Kenan Yıldız'ın dokunuşunda meşin yuvarlak direkten döndü.
Boga'nın sol kanattan ortasında arka tarafta bulunan Kenan, vuruşunda direği geçemedi.
Juventus'un savunma oyuncusu Lloyd Kelly, karşılaşmanın 48. dakikasında direkt kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
İngiliz futbolcu, Barış Alper Yılmaz ile girdiği mücadelede rakibinin topuğuna bastığı için ilk olarak hakem Joao Pinheiro tarafından ikinci sarı karttan kırmızı kartla cezalandırıldı. VAR tavsiyesi ile pozisyonu tekrar izleyen Portekizli hakem, verdiği kararı iptal ederek, oyuncuya direkt kırmızı kart gösterdi.
Galatasaray, bu sezon resmi maçlarda ilk defa üst üste iki defa mağlup oldu.
Geçen hafta sonu konuk olduğu TÜMOSAN Konyaspor'a 2-0 yenilen sarı-kırmızılılar, Juventus'a da deplasmanda 3-2 kaybetti.
İtalya ekibi Juventus, 5 resmi müsabakanın ardından galibiyet yaşadı.
Söz konusu dönemde ilk olarak İtalya Kupası'nda Atalanta'ya deplasmanda 3-0 mağlup olan Juventus, ligin 24. haftasında da iç sahada Lazio ile 2-2 berabere kaldı. Sonraki haftada ligde konuk olduğu Inter'e 3-2 kaybeden Torino ekibi, Şampiyonlar Ligi'nde ise Galatasaray'a deplasmanda 5-2 yenildi. Sonrasında Como'ya iç sahada 2-0 yenilen Juventus, Galatasaray karşısında 3-2 kazanarak 5 maç sonra galibiyet yaşadı.
Juventus taraftarları, alkışlarla takımına destek oldu.
Ev sahibi ekibin seyircileri, Barış Alper Yılmaz'ın golünden sonra Torino ekibini alkışladı.
Yerel Spor
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi son 16 turu için yarın Juventus'a konuk olacak
Allianz Stadı'ndaki karşılaşma TSİ 23.00'te başlayacak. Mücadeleyi Portekiz Futbol Federasyonundan hakem Joao Pinheiro yönetecek.
Sarı-kırmızılılar, organizasyonun lig aşamasını 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayarak son 16 play-off etabına yükseldi.
Bu turun ilk maçında Juventus'u 5-2 yenen Galatasaray, rövanş karşılaşmasında her türlü galibiyet ve beraberliğin yanı sıra 2 farklı mağlubiyet halinde "Devler Ligi"nde son 16 takım arasına kalacak. Üç farklı mağlubiyette maç uzayacak, 4 veya daha farklı yenilgide ise Juventus turu geçecek.
Sarı-kırmızılı ekip, son 16 turuna kalması durumunda İngiltere ekiplerinden Liverpool veya Tottenham ile eşleşecek.
Galatasaray'da üç futbolcu statü gereği forma giyemeyecek.
Arda Ünyay, Renato Nhaga ve Can Armando Güner, UEFA'ya bildirilen kadroda yer almadığı için yarınki maçta oynayamayacak.
Galatasaray'da dört futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor.
Senegalli Ismail Jakobs, Kolombiyalı Davinson Sanchez, Hollandalı Noa Lang ve Abdülkerim Bardakcı, yarın sarı kart görmeleri halinde sonraki turun ilk maçında forma giyemeyecek.
Galatasaray, geçen hafta sonu Trendyol Süper Lig'de TÜMOSAN Konyaspor'a 2-0 kaybettiği maçın ardından moral bulmaya çalışacak.
Sarı-kırmızılılar, Konyaspor yenilgisinin ardından Juventus karşısında turu geçerek, çıkışa geçmeyi amaçlıyor.
Galatasaray'ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, yarın eski takımına karşı oynayabilir.
Sarı kart cezası nedeniyle ilk maçta oynayamayan Lemina, yarın teknik direktör Okan Buruk'un görev vermesi durumunda eski takımına karşı forma giyecek.
Juventus'ta 2015-2017 yılları arasında forma giyen Lemina, İtalya ekibinde görev aldığı 42 maçta 3 gol attı.
Galatasaray, yarın turu atlaması halinde 12 sezon sonra yine bir Juventus zaferiyle UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 takım arasına girecek.
Sarı-kırmızılı ekip, "Devler Ligi"nin 2013-2014 sezonunda İspanya devi Real Madrid, Juventus ve Danimarka temsilcisi Kopenhag ile B Grubu'nda mücadele etti.
Grubun son haftasında kar yağışı sebebiyle iki gün süren maçta Juventus'u iç sahada 1-0'la geçen Galatasaray, İtalya temsilcisinin önüne geçerek ikinci sırayı aldı.
Sarı-kırmızılılar, söz konusu sezonun grup aşamasını 2. sırada bitirdikten sonra son 16 turunda İngiltere'den Chelsea'ye elendi.
Sarı-kırmızılılar, organizasyonun lig aşamasını 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 20. sırada tamamlayarak son 16 play-off etabına yükseldi.
Bu turun ilk maçında Juventus'u 5-2 yenen Galatasaray, rövanş karşılaşmasında her türlü galibiyet ve beraberliğin yanı sıra 2 farklı mağlubiyet halinde "Devler Ligi"nde son 16 takım arasına kalacak. Üç farklı mağlubiyette maç uzayacak, 4 veya daha farklı yenilgide ise Juventus turu geçecek.
Sarı-kırmızılı ekip, son 16 turuna kalması durumunda İngiltere ekiplerinden Liverpool veya Tottenham ile eşleşecek.
Galatasaray'da üç futbolcu statü gereği forma giyemeyecek.
Arda Ünyay, Renato Nhaga ve Can Armando Güner, UEFA'ya bildirilen kadroda yer almadığı için yarınki maçta oynayamayacak.
Galatasaray'da dört futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor.
Senegalli Ismail Jakobs, Kolombiyalı Davinson Sanchez, Hollandalı Noa Lang ve Abdülkerim Bardakcı, yarın sarı kart görmeleri halinde sonraki turun ilk maçında forma giyemeyecek.
Galatasaray, geçen hafta sonu Trendyol Süper Lig'de TÜMOSAN Konyaspor'a 2-0 kaybettiği maçın ardından moral bulmaya çalışacak.
Sarı-kırmızılılar, Konyaspor yenilgisinin ardından Juventus karşısında turu geçerek, çıkışa geçmeyi amaçlıyor.
Galatasaray'ın Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina, yarın eski takımına karşı oynayabilir.
Sarı kart cezası nedeniyle ilk maçta oynayamayan Lemina, yarın teknik direktör Okan Buruk'un görev vermesi durumunda eski takımına karşı forma giyecek.
Juventus'ta 2015-2017 yılları arasında forma giyen Lemina, İtalya ekibinde görev aldığı 42 maçta 3 gol attı.
Galatasaray, yarın turu atlaması halinde 12 sezon sonra yine bir Juventus zaferiyle UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 takım arasına girecek.
Sarı-kırmızılı ekip, "Devler Ligi"nin 2013-2014 sezonunda İspanya devi Real Madrid, Juventus ve Danimarka temsilcisi Kopenhag ile B Grubu'nda mücadele etti.
Grubun son haftasında kar yağışı sebebiyle iki gün süren maçta Juventus'u iç sahada 1-0'la geçen Galatasaray, İtalya temsilcisinin önüne geçerek ikinci sırayı aldı.
Sarı-kırmızılılar, söz konusu sezonun grup aşamasını 2. sırada bitirdikten sonra son 16 turunda İngiltere'den Chelsea'ye elendi.